En düşük emekli aylığını 23 bin 552 liraya çıkaran ve geçen perşembe günü TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaşan 20 maddelik torba kanun, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) finansman yapısında da değişiklik öngördü.

Düzenleme kapsamında, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81. maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırıldı. Böylece "Prim oranları ve Devlet katkısı" başlığındaki "Devlet katkısı" ibaresi kanundan çıkarıldı.

Kanun teklifinin gerekçesinde, değişikliğin bütçe kalemlerini sadeleştirmeyi amaçladığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

“Sosyal Güvenlik Kurumu’nun gelirlerinin giderlerini karşılaması esastır. Gelirlerinin giderlerini karşılamaması halinde ortaya çıkan nakit açığının karşılanabilmesi amacıyla merkezi yönetim bütçesinden kaynak transferi yapılmaktadır. Merkezi yönetim bütçesinden Sosyal Güvenlik Kurumu nakit açığının karşılanması iki kalem üzerinden yapılmaktadır. Bu kalemlerden biri Devlet katkısı, diğeri ise açık finansman kalemidir. Maddeyle aynı mahiyetteki bütçeden yapılan ödeme unsurları teke indirilerek sadeleştirilmekte, böylelikle bütçe kalemlerinin izlenebilirliği ve değerlendirme süreçlerinin etkinliğinin artırılması amaçlanmaktadır.”

BirGün gazetesi yazarı Prof. Dr. Aziz Çelik ise sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede düzenlemeyi eleştirerek, bunun teknik bir muhasebe değişikliğinin ötesinde sonuçlar doğuracağını savundu.

Devlet katkısı, açık kapatma transferi olacak

Prof. Dr. Aziz Çelik, düzenlemenin SGK'nın mali tablolarında önemli değişikliklere yol açacağını belirterek, “Bu, salt muhasebenin ötesinde gerçek bir yapısal değişikliktir ve gerekçedeki "sadeleştirme" dili bunu görünmez kılıyor” dedi.

Çelik, devlet katkısının artık gelir kalemi yerine açık finansmanı olarak kaydedileceğini belirterek, “Bu bir meşruiyet operasyonudur. Bugüne kadar devlet katkısı SGK'nın gelir kalemi olarak kaydediliyordu. Bundan sonra aynı para açık kapatma transferi olarak kaydedilecek. Sonuçta SGK'nın mali tablolarında ‘açık’ daha yüksek görünecek. Nitekim 889 milyar liralık devlet katkısı sayesinde 2025'i teknik olarak 35 milyar lira fazlayla kapatan SGK, 2026'da 1 trilyona ulaşan bir ‘açık’ miktarıyla karşılaşacak.” ifadelerini kullandı.

Transfer ihtiyaç oldukça yapılacak

Yeni uygulamanın devlet desteğinin niteliğini değiştirdiğini savunan Çelik, “Eski düzende katkı, formüle bağlı, yasayla güvence altına alınmış, koşulsuz bir yükümlülüktü. Yeni düzende transfer, ihtiyaç oldukça yapılan, takdiri bir açık finansman yöntemine dönüşüyor. SGK geçmiş alacaklarını tahsil eder ya da mal varlığını satarak gelir elde ederse, o ay Hazine'den destek yapılmayacak. Bu, devletin sosyal güvenliğe kural-temelli, otomatik taahhüdünü, konjonktürel ve koşullu bir kaleme indirgiyor” değerlendirmesinde bulundu.

"SGK sürekli zarar eden kurum olarak gösterilecek, ‘açık çok büyük, para yok’ denilecek"

Düzenlemenin sosyal güvenlik politikaları açısından da sonuçlar doğurabileceğini öne süren Çelik, “Açık büyüdü’ cümlesi bu işin püf noktasıdır” diyerek şu ifadeleri kullandı:

“Kalemi "gelir"den ‘açık kapatma’ya çevirmek, SGK'yı yapısal olarak ‘batık’, ‘sürekli zarar eden’ bir kurum gibi gösterir, ‘kara delik’ demagojisini yeniden başlatır. Bu, sosyal güvenliğin bir hak değil bir ‘yük’ olduğu şeklindeki ana akım ve ortodoks anlatıyı besler ve gelecekteki kısıtlamalar/parametrik reformlar (emeklilik yaşı, aylık bağlama oranı vb.) için zemin döşer. Açığın büyümesi söylemiyle emeklinin zam talepleri veya emeklilikte iyileştirmeler (kademe veya intibak) ‘açık çok büyük, para yok’ denilerek daha kolay geri çevrilebilecek. O yüzden bu değişiklik sadece teknik bir muhasebe işlemi değil sinsi bir zihniyet değişikliğidir ve faturası ağır olabilir”

İnternetten alışverişte yeni dönem: İndirim ve reklamlara yeni kurallar geliyor
İnternetten alışverişte yeni dönem: İndirim ve reklamlara yeni kurallar geliyor
İçeriği Görüntüle

Muhabir: Tolga Çifci