Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, ABD-İran savaşının Türkiye'deki ekonomik krizi derinleştirdiğini; yükselen enflasyon ve barınma maliyetleri nedeniyle vatandaşın gıda harcamalarının reel olarak gerilediğini belirtti.
ANKA Haber Ajansı’na açıklamalarda bulunan Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, hazırladığı çalışma ile ABD-İran savaşının krizle boğuşan Türk ekonomisine, çalışanların ücretlerine ve hanehalkı bütçesine etkilerini değerlendirdi.
"Savaş olmasaydı enflasyon yüzde 25-26’lar seviyesinde olacaktı"
Savaşın en somut etkisinin yüksek enerji fiyatları kanalıyla hissedildiğini vurgulayan Yılmaz, mevcut enflasyon rakamları üzerindeki savaş baskısını şu sözlerle aktardı:
"Bugün birçok çalışmanın ortaya koyduğu mevcut enflasyonun 4-5 puanı enerji fiyatlarındaki artıştan kaynaklanmakta. Bunun anlamı, şu anda yüzde 32’ler seviyesinde olan yıllık enflasyon, savaş olmasaydı yüzde 25-26’lar seviyesinde olacaktı."
"100 TL olan gıda harcaması reel olarak 81 TL'ye düştü"
Gıda enflasyonunun son bir yılda ortalama enflasyonun üzerine çıkarak yüzde 37,8 düzeyinde gerçekleştiğine dikkat çeken Yılmaz, artan barınma maliyetlerinin gıda bütçesini sıkıştırdığını kaydetti:
"Hanelerin geçimlik yaşam maliyetlerinin gelirlerinin üstünde artması özellikle yoksul hanelerde gıda harcamaları üstünde ayrıca baskı yaratmaktadır. Hanelerin harcamaları içinde gıda harcamalarının payı en yoksul kesimde 2022’de yüzde 36’lardan 2025’te yüzde 28’lere düşmüştür. Konut grubu harcamaları ise aynı dönemde yüzde 29’lardan yüzde 38’lere önemli bir artış içinde olmuştur. 2026’da bunun gıda aleyhine artarak devam edeceğini, düşük kalan gelir artışları ve gıda enflasyonu üzerinden söyleyebiliriz."
Gıdadaki daralmanın boyutunu rakamlarla açıklayan Prof. Dr. Yılmaz, durumu şu ifadelerle özetledi:
"100 TL olan gıda harcamaları reel olarak 81 TL’ye düşmüştür. Konut grubundaki artışın yüzde 40’ı aşması ile birlikte bu gelişme hanelerin sofrasından bir öğünün azalması veya her öğünden birer kap yemeğin azalması anlamına gelmektedir."
"Yoksullara yöneltilen sosyal yardımlar en düşük seviyede"
Bütçedeki sosyal yardım kalemlerinde kısıntıya gidildiğini belirten Yılmaz, kırılgan grupların yaşadığı güçlükleri şu sözlerle dile getirdi:
"Yoksullara yönelik sosyal yardım harcamalarının bütçe içindeki payının en düşük düzeye gerilediği yıl, yüzde 2,71 ile 2026 olmuştur. Enflasyonun özellikle yoksulları ve çocukları vurması 2026 yılında daha sert yaşanmaktadır."
Çalışanların enflasyon karşısında üst vergi dilimlerine daha hızlı girdiğini ve bu durumun reel gelir kaybını artırdığını ifade eden Yılmaz, maaşlardaki erimeyi şu şekilde hesapladı:
"Ortalama enflasyonun yüzde 20’ler yerine yüzde 30’ları aşması demek vergi dilimlerinin enflasyona göre düzeltilmediği bir yapıda çalışanların daha hızlı şekilde üst vergi dilimine girmeleri ve daha yüksek orandan vergi ödemek suretiyle gelirlerinin azalması anlamına geliyor. Savaş, bu yönüyle çalışan ve emeklilerin maaşlarında önemli bir erimeye sebep oldu. Enflasyondaki yaklaşık 5 puanlık artış en düşük ücrette 1500 TL, ortalama ücrette 2300 TL olmak üzere bir azalmaya sebep oldu."
Yılmaz, ortalama ücret alan bir hanenin net harcanabilir gelirinin sırf savaş nedeniyle yüzde 10-15 arasında daraldığını, diğer ekonomik program faktörleriyle birleştiğinde bu azalışın yüzde 20’nin üzerine çıktığını vurguladı.





