Antalya'nın kültürel miraslarından biri olan Arkeoloji Müzesi, 34 yıllık geçmişinin ardından yıkılma sürecine girdi. Meslek odaları, siyasi partiler ve yurttaşlar, müzenin yıkılmasına karşı tepkilerini dile getirmişken, sürecin hukuksuz ve kapalı kapılar ardında ilerlediği iddiaları gündemde. Yıkım, müzenin deprem riski gerekçesiyle başlatılmış olsa da, bu kararın ne derece şeffaf bir şekilde alındığı sorgulanıyor.

Birgün'ün haberine göre bugün itibarıyla iş makinelerinin girmesiyle başlayan yıkım süreci, kent halkı ve uzmanlar tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı. Yıkım kararı öncesinde, Antalya'daki Müze Savunucuları yaklaşık iki aydır çeşitli eylemler düzenleyerek bu karara karşı durduklarını duyurmuştu. Ancak bu çabalar yetersiz kaldı ve süreç hızla ilerledi.

Antalya Muzesi Nde Hukuksuz Yikim Basladi

Yıkım Kararı ve Deprem Performans Raporu Tartışması

Yıkım kararı, müzenin deprem riski nedeniyle alındığı belirtilerek gerekçelendirildi. Ancak İnşaat Mühendisleri Odası ve diğer meslek örgütleri, deprem performans raporunun kamuoyuyla paylaşılmadığını ve raporun yıkım kararı alındıktan sonra sunulduğunu belirtiyor. Uzmanlar, yıkım kararı almadan önce restorasyon yapılabileceğini, ancak bunun yerine yıkımın tercih edildiğini ifade ediyor.

Akdeniz Üniversitesi'nden Prof. Dr. Gül Işın, bu sürecin başından itibaren şeffaf olmadığını belirterek, müzenin restorasyonu yerine yıkılmasının tercih edildiğini söyledi. “Bir dönem müze restore edilecek denildi, ancak aslında yıkım yapılacağı belliydi. Çalışmalar ‘yenileme’ adı altında yürütülüyor, ama süreç tamamen şeffaf bir şekilde kamuoyuna sunulmadı,” dedi.

Avukatlar Hukuksuz Sürece Dikkat Çekiyor

Avukat Tuncay Koç, sürecin hukuksuzluğuna dikkat çekti ve müzenin yıkımı ile ilgili yürütülen işlemlerin usulsüz olduğunu belirtti. Koç, şunları söyledi:

Umut Demirkır: Genç bir Türk yazar olarak var olabilmek çok zor
Umut Demirkır: Genç bir Türk yazar olarak var olabilmek çok zor
İçeriği Görüntüle

“İhale kamuya açık yapılmadı, EKAP’ta yayımlanmadı. Deprem performans analizi, ihaleden ve müzenin kapatılmasından sonra yapıldı. Yıkım belgesi ve asbest raporu eksik. Kültürel Varlıklar Müzeler Genel Müdürü ve Müze Müdürü suç işledi. Bu süreçte sorumluluğu olan yetkililer suça ortak oldu. Antalya halkı bu sürece ortak olmasın!”

Koç, ayrıca müzenin mimari değerine sahip olduğunu vurgulayarak, tescil edilmesi için dava açtıklarını ifade etti. Hukuki mücadelenin süreceğini belirten Koç, bu adımların kamu zararı ve hukuksuzluklara yol açtığını savundu.

Kaynak: BirGün