UEFA Şampiyonlar Ligi'nin ikinci haftasında sahasında İspanyol devi Barcelona’yı konuk eden Galatasaray, Batrakov’un golüyle 1-0 öne geçtiği mücadelede sahadan 4-1’lik yenilgiyle ayrıldı. Türk basınının önde gelen spor yazarları, RAMS Park’taki 90 dakikayı, Okan Buruk’un taktik tercihlerini, iptal edilen golü ve iki takım arasındaki kalite farkını değerlendirdi.

Galatasaray3-1

Attila Gökçe (Milliyet): "Adresini şaşıran uzun paslar"

Attila Gökçe, sarı-kırmızılı takımın uzun pas bağımlılığına ve savunma zafiyetlerine dikkat çekti:

"Heyecanlı, coşkulu, gayretli bir Galatasaray izledik. 28’de Batrakov’la golü buldu Cim-Bom. Buna karşılık Barcelona hiç heyecanlanmadan, sakinliğini koruyarak, geriye düştüğü maçta kendi oyununu dayatarak gösteriyi sürdürdü. İstanbul’a gelene kadar oynadıkları 9 resmi maçtaki ortalama gol sayısı 4,3’tü. Yenik duruma düştükleri Galatasaray maçında yine aynı ortalamayı tutturdular.

Bu hazin yenilginin temel gerçeklerinden biri Uğurcan, Sanchez, Jakobs ve Eren’in uzun top isterisine yakalanıp, saydığım dakikaya kadar 31 uzak pasın 24’ünde topu Barcelonalılara (!), 7’sini öndeki arkadaşlarına ulaştırmasıydı.

Sağ bek Barış Alper Yılmaz, Cancelo ve Gordon’un sol kanattaki etkili hamlelerine karşı, rakiplerinin yolunu kesmekte yetersiz kaldı. (...) Torreira ve Lemina da bilinen değerleriyle oyuna katılamadılar. Fizik güçlerindeki yetersizlikler, zor maçlarda olmadık arızalara yol açıyor.

Elbette saygı duyulacak bir konuğu ağırladık. Transfere harcadıkları para filan hiç de önemli değil. Ama böylesine güçlü bir takımı 25,3 yaş ortalamasıyla dünyanın 1 numarası konumuna taşımak… İşte 'süper' (üstün) yönetim becerisi… Hansi Flick’i de alkışlamalıyız."

Galatasaray 6-1

Cem Dizdar (Fanatik): "Kazanımları artırmanın yolları"

Cem Dizdar, Türk futbolunun yapısal sorunları ile "gürültülü tribün" mitinin saha gerçekleriyle yüzleştiğini vurguladı:

"Başlamadan kararını vermiş çok insan vardı ve Barcelona’nın kazanacağı kesin görünüyordu onların gözünde. Öyle de ilerledi ilk devre. Top onlarda, baskı onlardaydı ve bu da normaldi. Tekrarlarla oluşturdukları alışkanlıkları üst düzeydeydi. Merak, Galatasaray’ın neler yapacağındaydı. İlk devre boyunca top ayağında çok az kalmışken genel olarak yüksek toplarla oynamayı tercih etti Okan Buruk’un takımı. Lakin en öndeki Osimhen henüz o topları olumlu hale getirecek fiziksel düzeyden uzaktı.

İkinci devre başlar başlamaz maç Galatasaray kalecisi ve savunmasıyla Barcelona arasında geçer hale geldi. (...) Fakat 'gürültülü tezahürat'ın bu tip maçların ayırt edici faktörü olduğunu işlemeye bayılan memleket anlatısı bir kez daha gerçekle yüzleşti! Takım da tribün de maçtan çekildi...

Evet Barcelona’nın gücü ortada, ancak bizim ülkenin birbirini tüketen vasatı düşük futbolu Milli Takım da dahil uluslararası maçlara çıkan takımların en büyük sorunu. Paralar hesapsızca su gibi harcanırken, ülke futbol seviyesi bu denli düşük kalınca bu sonuçlar kaçınılmaz oluyor. Bakalım bu maçtan hem Galatasaray hem Avrupa’da oynayacak 'çok borçlular' neler öğrenecek?"

Davinson Sanchez'den Barcelona maçı itirafı:

Levent Tüzemen (Sabah): "Okan Hocanın yerinde olsaydım..."

