Britanyalı sanatçı Tracey Emin’in 1998’de eliyle yazdığı kısa bir cümle: “I need art just like I need to breathe.” Yıllar önce bir yerde karşılaşılan bu slogan, kimi zaman bir sanatçının zihninde sessizce bekleyen bir fikrin başlangıcı olabiliyor. Sanatçı Sibel Ünalan için de tam olarak böyle oluyor. Önce görsel etkisiyle hafızasına yerleşen o cümle, zamanla yeni bir üretim sürecinin kapısını aralıyor. Grafikle kurduğu bağın, müzikle beslenen hafızasının ve sanat tarihine uzanan referanslarının eşlik ettiği bu fikir, nihayetinde bir sergiye dönüşüyor.

Cazdan fotoğrafa, sinemadan pop-art’a uzanan isimlerin izini süren Ünalan, kolaj tekniğiyle kurduğu görsel dünyada farklı disiplinleri bir araya getiriyor. Sanatın hem sanatçı hem izleyici için bir “nefes alanı” olduğuna inanan Ünalan, “I Need Art” başlıklı kişisel sergisinin çıkış hikâyesini 24 Saat’e anlattı.

Sibel Ünalan: "Bu kez yola koyan bir cümleydi"

Serginin çıkış noktasında karşılaşılan bir cümlenin yarattığı etki var. Ünalan, o anı şöyle anlatıyor:

“Tracey Emin'in 1998 tarihli eliyle yazdığı bu slogana rastladığımda hemen hem arşivime hem de zihnime kaydettim. Emin, kişisel yaşamını ortaya koyan tarzıyla tanınan bir enstalasyon ve konsept sanatçısı. Heykel, grafik, fotoğraf, çizim gibi çok çeşitli medyumlar ve otobiyografik unsurlar kullanıyor işlerinde. Onun sıradan gibi duran bu yazısı öncelikle grafik etkisiyle ardından kelime anlamıyla beni kendisine çekti. Grafik yıllarca çalıştığım ve sevdiğim bir sanat dalı ve işlerimde de sıkça kullanıyorum. Yola çıkışım da böyle başladı, bu sloganla. O sırada bir sergi yoktu ufukta ama ‘İşte’ dedim, ‘yeni bir proje!’”

Sanatçının üretim sürecinde ilhamın kaynağı çoğu zaman gündelik hayatın küçük ayrıntıları olabiliyor:

“Konularla çalışmayı seviyorum. Beni heyecanlandıran, üretme enerjisi veren herhangi bir kıvılcımı dinlediğim bir şarkının sözlerinde, okuduğum bir cümlede, önümden yürüyen birinin giysilerindeki renklerde bulmam zor değil. Bu kez bir cümleydi beni yola koyan.”

Sanatçılar arasında görünmez bağ: "Onlar sanatla nefes alan, sanata ihtiyacı olan birkaç örnekti"

Sergide farklı disiplinlerden sanatçılar bir araya geliyor. Pop-art’ın önemli isimlerinden Andy Warhol, sokak fotoğrafçılığıyla tanınan Vivian Maier ve caz müziğinin güçlü sesi Billie Holiday gibi figürler, Ünalan’ın görsel anlatısında yan yana duruyor.

Sanatçı, bu isimleri seçerken aralarındaki görünmez bağa odaklandığını söylüyor:

“Kendimizi ifade etmeyi seçtiğimiz sanat alanı her ne olursa olsun –görsel, işitsel, dokunsal– sanat, aktarmak istediğimiz duyguları görünür kılar. Yapıtlarımız içsel içeriğin dışa vurumudur. Seçtiğim sanatçılar hepimizin aynı yolda olduğumuz, zamansızca bir arada olabileceğimiz düşüncesiyle sergide rasgele yer aldılar. Andy Warhol portresiyle, Vivian Maier fotoğrafıyla, Billy Holiday şarkı sözleriyle Miles Davis trompetiyle aradaki görünmez bağı kurdular. Sanatla nefes alan, sanata ihtiyacı olan birkaç örnekti onlar.”

I Need Art5

Ünalan için kolaj bir teknikten fazlası: “Benim ayrılmaz bir parçam"

Ünalan’ın üretiminde kolaj yalnızca teknik bir tercih değil, aynı zamanda yaşamla kurduğu ilişkinin de bir parçası:

“Kolaj benim ayrılmaz bir parçam. Bu sadece çalışmalarımda tercih ettiğim maddi bir biçim değil yaşama bakış açımda da var olan bir duygu. Sofra hazırlarken de, giysilerimi seçerken de, evimi düzenlerken de harmanladığım renkler, biçimler, materyaller arasında doğru ilişkiler kurarak bütünü oluşturmayı hedeflerim. Farklı materyaller sanatın bütün alanlarında bilgiyle, samimiyetle, özenle bir araya getirildiğinde anlatım o oranda zenginleşir ve güvenli alanda rutinleşmekten uzaklaşır.

Kolajla kendimi ifade etmeyi seviyorum. Farklı materyallerin bir aradalığını, etkileşimini doyurucu buluyorum. Bu çeşitlilik ifadeyi daha zengin bir yansıtma aracı benim için.”

İlham veren isimler: "Her birinin üretirken hissettikleriyle bağ kurabilmek bende onları resmetme arzusu uyandırdı"

Sergide yer alan sanatçı figürleri farklı biçimlerde yapıtların içine dahil oluyor:

“Bu isimlerin kimi portresiyle, kimisi bir konser afişinde yazılı ismiyle, kimisi bir şarkısının sözleriyle bana ilham verdiği bir tabloma koyduğum isim olarak katıldılar sergime. Her birinin üretirken hissettikleriyle bağ kurabilmek onları resmetme arzusu uyandırdı bende.”

