Türkiye’nin ilk tam entegre deneyim ekosistemi olarak tanımlanan Mekânda Sanat Var 2021 Haziran ayında İstanbul’da Buse Nur Çece ve Ozan Özkaya tarafından kuruldu. Mekânda Sanat Var (MSV) çatısı; dijital platform Mekanda.co, fiziksel üretim alanları MSV House ve topluluk köklerini oluşturan Mekânda Sanat Var ile kültürü, sanatı ve teknolojiyi aynı sistemde buluşturuyor. 100 bini aşkın kişiyi sanatla buluşturan yapısıyla doğrulanmış bir model ortaya koyan MSV, yapay zekâ destekli öneri sistemi, küratöryel seçki yaklaşımı ve çok kanallı gelir modeliyle hem Türkiye’de hem globalde büyüme hedefliyor.

Türkiye’nin deneyim ekonomisinde yeni yol

Türkiye’de kültür-sanat odaklı girişimler uzun yıllar parça parça işleyen bir yapıyla ilerlerken, Mekânda Sanat Var (MSV) bu alanı tek bir çatı altında bütünleştirmeyi başaran ilk ekosistem olarak öne çıkıyor. Son dört yılda 100.000’den fazla kişiyi sanatla buluşturan, 92.000’den fazla organik takipçiden oluşan güçlü bir topluluk oluşturan MSV; dijital platformu Mekanda.co ile kültür-sanat deneyimini yapay zekâ ve kişiselleştirilmiş önerilerle yeniden tanımlıyor. Fonbulucu üzerinden yürüttüğü kampanyada 209 yatırımcıdan 2,6 milyon TL’nin üzerinde yatırım alan proje, yüzde 89,1 fonlanarak Türkiye’nin hızla büyüyen deneyim ekonomisindeki yerini sağlamlaştırdı.

2-137

Dünyada giderek güçlenen deneyim ekonomisi, insanların ürünlerden çok yaşadıkları anlara ve kültürel içeriklere yatırım yaptığını gösteriyor. Türkiye’de özellikle genç nüfusun sanat ve kültür etkinliklerine olan ilgisi artarken, mevcut biletleme platformları yalnızca listeleme veya indirim temelli modellerle sınırlı kalıyor. Bu noktada MSV, küratoryel seçki, topluluk duygusu ve kişiselleştirilmiş deneyimi odağa alan yeni bir sistem kurarak alandaki boşluğu dolduruyor.

Mekanda.co’nun yapay zekâ destekli öneri mekanizması, kullanıcıların ilgi alanlarına uygun etkinlikleri öne çıkarıyor. Böylece bireyler yalnızca birer tüketici değil, kültürel bir topluluğun aktif parçası hâline geliyor.

Üç ayaklı bir kültür yapısı

Üç temel yapıdan oluşan MSV çatısının ilk ayaklarından olan “⁠Mekanda.co – Dijital Deneyim Platformu” küratoryel seçki yaklaşımıyla çalışıyor. Bu platform, sanat ve kültüre dair etkinlikleri sadece listelemiyor; yapay zekâ destekli kişiselleştirme sistemiyle kullanıcılara en uygun deneyim rotalarını sunuyor. Bilet komisyonları ve üyelik modelleri üzerinden ölçeklenebilir bir gelir yapısına sahip. MSV yapısının bir diğer parçası “”MSV House – Fiziksel Üretim ve Buluşma Alanları” da şehrin içinde konumlanarak; sergiler, performanslar, atölyeler ve kurumsal etkinliklere ev sahipliği yaparak sanat üretiminin fiziksel altyapısını sağlıyor. Genç sanatçılara alan açan bu merkezler, dijital platformla tamamen entegre çalışıyor. Son olarak “Mekânda Sanat Var – Topluluğun Kalbi” ise 2021’den bu yana resimden seramiğe, çömlek çarkından yaratıcı atölyelere kadar pek çok etkinlik düzenleyen marka, 100 binin üzerinde katılımcısıyla MSV ekosisteminin kültürel temelini oluşturuyor.

Bu üç yapı birlikte çalıştığında, yalnızca bilet satan bir platform değil; üretim, paylaşım ve ekonomik değer döngüsü yaratan tam entegre bir kültür-sanat ekosistemi ortaya çıkıyor.

Kullanıcı ve sanatçı için ne ifade ediyor?

Mekanda.co’nun en belirgin farkı, yalnızca etkinlik listeleme mantığıyla değil; küratoryel seçki anlayışıyla çalışması. Bu yaklaşım, platformu klasik biletleme sitelerinden ayırarak hem kullanıcıya hem de üretici sanatçılara daha nitelikli, güvenilir ve seçici bir deneyim alanı sunuyor.

