Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Ankara'da düzenlenen "Enflasyon ve Para Politikası" başlıklı sunumunda Türkiye ekonomisindeki son gelişmeleri, enflasyonun seyrini ve para politikasının geleceğine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.

Enflasyonun ana eğiliminde düşüşün devam ettiğini ifade eden Karahan, buna karşın küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmelerin ve yüksek enerji maliyetlerinin fiyat istikrarı açısından risk oluşturmaya devam ettiğini belirtti.

Karahan, enflasyonla mücadele kapsamında mevcut sıkı para politikası yaklaşımının korunacağını vurgulayarak, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma görülmesi durumunda ilave sıkılaştırma adımlarının devreye alınabileceğini kaydetti.

2027 yılında hangi araç ne kadar MTV ödeyecek? İşte yeni tarife!
2027 yılında hangi araç ne kadar MTV ödeyecek? İşte yeni tarife!
İçeriği Görüntüle

Yıllık enflasyon yüzde 29,8 seviyesine indi

TCMB Başkanı Karahan'ın sunumunda paylaşılan verilere göre, tüketici enflasyonunda son dönemde aşağı yönlü bir hareket yaşandı. Mayıs 2024'te yüzde 75,5'e kadar yükselen yıllık enflasyon, Ekim 2026 itibarıyla yüzde 29,8 seviyesine kadar geriledi.

Ekim ayında enflasyonun ana eğilimi aylık bazda yüzde 1,8 olarak hesaplanırken, üç aylık ortalama da aynı oranda gerçekleşti.

Merkez Bankası, dezenflasyon sürecinin arz kaynaklı baskılar nedeniyle beklenenden daha yavaş ilerlediğine işaret etti. Bununla birlikte fiyat artışlarının ana eğilimindeki gerilemenin devam ettiği değerlendirildi.

Karahan, iç talepteki yavaşlamanın arz yönlü şokların fiyatlar üzerindeki enflasyonist etkisini sınırlayan unsurlardan biri olduğunu ifade etti.

Faiz kararlarında temkinli politika devam edecek

Para politikası kararlarının alınmasında enflasyonun gerçekleşen seviyesi, ana eğilimi ve beklentilerin belirleyici olacağını aktaran Karahan, Merkez Bankası'nın toplantı bazlı ve ihtiyatlı karar alma yaklaşımını sürdüreceğini bildirdi.

TCMB'nin mevcut politika duruşuyla iç talep, döviz kuru ve beklentiler kanallarını kullanarak dezenflasyon sürecini desteklemeyi hedeflediği belirtildi.

Fiyat istikrarı tesis edilene kadar sıkı para politikası uygulamasından vazgeçilmeyeceği mesajı verildi.

Enflasyon beklentilerinde kesimler arasında fark var

Merkez Bankası'nın ekim ayına ilişkin verileri, önümüzdeki 12 aylık döneme yönelik enflasyon beklentilerinin ekonomik kesimler arasında farklılaştığını ortaya koydu.

Buna göre 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi piyasa katılımcılarında yüzde 23,9 olurken, reel sektörde yüzde 31,8, hane halkında ise yüzde 43,8 olarak kaydedildi.

Beklentiler arasındaki bu farklılığın para politikası açısından yakından takip edildiği belirtilirken, mevcut görünümün temkinli yaklaşımın sürdürülmesini gerekli kıldığı ifade edildi.

Eşel mobil sistemi akaryakıt fiyatlarındaki artışı sınırladı

Karahan'ın sunumunda enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisi de önemli başlıklar arasında yer aldı. Küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmelerin enerji maliyetlerini yüksek tuttuğuna dikkat çekilirken, eşel mobil sisteminin bu artışların yurt içindeki akaryakıt fiyatlarına yansımasını azalttığı belirtildi.

TCMB hesaplamalarına göre, mart-ekim döneminde uygulanan eşel mobil sistemi, akaryakıt fiyatlarında oluşan birikimli artışı 12,6 puan sınırladı.

Bu uygulamanın küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmaların yurt içi fiyatlara geçişini azaltan unsurlardan biri olduğu değerlendirildi.

Türk lirasının mevduat ve yatırım fonlarındaki payı yüzde 62,1

Karahan, yurt içi yerleşiklerin Türk lirasına yönelik tercihlerinin devam ettiğini ve mevcut verilerde dolarizasyona işaret eden bir eğilim bulunmadığını da aktardı.

30 Ekim itibarıyla açıklanan rakamlara göre, mevduat ve yatırım fonları içerisinde Türk lirasının payı yüzde 62,1 seviyesinde gerçekleşti. Yatırım fonları hesaplama dışında tutulduğunda ise Türk lirası mevduatının toplam içindeki payı yüzde 61,4 olarak ölçüldü.

Merkez Bankası'nın değerlendirmesinde, Türk lirasının finansal sistem içerisindeki payının korunmasının para politikası aktarım mekanizması açısından önem taşıdığına dikkat çekildi.

Muhabir: Tolga Çifci