I Need Art1

Sanatçının dikkat çektiği isimlerden biri de Vivian Maier:

“Elinde makinesiyle günlük hayattan fotoğraflar çeken Vivian Maier var bir resimde. Belki de sanatçı olduğunun farkında bile olmadan, mürebbiyelikten kalan saatlerinde şehirde bir flanöz gibi dolaşan bu kadın şüphesiz çocuk bakarak geçirdiği yorgun saatlerin sonrasında ona nefes aldıran, heyecanlandıran bu yolla sadece kendisi olabiliyordu.”

Bir çalışmasında sanat ve sinemanın iç içe geçtiğini aktaran Ünalan, “Bir başka çalışmamda Giacometti'nin resim yaparken bir portresi var. Ancak portre o değil, onu Final Portrait filminde canlandıran oyuncu Geoffrey Rush. Dolayısıyla bu görüntüyü seçmemdeki etki iki sanatçının da coşkusunu hissedebilmem ve bunun beni de heyecanlandırması" ifadelerini kullandı.

Dijital ile tuval arasında

Sergide dijital üretimle geleneksel yüzeylerin bir araya geldiği çalışmalar da bulunuyor. Ünalan, çağın teknik imkanlarının sanatçıya yeni ifade alanları açtığını düşünüyor:

“Günümüzde teknik olanaklar her geçen gün hızla gelişiyor. Bu da üretimimize, yaratıcılığımıza yeni bakış açıları, çeşitlilik katma şansı veriyor bize. Dijital olarak hazırladığım bir tasarımı kağıt ya da tuval yüzeyine aktardığımda sonuçtan ne kadar hoşnut olsam da beni tatmin etmesi için farklı malzemelerle, tekniklerle harmanlanması gerekiyor. Bu da ifadeyi güçlü kılarken görsele boyut kazandırıyor.”

I Need Art2

Karahantepe'de 11 bin yıllık heykel bulundu: Bakan Ersoy duyurdu
Karahantepe'de 11 bin yıllık heykel bulundu: Bakan Ersoy duyurdu
İçeriği Görüntüle

“Her resim bir otoportredir”

Serginin en dikkat çeken işlerinden biri “Her resim bir otoportredir” başlığını taşıyor. Ünalan’a göre sanat eserleri, sanatçının dünyayı algılama biçiminin izlerini taşıyor:

“Bir resme, bir besteye, şiire, herhangi sanat eserine baktığımızda, dinlediğimizde onu yaşayan dolayısıyla üreten kişiyi hissedebiliriz, görebiliriz diye düşünüyorum. Kullandığı renkler, çizgiler, kelimeler, bastığı notalar onu bize gösterir. Sanat bir dışavurum yolu ise eğer evet dışa vurduğumuz kendimiziz elbette.”

Cazın izleri: "Dünyaya gözlerimi açtığımdan beri kulaklarıma dolan bir ses"

Sanatçının üretiminde caz müziğinin de güçlü bir etkisi var. Ünalan, bu bağın çocukluk yıllarına uzandığını anlatıyor:

“Caz dünyaya gözlerimi açtığımdan beri kulaklarıma dolan bir ses. Babamızın caz plaklarıyla büyüdük biz. Yemek, içmek kadar hayatımızın parçası hep. Onların hayatlarını okumayı, belgesellerini izlemeyi de dinlemek kadar severim. Bende üretme arzusu ve heyecanı uyandırıyor her zaman.”

"Sanat bir sığınak, güç toplama, başa çıkma yolu"

Ünalan’a göre sanat yalnızca estetik bir alan değil, aynı zamanda dünyayla baş etmenin de yollarından biri:

“Sanat, hem üreten biz sanatçılar hem onları izleyen, dinleyen, okuyan için dünyaya farklı bir pencereden bakabilmeyi, bir süre de olsa dünyanın korkutucu yüzünden müzikle, sinemayla, fotoğrafla, kelimelerle, boyalarla uzaklaşabilmeyi, iyi hissetmeyi, nefes almayı sağlayan bir sığınak. Bir kaçış değil güç toplama, başa çıkma yolu aynı zamanda.”

İzleyiciyle karşılaşma anı: "Atölye ortamının kargaşasında onlara uzaklaşıp bakmak neredeyse mümkün değil"

Dört aylık bir üretim sürecinin ardından eserlerin sergi salonunda izleyiciyle buluştuğu an ise sanatçı için ayrı bir deneyim:

“İşler sergi salonuna yerleştiğinde sizin için de yepyeniler. Atölye ortamının kargaşasında onlara uzaklaşıp bakmak neredeyse mümkün değil. Sonra o gün geliyor. Öyle içten, öyle gerçek duygularla öyle değerli sözler duyuyorsunuz ki işte o zaman ‘Bu benim portrem ve onlar bunu gördü, onlar bunu sevdi’ diyorsunuz.

Her ne hissediyor olursak olalım sanat bize nefes aldırıyor, yapıtlarımız kendimiz gibi hissettiriyor. Sanata ihtiyacımız var. Yaşamak ve kendimizi ifade edebilmek için.”

Sibel Ünalan’ın “I Need Art” adlı kişisel sergisi, 11 Nisan’a dek Platform A’da sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.

Muhabir: Nur Yıldız