Şekerleme, unlu mamuller, dondurma, reçel ve gazlı içecek sanayisinde yaygın olarak tercih edilen nişasta bazlı şekerler, sağlık açısından ciddi riskler barındırıyor. Türkiye'de üretilen toplam şekerin en fazla yüzde 2,5'ini oluşturacak şekilde Tarım ve Orman Bakanlığı kotalarıyla denetlenen NBŞ'lerin insan metabolizması üzerindeki yıkıcı etkilerine dair Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Özmert önemli değerlendirmelerde bulundu.
"Tokluk hissi vermiyor, hızla yağlanmaya yol açıyor"
Şeker pancarından elde edilen sofra şekerinde glukoz ve fruktozun eşit oranda bulunduğunu, NBŞ'de ise fruktoz oranının yüzde 42 ile 90 arasında değiştiğini belirten Prof. Dr. Özmert, şu uyarıları yaptı:
"NBŞ'nin hastalık oluşturma riski, yüksek fruktoz içeriği nedeniyle çok daha yüksek. Fruktoz, diğer şekerlerden farklı bir metabolizmaya sahiptir; doğrudan karaciğerde hızla yağa dönüşür. Vücutta tokluk hissi oluşturmadığı için tüketim durmaksızın devam eder. Çocukluk dönemindeki yüksek şeker tüketimi yalnızca obeziteyle kalmayıp insülin direnci, hipertansiyon, yağlı karaciğer, diş çürükleri, kardiyometabolik sorunlar ve davranış bozukluklarıyla doğrudan ilişkilidir."
Çocuklarda şekerli içecek tüketimi 3 katına çıktı
Türkiye'de 7-8 yaş grubundaki ilkokul çocukları üzerinde yapılan araştırmaların endişe verici boyutlara ulaştığını aktaran Özmert, günlük veya sıklıkla şekerli içecek tüketen çocuk oranının 2013 yılında yüzde 12,7, 2016 yılında yüzde 18,4, 2022 yılında yüzde 42,3 seviyesine yükseldiğini ifade ederek acil önlem alınması gerektiğini söyledi.
"Obez çocukların yüzde 80'i obez yetişkin oluyor"
Çocukluk çağında kazanılan sağlıksız beslenme alışkanlıklarının ömür boyu süren kardiyovasküler riskler doğurduğunu belirten Prof. Dr. Özmert, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çocukluktaki hiçbir olumsuzluk çocuklukta kalmaz. Obez çocukların yüzde 55'i obez ergen, obez ergenlerin de yüzde 80'i obez erişkin olur. İlerleyen yaşlarda kalp damar hastalıkları, inme ve kanser gibi riskler katlanarak artar.
Amerikan Kalp Derneği verileri doğrultusunda yaşamın ilk 2 yılında çocuklara kesinlikle ilave/serbest şeker verilmemelidir. Daha büyük yaşlardaki çocuklar için ise günlük sınır en fazla 26 gram (yaklaşık 6 çay kaşığı) olmalıdır. Okul kantinlerinde sağlıklı gıda standartları eksiksiz uygulanmalı ve okullarda bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek hizmeti sunulmalıdır."