Mücadeleyi Erden Timur ile birlikte takip ettiğini belirten Levent Tüzemen, oyuncu değişikliklerinin zamanlamasını eleştirdi:

"G.Saray-Barcelona maçını Erden Timur ile birlikte izledim. Barça takımını analiz ederken 8 oyuncunun İspanyol ekiplerinin altyapısından geldiğini vurguladı. Bu oyuncuların birlikte oynama alışkanlıklarının ne kadar kıymetli olduğunu ikinci yarıda net olarak gördük. Barcelona'ya karşı oynamak gerçekten çok zor. Özellikle Yamal, tam bir futbol cambazı.

G.Saray soyunma odasına giderken dostum Haluk San ile Erden Timur'a şunu söyledim: 'Lemina bitti, Yunus çok yoruldu. Leao da geri gelemiyor. Okan hocanın yerinde olsam bu üçlüyü çıkarıp ikinci yarıya yeni oyuncularla başlarım' dedim. Maalesef Okan hoca hamleleri skor 3-1 olduktan sonra yaptı.

Skor için Okan hocayı çok fazla eleştiremem Barcelona çok güçlü takım. (...) Mağlubiyeti doğal karşılayabilirim ama 2-1 sonrası Devler Ligi'nde oynayan G.Saraylı oyuncuların çok çabuk kırılmalarına şaşırdım. Bardağın dolu tarafından bakarsam beraber izlediğim dostlarıma da anlattım, diğer maçlarda özellikle Barça'ya ilk yarıda oynadıkları disiplinli, mücadeleci ve coşkulu oyunlarını sahaya yansıtırlarsa lig aşamasında yeterli puanı alabilirler."

Galatasaray7

Serkan Akcan (Fanatik): "Başlangıç iyi ama..."

Serkan Akcan, ofsayt gerekçesiyle iptal edilen ikinci golün maçın dönüm noktası olduğunu ve orta sahadaki kalite ihtiyacını belirtti:

"Galatasaray, Barcelona karşısında fena sayılmayacak bir ilk yarı çıkardı. İlk golü buldu, peşinden ikinciyi Barış ile tabelaya yazdırdı ama ne var ki, VAR incelemesi sonucu ofsayt gerekçesiyle sayılmadı. Aslında her şey Galatasaray’ın istediği gibi ilerliyordu. (...) Ama iptal edilen o gol maçın bir anlamda kırılma noktası oldu.

Lamine Yamal, 3 dakikada 2 asist yapıp maçın fişini çeken adam oldu. İlk yarıda oyunu bir nebze dengeye getirse de ikinci yarı Galatasaray çok erken dağıldı. (...) Galatasaray’ın 4 yıl üst üste şampiyonluğunda da en eksik parçası Torreira’nın yanıydı. Dün Barcelona karşısında da bir kez daha görüldü ki, Galatasaray’ın uluslararası standartlarda bir merkez orta sahaya ihtiyacı var.

Galatasaray geçen sezon da Liverpool ve Juventus maçlarında rakiplerine karşı favori değilken harika performanslar üretebilmişti. Fakat Barcelona bambaşka bir seviyede. Şu anda dünyanın en kusursuza yakın futbolunu oynayan takımı."

Spor yazarlarından Galatasaray-Barcelona maçı analizi:

Bülent Timurlenk (Sabah): "Kendini imha etti"

Bülent Timurlenk, ikinci yarının başında yaşanan 5 dakikalık çözülmeye ve gruptaki puan tablosuna dikkat çekti:

"Abdülkerim yerine Davinson'un yanına Jakobs tercihi, Sara'nın kulübede olduğu Lemina'lı orta saha. Pas örgüsünde sürekli rakibin boşluğunu arayan Barcelona'ya karşı G.Saray, ilk yarıda çok sağlam durdu. (...) Barış'ın ince ofsayt ile iptal edilen golü, G.Saray adına maçın kader anı olabilir. Davinson'un yine uzaklaştırmakta geç kaldığı topu Cancelo filelere gönderdiğinde devrenin tabelası çıktı ortaya.

