Türkiye Barolar Birliği (TBB) İnsan Hakları Merkezi tarafından düzenlenen “Yargı Erkine İlişkin Güncel Sorunlar: Yargının Araçsallaştırılması” başlıklı sempozyumun ilk günü, Av. Özdemir Özok Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapıldı. Çok sayıda hukukçu, akademisyen ve baro temsilcisinin katıldığı etkinlikte, Türkiye’de yargı sistemindeki kırılganlıklar ve uluslararası örneklerle karşılaştırmalar ele alındı.

Whatsapp Image 2025 11 20 At U

Erinç Sağkan: Yargının araçsallaştırılması siyasi bir tartışma değil, devlet düzeninin omurgasıyla ilgili bir uyarıdır

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, yargının giderek artan biçimde siyasal beklentilere göre şekillendiğine dair kaygıları hatırlatarak şunları söyledi:

Akın Gürlek'ten Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasına ilişkin açıklama
Akın Gürlek'ten Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasına ilişkin açıklama
İçeriği Görüntüle

“Bu toplantının başlığındaki ‘yargının araçsallaştırılması’ kavramını bir siyasi polemik
olarak değil, hukuk düzenimizin işleyişine ilişkin ciddi bir uyarı alanı olarak görüyoruz. Yargıdaki her aşınma, tüm toplumu etkiler.”

Sağkan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 18. madde ihlali kararlarının bu sorunun en somut göstergesi olduğunu vurgulayarak, “Bir kişinin hukuki sebeplerle değil, siyasi talimatlarla hedef alındığının ilan edilmesi, bir devlete yöneltilebilecek en ağır uyarıdır” dedi.

“Yargı kararlarının uygulanmaması hukuki olduğu kadar ahlaki bir zafiyet yaratır”

Sağkan, yüksek mahkeme kararlarının uygulanmamasının hukuk devletinin temelini sarstığını belirterek, “Yargının araçsallaştırılmasının en tehlikeli örneği, yargı kararlarının uygulanmamasıdır”sözlerini aktardı.

Eleştirilerin kurumları yıpratmak için değil, yargının kurumsal özerkliğini korumak için yapıldığını belirten Sağkan, kamuoyunda oluşan güvensizliğin ciddiyetine dikkat çekti. “Savunmanın etkisizleştiği yerde yargı eksik kalmaya mahkûmdur” Sağkan, avukatların adalet mekanizmasındaki kritik rolünü vurguladı ve Türkiye’nin yargıya güveni yeniden tesis edecek birikime sahip olduğunu söyledi.

Whatsapp Image 2025 11 20 At 14.17.32

“Hukuk Devletinin Gerilemesi ve Yargının Araçsallaştırılması”

Açılış konuşmasının ardından sempozyumun ilk bölümü “Hukuk Devletinin Gerilemesi ve Yargının Araçsallaştırılması” başlığı ile gerçekleşti. Av. Fikret İlkiz’in başkanlığında yürütülen oturumun konuşmacıları, Prof. Dr. Fatmagül Berktay, Prof. Dr. Emre Şan ile Prof. Dr. Melek Göregenli oldu. “Disiplinler arası bir bakış açısı ile hukuk devleti” konusunun ele alındığı ilk oturum kapsamında, hukuk devletini gerileten sebepler ve durumun olası sonuçları tartışıldı.

Prof. Dr. Fatmagül Berktay

Prof. Dr. Berktay: Kamusal alan daraltıldıkça yurttaşın direnme hakkı daha hayati hâle geliyor

Berktay konuşmasında, otoriter rejimlerin seçimle gelip seçimle gitmeyi zorlaştırdığı bir dönemde yaşandığını vurgulayarak şunları söyledi: “Kamusal alanın giderek daraldığı, politikanın yalnızca rant için kullanıldığı, yargının araçsallaştırıldığı bir dönemdeyiz. Seçilmiş liderler otokrasiyi kurumsallaştırmaya çalışırken yurttaşlar hesap vermeyen iktidarlara karşı mücadele etmekten başka çare görmüyor.”

Mevcut siyasal atmosferin demokratik kurumları aşındırdığını ifade eden Berktay, temsili demokrasiden otokrasiye doğru yaşanan dönüşüme dikkat çekti: “İçinde yaşadığımız dönem, neyin olduğu ile değil, neyin yok edildiği ile anılacak. Kamusal alan daraltılıyor, hak ve özgürlüklerimiz yok ediliyor. Olgusal hakikatin güvenceye alınmadığı yerde kanaat özgürlüğü olmaz.”