3-97

Kullanıcı (Tüketici) için önemi

Türkiye’de pek çok kullanıcı, yüzlerce etkinlik arasında karar vermekte zorlanıyor; nitelikli içerik bulmak zaman alıyor. MSV’nin küratoryel sistemi bu sorunu doğrudan çözüyor:

• Nitelikli içerik garantisi: Etkinlikler belirli kalite standartlarına göre seçildiği için kullanıcılar güvenilir, özenle hazırlanmış deneyimlerle karşılaşıyor.

• Kişiselleştirilmiş öneriler: Yapay zekâ destekli algoritma, bireylerin ilgi alanlarına göre seçki sunarak zaman kazandırıyor, tercih yükünü ortadan kaldırıyor.

• Topluluk aidiyeti: Mekanda.co, kullanıcıyı yalnızca bilet alan bir tüketici olmaktan çıkarıp, sanatla ilişkisini güçlendiren bir topluluk üyesine dönüştürüyor.

• Erişilebilir sanat: Hem dijital hem fiziksel mekânlarla sanat günlük yaşama daha yakın hâle geliyor, tüketici sanatla sürekli temas kurabiliyor.

Bakan Ersoy "Türk bale tarihinde ilk" diyerek duyurdu: Nilay Tahiroğlu ve Tan Sağtürk’ü tebrik etti
Bakan Ersoy "Türk bale tarihinde ilk" diyerek duyurdu: Nilay Tahiroğlu ve Tan Sağtürk’ü tebrik etti
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle Mekanda.co, sadece bir etkinlik seçme sürecini değil, kültürle bağ kurma yöntemimizi de dönüştürüyor.

Sanatçı için ne sağlıyor?

Küratoryel yaklaşım, sanatçılar açısından yalnızca görünürlük değil, sürdürülebilir bir üretim ortamı demek:

• Nitelikli görünürlük: Atölye, performans, sergi ve etkinliklerin küratoryel bir yapı içinde yer alması sanatçıya doğru kitleyle buluşma imkânı sunuyor.

• Gelir çeşitliliği: Bilet gelirleri, atölye katılımları, kurumsal iş birlikleri ve dijital görünürlük sanatçılar için yeni gelir kanalları yaratıyor.

• Profesyonel destek: MSV House mekânları sanatçılara üretim alanı, sergileme alanı ve toplulukla birebir temas fırsatı sağlıyor.

• Topluluk temelli üretim: Sanatçılar hem dijital kullanıcı topluluğuyla hem de fiziksel mekânlarda buluşarak izleyiciyle organik bir bağ kuruyor.

Türkiye’de sanatçılar için erişim, görünürlük ve ekonomik sürdürülebilirlik en büyük sorunken, MSV bu eksiklikleri bütünsel şekilde gideren bir model sunuyor.

Bir dönüşüm mü, devrim mi?

MSV’nin sunduğu küratoryel, topluluk odaklı ve yapay zekâ destekli ekosistem; Türkiye’de bugüne kadar parçalı yürüyen kültür-sanat girişimlerinin ötesine geçiyor. Dijital platform + fiziksel alan + topluluk yaklaşımı sayesinde bu yapı, devrimsel bir kopuştan çok, kültür-sanat alanında sistemsel bir dönüşüm anlamına geliyor.

İzleyici için güvenilir içerik, sanatçı için sürdürülebilir üretim zemini ve şehirler için yaratıcı kültürün yaygınlaşması… Bu üç etki bir araya geldiğinde MSV’nin kültür ekosisteminde açtığı yeni kapı daha net görünür hale geliyor.

Msv Kurucu Ortaklar Buse Nur Çece Ve Ozan Özkaya

Türkiye’den dünya deneyim sahnesine

Öte yandan MSV’nin büyüme stratejisi yalnızca yerel pazara odaklanmıyor. Türkiye’de hedeflediği ölçeklenmeyi tamamladıktan sonra, 2026–2027 döneminde Almanya ve Hollanda başta olmak üzere EMEA bölgesine açılmayı planlıyor. Deneyim ekonomisinin 2028’de 1 trilyon doların üzerine çıkması beklenirken, MSV bu global trend içinde yenilikçi bir konum almayı amaçlıyor. Yatırımcılar için bu yapı, kısa vadeli kazancın ötesinde uluslararası bir skalada büyüme potansiyeline ortak olma fırsatı sunuyor.

Sürdürülebilir bir kültürel değer üretimi

MSV’nin iş modeli sadece teknoloji ve gelir odaklı değil; uzun vadeli kültürel değer üretimi üzerine kurulu. Bu sürdürülebilirliği güçlendiren üç temel unsur; her bireyin üretici, paylaşımcı ve katılımcı olduğu “topluluk odaklı yapı”, seçici içerik ile kullanıcı güveni sağlayan “küratoryel güven” ve yapay zeka destekli altyapı sayesinde sürekli gelişen kişiselleştirilmiş deneyim olan “teknolojik yenilik” boyutu platformun önemini ortaya koyuyor.

Muhabir: Naz Akman