2026 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun ilk toplantısını bu hafta içinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirmesi bekleniyor. Görüşmeler öncesinde işçi temsilcileri (TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ), komisyon yapısının değiştirilmediği gerekçesiyle masada yer almayacaklarını duyurdu.

Geçtiğimiz sene asgari ücrete yüzde 30 oranında zam yapılarak 2025 yılı için net 22 bin 104 TL olarak belirlenmişti. Bu oran, TÜRK-İŞ verilerine göre belirlendiği an itibarıyla açlık sınırının (20 bin 562 TL) hemen üzerinde kalmıştı. TÜRK-İŞ’in Kasım 2025 verilerine göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 29 bin 828 TL, yoksulluk sınırı ise 97 bin 159 TL oldu.

Süreci 24 Saat Gazetesi’ne değerlendiren Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Konukman, mevcut yaklaşımın emekçileri mağdur ettiğini ve ekonomik hedeflerin güvenilirliğini sorgulattığını aktardı.

Aziz Konukman2

“Yılda tek zam, emekçinin mağduriyetinin zımni kabulüdür”

Prof. Dr. Konukman, asgari ücret artışının yılda iki kez yapılmasından vazgeçilerek tek sefere indirilmesini eleştirdi. Bu kararın, tanım gereği emekçilerin mağdur edileceğini kabul etmek anlamına geldiğini belirtti.

ATM'lerde 'gram altın' dönemi başladı: Bankalar pilot uygulamayı hayata geçirdi
ATM'lerde 'gram altın' dönemi başladı: Bankalar pilot uygulamayı hayata geçirdi
İçeriği Görüntüle

Belirlenecek zam oranı hakkında öngörülerini paylaşan Konukman, "Çok beklenti içinde değilim. Zaten emeği düşünen, ‘burada bir haksızlık yapılıyor’ diyen bir iktidar senede iki kez verilen asgari ücreti teke indirmezdi. Bunu teke indirmesi, tanım gereği emekçilerin mağdur edileceğini zımni kabul anlamına geliyor" diye konuştu.

OVP hedeflerindeki sapma ücret politikasını etkiliyor

Orta Vadeli Program (OVP) ve Merkez Bankası raporlarındaki enflasyon tahminlerinin revize edildiğine dikkat çeken Konukman, OVP’nin Eylül ayında yayınlanmasına rağmen yıl sonu hedeflerinin tutmayacağının anlaşıldığını söyledi.

Konukman, "Eylül ayında yayınlanan OVP'nin 28 buçuk hedefi yıl sonu değişti. Bütün bunlar düşünüldüğünde, asgari ücret zammının istenilen tutarda olamayacağı belli oluyor" dedi.

Asgari ücret görüşmelerinde yeni uygulama: Hükümet temsilcileri pasif konumda olacak

“Asgari ücret değil, ortalama ve yeter ücret sorunu var”

Konukman, asgari ücret meselesinin Türkiye'nin artık bir ortalama ücret meselesi haline geldiğini ifade etti. Ayrıca asgari ücretin de altında ücretle çalışan, yabancılar ve örgütsüz kesimlerden oluşan kayıt dışı çalışanların durumuna dikkat çekti ve bu kesim için 'yeter ücret' tartışmasının gerekliliğini vurguladı:

"Mesele asgari ücret meselesi değil. Artık Türkiye'nin bir ortalama ücret meselesi. Bir de başka bir mesele var, yeter ücret. Yani asgari ücretinin de altında çalışan insanlar var. Bunlar kayıt dışı olduğu için herhangi bir regülasyonun konusu bile değil. Emek cephesinde işler iktidarın bakış açısıyla iyi gitmiyor."

Avrupa Sosyal Şartı ihlali ve konut politikalarındaki çelişki

Konukman, Türkiye'nin imzaladığı Avrupa Sosyal Şartı'na koyduğu çekinceye dikkat çekti. Şartın, asgari ücretin aile düzeyinde belirlenmesini içerdiğini belirtti.

Konukman, konuya dair şöyle konuştu: "Avrupa Sosyal Şartına Türkiye imza koydu ama bir şart var orada, asgari ücretin aile düzeyinde belirlenmesi. Bir yandan çok çocuk teşvik ediyorsun bir yandan da asgari ücreti birey olarak hesaplıyorsun. 500 bin konut kampanyasında sunulan 2+1 ve 1+1 daireler, çok çocuklu bir aile yapısına uygun değildir."

Prof. Dr. Aziz Çelik’ten asgari ücret analizi:

“Yoksulluğu kaldırmak değil, yönetmek amaçlanıyor”

Asgari ücretin sürekli olarak açlık sınırının altında kalma durumunun tekrar ettiğini belirten Konukman, uygulanan temel politikaların amacının yoksulluğu ortadan kaldırmak olmadığını savundu.

Konukman, "Asgari ücret hep açlık sınırıyla mukayese ediliyor. Bu bile gerçekten kabul edilemez. Asgari ücret yoksulluk sınırına kıyasla değil, açlık sınırına kıyasla ilan ediliyor, bir süre sonra yoksulluk ve açlık sınırı artınca tekrar geride kalıyor. Bu program yoksulluğu kaldırmayı değil, yoksulluğu yönetmeyi amaçlıyor. Yıllardır yapılan da budur" diye konuştu.

Muhabir: Cemre Polat