Prof. Dr. Emre Şan

Prof. Dr. Şan: Aklın kamusal kullanımının araçsallaştırılması, doğru olanın yerine faydalının geçirilmesidir

Şan, felsefe tarihinde araçsallaştırma tartışmasının özellikle Aydınlanma dönemiyle güçlendiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Kant’ın ‘Aydınlanma Nedir?’ metninde söylediği gibi yurttaşlar, yazılı normların karşısında eleştirel zihinlerini kullandıklarında aydınlanma gerçekleşir. Aklın kamusal kullanımı, kişinin sadece istediğini düşünme hakkı değil; kurumları dönüştürme ve geliştirme görevini de içerir.”

Toplumsal temellerin sabit değil, olumsal olduğunu vurgulayan Şan, post-temelci siyasal teorinin günümüzdeki krizlerle ilişkisini anlattı: “Anti-temelci değiliz; toplumsal temelleri inkâr etmiyoruz. Ancak onların nihai ve zorunlu değil, olumsal olduğunu göstermeye çalışıyoruz.”

Prof. Dr. Melek Göregenli

Prof. Dr. Göregenli: Artık neyin suç olup olmadığı öngörülemiyor; bu, yargının araçsallaştırılmasının en somut sonucudur

Göregenli, dünyada ortak bir otoriterleşme siyasetinin yükseldiğini, bunun yargı alanında da ciddi etkiler yarattığını söyledi: “Yargının araçsallaştırılması, yapılan şeye meşruiyet sağlıyor; demokratik katılımın dışında yukarıdan hukuk yoluyla meşruiyet üretiliyor. Bu, baskı aracıdır ve rejim mühendisliğinin yapı taşıdır.”

Yargının siyasallaşmasının toplumsal adalet duygusunu çökerttiğini belirten Göregenli, suç tanımlarındaki belirsizliğin olağanlaştığını vurguladı: “Suçun erken yaşlara inmesi, sansür baskısının artması tesadüf değil. Artık neyin suç olup olmadığı öngörülemiyor olması, hukukun araçsallaştırılmış olmasından kaynaklanıyor. Siyasallaşmış yargı, davranış mühendisliğinde polis kadar etkili oluyor.”

Whatsapp Image 2025 11 20 At 14.07.36Aa

“Hukuk Devleti İlkesinde Küresel Gerileme”

Etkinliğin ikinci bölümünün başlığı “Hukuk Devleti İlkesinde Küresel Gerileme: Ulusalüstü Kuruluşlar, Uluslararası ve Ulusal Deneyimler” oldu. Bölümün ilk oturumu “Ulusalüstü Kuruluşların Hukuk Devletinin Aşınmasına Yaklaşımı” başlığıyla yapıldı. Av. Dr. Ahmet Münci Özmen’in başkanlığını yürüttüğü oturumun konuşmacıları, Prof. Dr. Cesare Pinelli, Av. Dr. Serkan Cengiz ile Prof. Dr. George Katrougalos oldu. Prof. Dr. Pinelli, “Venedik Komisyonunun Yargı Bağımsızlığının Korunmasına Katkısı”, Av. Dr. Cengiz, “AİHM Kararlarında Yargı Bağımsızlığı”, Prof. Dr. Katrougalos ise “Hukuk Devletinin Küresel Aşınması” başlıklarını değerlendirdi.

Whatsapp Image 2025 11 20 At 14.04.06A

Etkinlik devam ediyor

Günün son oturumunda “Hukuk Devletinin Gerilemesinde Ulusal Yargının Rolü” karşılaştırmalı örnekler ile ele alınacak. Av. Ahmet Erdem Ekmekçi’nin başkanlığında yapılan oturumun konuşmacıları, Prof. Dr. Marek Zubik, Prof. Dr. Selin Esen ve Yargıç Ramona Gratiela Milu olacak. Oturum kapsamında, “Kurumsal Krizi Aşmada Yargı Sistemine Yol Göstermek Hukuki Sorunlar ve Güçlükler” Polonya örneği üzerinden masaya yatırılacak.
“Türkiye’de Hukuk Devletinin Aşınmasında Anayasa Mahkemesinin Etkisi: Koruyucu mu, Kolaylaştırıcı mı?” ve “Romanya’da Yüksek Yargı Kurulunun Yargı Bağımsızlığının Güvencesi olarak Rolü” başlıkları değerlendirilecek.

Whatsapp Image 2025 11 20 At 14.17.31

Sempozyumun ikinci gününde ise etkinliğin üçüncü bölümü olan “Türkiye’de Hukuk Devletinin Gerilemesi ve Çözüm Yolları” başlığı altında “Türkiye’de Hukuk Devletinin Gerilemesinde Yargının Rolü” konusu ele alınacak. İkinci oturumda “Yargının Araçsallaştırılmasına Karşı Mücadele: Ne yapmalı?” başlığı tartışılacak. 3. Oturum ise sempozyuma katılan baro başkanları ile forum şeklinde gerçekleşecek. “Savunmayı Savunmak” başlıklı oturumu, TBB Başkan Yardımcıları Av. Bahar Gültekin Candemir ile Av. Ercan Demir yönetecek.

Muhabir: Cemre Polat