Orta Doğu’da 28 Şubat’ta başlayan ve üst düzey suikastlarla sarsılan askeri hareketlilik, diplomatik bir satranç oyununa dönüştü. The Jerusalem Post’un haberine göre, İsrailli yetkililer Washington ile Tahran arasında kalıcı bir anlaşma ihtimalini "yok denecek kadar az" görse de, Donald Trump’ın öngörülemez hamlelerinden çekiniyor.
"Trump bizi şaşırtabilir"
İsrail kanadında, ABD’nin görüşmelerin selameti adına tek taraflı veya geçici bir ateşkes ilan edebileceği korkusu hakim. İsrailli üst düzey bir yetkili, mevcut durumu şu sözlerle özetledi:
"Şu an itibarıyla, Tahran ve Washington'ın tutumları bir anlaşma olasılığını 'zayıf' ile 'yok denecek kadar az' arasında bir yere koyuyor. Yine de Trump bizi şaşırtabilir."
Her ne kadar ABD’nin bir ateşkes planladığına dair somut bir emare olmasa da, 28-29 Mart tarihlerinde Pakistan’ın başkenti İslamabad’da iki ülke yetkililerinin bir araya geleceği iddiası İsrail’deki alarm seviyesini artırdı.
İran’dan "15 madde"ye ret
İran medyası, Trump yönetimi tarafından sunulan 15 maddelik barış planını sert bir dille eleştirdi. Tahran kanadı, sunulan şartların "kabul edilemez" olduğunu ve egemenlik haklarını ihlal ettiğini savunarak masaya oturma konusunda isteksiz bir duruş sergiliyor.
Masada diplomasi, sahada amfibi çıkarma
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, görüşmelerin sürdüğünü ve "tüm seçeneklerin masada olduğunu" belirtirken, sahadaki askeri hareketlilik diplomasiyle çelişiyor. CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper’ın talebi üzerine, binlerce deniz piyadesi ve paraşütçü amfibi çıkarma gemileriyle bölgeye ulaştı.




