İstanbul Pendik'te 18 Mayıs 2025 tarihinde 14 yaşındaki Işıl Öykü Dinç'in hayatını kaybetmesine neden olan Ömer Faruk Ballı (26) hakkında, İstanbul Anadolu 56. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen "jet hızıyla tahliye" kararı, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından incelemeye alındı. Mahkemenin, tutuklanmasından sadece dört gün sonra tahliye kararı vermesi üzerine, HSK soruşturma başlattı.
Dinç Ailesinin Tepkisi Büyüyor
İlk duruşmanın ardından, Işıl Öykü Dinç’in ailesi adliye önünde yaptıkları açıklamalarda adalet talep etti. Baba Yunus Dinç, "50 km ile giden bir araç, 38 metre sürüklenmesine nasıl sebep olabilir? Bizim isyanımız buna. Biz kızımızın adaletini istiyoruz, başka bir şey istemiyoruz. Çocuklar siyaset üstüdür. Çocukların siyaseti, partisi yoktur," diyerek adaletin peşini bırakmayacaklarını vurguladı.
Anne Özlem Dinç de, "Kızımın adaletini arayacağım, daha yeni başlıyoruz," diyerek tehdit mesajlarına rağmen yılmayacağını belirtti. Dinç ailesi, davanın kapanmaması için her türlü mücadelenin içinde olacaklarını ifade etti. Özlem Dinç, “Kızımın davasını bırakmamız, yoksa bizi kızımızın yanına gömeceklerini söylediler. Korkmuyorum, beni istediğiniz yere gömebilirsiniz ama ben son nefesime kadar kızım için adalet çağrısında bulunacağım” dedi.
HSK'dan İnceleme Başlatıldı
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), Pendik’teki trafik kazasında 14 yaşındaki Işıl Öykü Dinç’in ölümüne neden olan Ömer Faruk Ballı’nın tahliye kararına ilişkin inceleme başlattı. İstanbul Anadolu 56. Asliye Ceza Mahkemesi’nin verdiği tahliye kararı, yargı uygulamalarına aykırı olarak değerlendirildi ve HSK, mahkeme hakimi hakkında soruşturma açılmasına karar verdi. HSK, tahliye kararının, yalnızca dört gün sonra verilmesinin yargı süreci açısından "hukuki belirsizlik" yarattığını belirtti.
Avukat Kemal Özdemir, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, "Adalet mülkün temeldir" diyerek, inceleme sürecini duyurdu.
İlk Duruşmada Savunma ve Dinç Ailesinin Tepkisi
İlk duruşma, geçtiğimiz hafta İstanbul Anadolu 56. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapıldı. Olayla ilgili olarak Ömer Faruk Ballı, "Taksirle ölüme neden olmak" suçlamasıyla yargılanıyor. Ballı, kazanın ardından yaptığı savunmada, "Kör bir noktada ses duydum, yavaşlayarak aracımı sağa çektim," şeklinde ifade vermişti. Ancak, dinç ailesi, oğullarının trajik ölümüne neden olan olayın nasıl geliştiği konusunda hala birçok soru işareti olduğunu belirtiyor.
MOBESE Kamerasının Çalışmadığı Söylendi
Dinç ailesi, olay yerindeki MOBESE kameralarının çalışmadığını ve bu durumu şüpheli bulduklarını dile getirdi. Baba Yunus Dinç, "İstanbul’un sahil yolundaki 3 ayrı MOBESE kameralarının bir aracın şoför koltuğunu çekememesi ne demek?" diyerek, olayın aydınlatılması için bu kameraların kayıtlarının ortaya çıkarılması gerektiğini belirtti.
Aile ayrıca, kızlarının ölümüne ilişkin çeşitli iddialar ve iftiralarla karşılaştıklarını ifade etti. Özlem Dinç, "Kızımızın intihar meyillisi birisi olduğu yönünde iddialarla karşımıza dikildiler. Sırf davayı kapatmamız için teklif ettikleri parayı kabul etmedik diye," diyerek, yaşadıkları travmaların katlandığını söyledi.
Dinç ailesi, davanın kapanmaması ve gerçeklerin ortaya çıkması için sonuna kadar mücadele edeceklerini belirtti. "Bizim karşı taraftan mali bir beklentimiz yok. Biz hakikati öğrenmek istiyoruz," diyen baba Yunus Dinç, kızlarının ölümüne sebep olan kazanın ardındaki gerçekleri öğrenmek istediklerini söyledi.





