Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Sivas'ın Yıldızeli ilçesinde yer alan Kayalıpınar (antik Samuha) kazılarında Kral 2. Tudhaliya dönemine ait 131 yeni çivi yazılı tablet ve parçasının bulunduğunu açıkladı. 2025 kazı sezonunda ele geçirilen 53 parça ile birlikte toplam sayı 184'e ulaşırken, keşfedilen bu koleksiyon 21. yüzyılda ortaya çıkarılan en kapsamlı Hititçe kraliyet arşivi olarak kayıtlara geçti.

Yaklaşık 3 bin 400 yıl öncesine ışık tutan belgeler; Hitit İmparatorluğu'nun devlet yönetiminden askeri buhranlarına, dini kehanet pratiklerinden sarayı sarsan ölümcül salgın hastalıklara kadar pek çok bilinmeyeni doğrudan günümüze taşıyor.
Bakan Ersoy: "21. yüzyılda bulunan en kapsamlı Hititçe arşiv"
Sosyal medya hesabı üzerinden açıklamada bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Hititlerin devlet hafızasına uzanan bu tarihi buluşa ilişkin şu bilgileri verdi:
"2026 yılı kazılarında antik Samuha'da, Kral 2. Tudhaliya dönemine ait 131 çivi yazılı tablet ve parçasını gün yüzüne çıkardık. Geçtiğimiz sezon bulunanlarla birlikte sayı 184'e ulaştı. Böylece Kayalıpınar'daki kraliyet arşivi, 21. yüzyılda ortaya çıkarılan en kapsamlı Hititçe arşiv olarak tarihteki yerini aldı. Hititçe ve Hurrice kaleme alınan bu belgeler, yaklaşık 3 bin 400 yıl öncesinin devlet yönetimini, askeri gelişmelerini, inanç dünyasını ve kraliyet ailesinin yaşadıklarını doğrudan günümüze taşıyor.
Tabletlerde şehirden şehre yayılan, özellikle çocukları ve bebekleri etkileyen yüksek ateşli bir salgının izlerine rastlandı. Hastalanan bir bebek prensesin sağlık durumu, ardından vefatı ve onun için gerçekleştirilen cenaze ritüeli de kayıtlarda yer alıyor. Bu eşsiz arşiv Hitit tarihinden dini uygulamalarına, dilin gelişiminden katiplik kültürüne kadar pek çok alanda yeni bir kapı aralıyor."

Bakanlık verilerine göre Kayalıpınar kazıları, 2021 yılından bu yana Koç Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Maner başkanlığındaki uzman heyet tarafından yürütülüyor.
Hititçe ve Hurrice yazılan arşivde kehanet, fal, diplomatik mektup, ritüel ve dua türünde metinler yer alıyor. Belgelerin en çarpıcı kısmını ise dönemin kentlerini kasıp kavuran yüksek ateşli bir salgın oluşturuyor.
Metinlerde, özellikle bebek ve çocuk ölümlerine yol açan bu hastalık karşısında kraliyet ailesinin yaşadığı derin panik gözler önüne seriliyor. Küçük prensler, prensesler ve üst düzey Hitit bürokratlarının çocuklarının sağlık durumları fal ve kehanet sorgulamalarıyla adım adım izlendi.
Anne sütüyle beslenen bir bebek prensesin hastalığı karşısında duyulan endişe, fal yoluyla geleceğinin öğrenilmeye çalışılması tabletlere aktarıldı.
Başka bir tablette ise söz konusu bebek prensesin yaşamını yitirdiği ve ardından sarayda icra edilen matem ve cenaze ritüeli ayrıntılarıyla kayda geçirildi.

Generallerden krala acil çağrı: "Yardım gelmezse ordu yok olacak"
Kraliyet arşivinden çıkan askeri yazışmalar, Hitit devletinin o dönem karşı karşıya kaldığı jeopolitik tehditleri belgeliyor. Batı Anadolu'daki Hitit generallerinin Samuha'da bulunan krala gönderdiği yardım mektubunda şu uyarılar yer aldı:
"Bölgemiz düşmanlar tarafından kuşatılmış durumda. Düşmanı püskürtebilmek için acilen asker, at ve savaş arabası gönderilmeli. Yardım ulaşmaması halinde durum ağırlaşacak ve Hitit ordusu tamamen yok olacaktır. Gerekli takviyenin sağlanmaması durumunda doğacak neticelerin sorumluluğu kabul edilmeyecektir."

Kuş falcılarının günlükleri ilk kez ortaya çıktı
Arşivde yer alan diğer özgün buluntular ise Hititlerin kehanet sistemine ışık tutuyor. Samuha dışına çıkan kuş falcılarının farklı yerleşimlerde yaptıkları gözlemleri günlük şeklinde tuttuğu görüldü.
Tabletlerde falcıların konakladığı şehirler, seyahat güzergahları ve izledikleri kuş türleri ile uçuş yönleri ayrıntılarıyla yer alırken, Hitit dinindeki kuş falı yorumlama metotlarına dair literatürde daha önce bilinmeyen yepyeni veriler elde edildi.




