Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İdris Kuzu, kulaktan dolma bilgilerle yüksek dozda D vitamini kullanımının ciddi sağlık sorunlarına davetiye çıkardığını vurguladı. Kuzu, kontrolsüz takviye kullanımının kanda kalsiyum yüksekliği, böbrek taşı ve hatta kalıcı böbrek hasarına neden olabileceği uyarısında bulundu.
Yağda çözünen ve vücutta adeta bir hormon gibi görev yapan D vitamininin ana kaynağının güneş ışınları olduğunu belirten Prof. Dr. Kuzu, vitaminin güneşten gelen UVB ışınlarının ciltle temas etmesi sonucu sentezlendiğini aktardı. D vitamininin aktif hale geldikten sonraki hayati işlevleri sıralarken kalsiyum ve fosfor dengesini düzenleyerek iskelet yapısını koruduğunu kasların sağlıklı çalışmasını destekler, bağışıklık yanıtını düzenlediğini ifade etti.
Eksikliğinin yalnızca kemik yapısını etkilemediğine dikkat çeken Kuzu; uzun süreli eksikliğin çocuklarda raşitizm, yetişkinlerde ise osteomalazi (kemik yumuşaması), kemik kaybı ve kırık riskinde belirgin artışa yol açtığını ifade etti.
"D vitamini bir mucize değildir, kişiye özel tedavi şart"
D vitamini eksikliği tespit edildiğinde hekim kontrolünde "kişiye özel" bir tedavi planlanması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Kuzu, yaş, kilo, mevcut kronik hastalıklar ve kullanılan ilaçların doz belirlemede kritik rol oynadığını vurguladı.
Rastgele ve hızlı yükseltme amacıyla yüksek doz kullanımının tehlikelerine değinen Prof. Dr. Kuzu, şu değerlendirmelerde bulundu:
"D vitamini önemli bir vitamindir ancak mucize değildir. Eksikliği mutlaka değerlendirilmeli ve tedavi edilmelidir; ancak bilinçsiz ve yüksek doz kullanımından kaçınılmalıdır. Kanda kalsiyum yüksekliği, böbrek taşı ve böbrek hasarı gibi tablolarla karşılaşmamak adına en güvenli yol; düzenli takip, dengeli beslenme, kontrollü güneşlenme ve hekim önerisiyle hareket etmektir."





