Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına kısa süre kala Sağlık Bakanlığı, çocukların ve gençlerin okul hayatına yeniden uyum sağlamasına yönelik ailelere tavsiyelerde bulundu. Yaz döneminde değişen günlük alışkanlıkların okul döneminde yeniden düzenlenmesinin bazı öğrenciler açısından zorlayıcı olabileceği belirtilirken, ailelerin bu süreçte çocukların duygusal ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurması istendi.
Bakanlığın yazılı açıklamasında, tatil sonrasında uyku düzeninin yeniden oluşturulması, ekran süresinin azaltılması ve okul sorumluluklarının yeniden başlamasının çocuklar için çeşitli uyum sorunlarına yol açabileceği ifade edildi.
Okula dönüşte çocukların kaygıları önemsenmeli
Açıklamada, okula dönüş sürecinde çocukların yaşadığı kaygının anlaşılmasının önemli olduğu vurgulandı. Akademik başarı kadar çocukların ruh sağlığının da gözetilmesi gerektiğine dikkat çekilirken, ailelerin öğrencilerin yaşadığı duyguları anlamaya ve onların kendilerini ifade etmelerine imkan sağlamasının süreci kolaylaştırabileceği belirtildi.
Özellikle uzun yaz tatilinin ardından günlük yaşamın yeniden okul düzenine göre şekillendirilmesinin zaman alabileceği ifade edildi. Bu nedenle ailelerin çocuklardan bir anda eski rutinlerine dönmelerini beklemek yerine kademeli bir geçiş sağlamasının faydalı olacağı aktarıldı.
Ekran kullanımı kademeli olarak azaltılmalı
Bakanlığın önerileri arasında ekran kullanımının düzenlenmesi de yer aldı. Çocukların okul döneminde ders, uyku ve sosyal yaşamlarını olumsuz etkilemeyecek şekilde ekran kullanmaları gerektiği belirtilirken, aile içinde bu konuda ortak kurallar oluşturulması tavsiye edildi.
Açıklamada, "Okula adaptasyon sürecinde ekran kullanımı günlük yaşamı aksatmayacak şekilde sınırlandırılmalı ve kurallar aile içerisinde belirlenmelidir. Ekran kullanımının azaltılması sürecinde tüm kuralların aynı anda uygulanması yerine kademeli bir yaklaşım benimsenmeli ve aşırı sınırlayıcı olunmamalıdır" denildi.
Ekran süresinin azaltılmasıyla birlikte çocukların farklı alanlara yönlendirilmesinin de önemli olduğu belirtildi. Spor, müzik, sanat ve hobi faaliyetlerinin çocukların ekran dışında geçirdiği zamanı artırabileceği kaydedildi.
Uyku düzeni okul başlamadan oluşturulmalı
Günlük rutinin yeniden düzenlenmesinde uyku alışkanlıklarına da dikkat çekildi. Yemek sırasında ve ailece birlikte geçirilen zamanlarda ekran kullanılmaması önerilirken, uyumadan en az 30 ila 60 dakika önce ekran kullanımının bırakılması gerektiği bildirildi.
Ayrıca elektronik cihazların çocukların yatak odasında bulundurulmamasının uyku düzeninin oluşturulmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi.
Okul öncesi ve birinci sınıf öğrencilerine özel destek
Okula ilk kez başlayacak çocukların diğer öğrencilere göre farklı bir uyum süreci yaşayabileceğine dikkat çekildi. Özellikle okul öncesi ve ilkokul birinci sınıfa başlayacak çocuklar için okul hayatına geçişin önemli bir dönem olduğu belirtildi.
Çocukların aile ortamından ayrılarak düzenli ve kurallı bir eğitim ortamına girmesinin bazı öğrencilerde ayrılık kaygısı ve uyum güçlüğü oluşturabileceği aktarıldı. Bu süreçte çocukların hissettiği duyguların küçümsenmemesi ve ailelerin çocuklarına destek olması gerektiği vurgulandı.
Okul hakkında olumlu ifadeler kullanılmalı
Açıklamada, özellikle okula yeni başlayacak çocukların zihninde okulun olumlu bir yer olarak şekillenmesinin uyum sürecine katkı sağlayacağı belirtildi. Ebeveynlerin okuldan söz ederken çocuklarda kaygı oluşturabilecek ifadeler yerine öğrenme, oyun ve arkadaşlık gibi olumlu unsurları öne çıkarması önerildi.
Bakanlığın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
"Okulda çocukların hoşuna gidecek etkinliklerin yapıldığı, oyunlar oynandığı ve yeni arkadaşlar edinilebildiği vurgulanmalıdır. Çocukların okula ilişkin sorularının sabırla yanıtlanması, okulda karşılaşacakları günlük düzen hakkında önceden bilgilendirilmeleri gerekir.
Ailelerin öğretmen ve okul yönetimi ile işbirliği içerisinde olması, öğretmenler tarafından açıklanan programa ve uygulama çizelgesine uyum sağlaması önem taşımaktadır. Okula dönüş sürecinde çocukların yaşadığı kaygı ve diğer duyguların anlaşılması, duygularını paylaşmalarına fırsat verilmesi önemlidir. Çocuklar sınıflarındaki veya çevrelerindeki diğer çocuklarla kıyaslanmamalı, özgüvenlerine zarar verebilecek ifadelerden özellikle kaçınılmalıdır."