İkinci yarının başında Yamal şov izledik. (...) 5 dakikada ilk yarının bütün güzellikleri yok oldu gitti G.Saray adına. Okan Buruk, tabelayı çevirebilmek için değil elbette yenilgiyi kabul ettiğinden 3 değişikliğe birden gitti. Sakatlık sonrası yarım Victor Osimhen izliyoruz.

Şampiyonlar Ligi'nde G.Saray bir kez daha kısa bir zaman dilimi içinde biraz da kendi kendini imha etti. İki maç sıfır puan, 6 maçta en az PSG maçını bir kenara ayırırsak 5 maçta 9-10 puan… Çember iyice daralıyor. Artık 3 galibiyetin nereden geleceğinin hesabı bir an önce yapılmalı."

Güntekin Onay (Hürriyet): "Bu skor ve oyun farkı sürpriz değil"

Güntekin Onay, Barcelona'nın mevcut form grafiğiyle hiçbir Türk takımının baş edemeyeceğini ifade etti:

"Galatasaray'ın veya başka bir Türk takımının Barcelona ile baş etmesi mümkün değil. Barcelona şu an için dünyanın en güçlü takımı ve gerçekten de çok formda. Olağanüstü bir kolektif uyumları var. Bireysel yetenekler ve teknik kalitenin ötesinde, saha içinde top ayaklarında iken bu kadar iyi yardımlaşan bir takımı son dönemlerde görmemiştik.

Uğurcan'ın çabası yetmedi. Açıkçası biz pozisyon bulamamışken öne de geçtik. Victor Osimhen'in vuruşunda top Barış Alper Yılmaz'a çarpmasaydı skor 2-0 da olabilirdi ama yine de böyle bir takıma direnmek çok zor. (...) Özellikle Barcelona 2-1 öne geçtikten sonra Galatasaray'ın direnci tamamen kırıldı.

Galatasaray'ın bundan daha fazlasını yapabilmesi mümkün müydü? Evet, formda bir Galatasaray belki daha dirençli ve hücumda daha etkili olabilirdi. Ama gerçek şu ki; bu skor ve oyun farkı asla sürpriz değil. Barcelona Avrupa'nın birçok önemli takımına karşı bu oyun üstünlüğünü ve skor farkını bulabilecek güçte ve kalitede."

Osman Şenher (Milliyet): "Kalite ve güç farkı"

Osman Şenher, kadro kaliteleri ve bütçe dengesizliği arasındaki uçuruma vurgu yaptı:

"Evet, dün maça gelen 50 bin taraftar çok üzüldü. Yapacak bir şey yok. Barcelona’nın futbol çizgisi ile Galatasaray’ın çizgisi çok farklı. Bu sezon Şampiyonlar Ligi’ni kazanacak takımların başında dün gece seyrettiğimiz Barça geliyor.

Tamam ilk yarı sarı-kırmızılılar çok direndi. Bu yüzden devreyi de berabere bitirdiler. İkinci yarı fizik olarak futbolcuların çoğu oyundan düştü. Katalan ekibi de istediği gibi oyunu kontrol etti, gol pozisyonuna girdi, fileleri havalandırdı. Resmen, temsilcimizin gücü yetmedi. Yetmesi de mümkün değil, adamların kadrosu çok kaliteli.

Okan Buruk'tan Barcelona maçı sonrası itiraf: "Kopma noktası ikinci yarıdaki erken goller oldu"
Okan Buruk'tan Barcelona maçı sonrası itiraf: "Kopma noktası ikinci yarıdaki erken goller oldu"
İçeriği Görüntüle

Torreira ile Lemina da çabukluklarını kaybetmişler. Süper Lig’de bunu anlamıyoruz ama Avrupa’nın iyi takımıyla oynayınca ortaya çıkıyor. (...) Barış Alper sağ bekte oynadı, resmen takımın sağ tarafı çöktü. (...) Esas sorun ise defansta. Tamam Sanchez’i yere göğe sığdıramıyoruz ama öyle değil, çok hata yapıyor. Artık tadı kaçtı cinsinden hatalar.

Dün geceki maç için taraftar karalar bağlamasın. Bizim bütçelerimizle Barcelona kalitesinde bir takım kuramayız, Türkiye’de hiçbir takım da kuramaz. Sonuçta Barcelona galibiyeti hak etti, fazla söyleyecek bir şey yok."

Kaynak: Haber Merkezi