Emeklilikte yaş koşulunu tamamlamasına rağmen prim gün sayısı yetersiz olan sigortalılar için eksik süreleri kapatma yolları ve yeni maliyetler netleşti. Sosyal güvenlik uzmanı ve Dünya gazetesi yazarı Özgür Erdursun, eksik prim günlerini tamamlamak isteyen çalışanların başvurabileceği askerlik, doğum, yurt dışı borçlanması, isteğe bağlı sigorta ve Bağ-Kur ihyası gibi formülleri değerlendirdi. Erdursun, prim tamamlama sürecinde yalnızca kaç günün eksik olduğuna ve ödenecek toplam miktara odaklanılmasının telafisi güç kayıplara yol açabileceğini vurgulayarak, yatırılan primlerin hangi sigortalılık statüsüne kaydedileceğinin emeklilik tarihini doğrudan değiştirebileceği uyarısında bulundu.
En kritik eşik: 1 Ekim 2008 öncesi girişliler için son 2520 gün dengesi
Çalışma hayatı boyunca birden fazla statüde hizmeti bulunan sigortalılar için son yedi yıllık fiili çalışma süresinin belirleyici nitelik taşıdığını belirten Erdursun, 2829 sayılı Kanun'un 8'inci maddesine işaret etti. Yasal düzenleme gereğince son 2520 günlük fiili prim ödeme süresi içinde en fazla hangi statüde prim yatırılmışsa emeklilik şartları o statüye göre kesinleşiyor. Bu hesaplamada 1261 gün kuralı öne çıkarken, hizmet sürelerinin eşitliği halinde ise ilgilinin en son tabi olduğu sigortalılık kolu esas alınıyor.
Özellikle SSK kapsamında emekli olmayı planlayanların bu dengeyi dikkatle gözetmesi gerekiyor. Kontrolsüz biçimde isteğe bağlı prim ödeyen ya da yurt dışı borçlanması gerçekleştiren sigortalılar, farkında olmadan Bağ-Kur kapsamına geçerek çok daha yüksek prim gün şartlarıyla karşılaşabiliyor. İlk defa 1 Ekim 2008 ve sonrasında sigorta başlangıcı bulunan çalışanlarda ise son 2520 gün kuralı uygulanmıyor; bu gruptaki kişilerin tüm çalışma yaşamı boyunca en fazla prim ödediği kurum emeklilik statüsünü tayin ediyor.
2026 yılı hizmet borçlanması maliyetleri ve kısmi ödeme avantajı
2026 yılı için geçerli olan 33 bin 30 liralık brüt asgari ücret üzerinden günlük prime esas kazanç alt sınırının 1.101 lira olarak uygulandığını hatırlatan Erdursun, borçlanma tutarlarına ilişkin güncel rakamları paylaştı. 5510 sayılı Kanun'un 41'inci maddesi kapsamında düzenlenen borçlanmalarda, doğum hariç diğer tüm hizmet süreleri için yüzde 45 oranı baz alınıyor. Buna göre günlük en düşük borçlanma bedeli 495,45 lira, tavan tutar ise 4 bin 459,05 lira seviyesinde işlem görüyor. Örneğin 540 günlük askerlik süresinin tamamını tabandan borçlanmak isteyen bir sigortalının 267 bin 543 lirayı gözden çıkarması gerekiyor.
Hizmet borçlanmasında tüm sürenin topluca satın alınma zorunluluğu bulunmuyor. Emeklilik için yalnızca 300 güne ihtiyaç duyan bir kişi, mevcut 540 günlük askerlik süresinin sadece ihtiyaç duyduğu 300 gününü borçlanarak maliyetini önemli ölçüde düşürebiliyor. Ayrıca ilk sigorta başlangıcından önce yapılan askerliğin borçlanılması tescil tarihini geriye çekerek daha erken yaşta emeklilik imkanı da sağlayabiliyor. Doğum borçlanmasında ise prim oranı yüzde 32 olarak hesaplanıyor ve 2026 yılı için günlük en düşük maliyet 352,32 lira düzeyinde gerçekleşiyor. Kanun uyarınca yapılan hizmet borçlanmaları, özel durumlar saklı kalmak kaydıyla başvuru tarihindeki en son sigortalılık statüsüne ekleniyor.
Yurt dışı borçlanması ve isteğe bağlı sigortada Bağ-Kur sürprizi
Eksik primleri tamamlarken en fazla yanılgıya düşülen alanların başında isteğe bağlı sigorta ile yurt dışı borçlanması geliyor. Ağustos 2019'da yapılan mevzuat değişikliği uyarınca yurt dışında geçen sürelerin borçlanılması doğrudan 4/b, yani Bağ-Kur hizmeti sayılıyor. 2026 yılında günlük taban tutarı 495,45 lira olan bu işlemde bin günlük süreyi kapatmanın faturası 495 bin 450 liraya ulaşıyor. SSK hedefiyle yola çıkan sigortalıların, 1261 gün sınırını aşarak zorunlu olarak Bağ-Kur şartlarına tabi kalmamak adına bu günleri titizlikle planlaması gerekiyor.
Geçmişe dönük borçlanma hakkı bulunmayanların yöneldiği isteğe bağlı sigortada ise genel prim kesintisi yüzde 33 olarak uygulanıyor. 2026 yılı taban kazancı üzerinden aylık en düşük isteğe bağlı sigorta ödemesi 10 bin 899,90 lirayı buluyor. Ancak bu ödemelerin tamamı mevzuat gereği doğrudan Bağ-Kur hizmeti sayıldığından, uzun süre bu yolla prim yatırmak SSK üzerinden hedeflenen erken emeklilik haklarını ortadan kaldırabiliyor.
Silinen Bağ-Kur günlerinin ihyasında toplu ödeme şartı
Geçmiş dönemlerde prim borcu sebebiyle dondurulan ve günleri silinen Bağ-Kur sigortalıları için ihya mekanizması geçerliliğini koruyor. Sigortalılar 30 Nisan 2021 ve öncesine ait durdurulan sürelerini güncel asgari ücret üzerinden canlandırabiliyor. İhya işlemlerinde de 2026 yılı itibarıyla günlük yüzde 45 oranı uygulanıyor.
İhyanın hizmet borçlanmalarından en temel farkı, parça parça gün satın alma imkanının bulunmaması olarak öne çıkıyor. Örneğin geçmişten gelen 1.500 günlük dondurulmuş Bağ-Kur kaydı bulunan fakat emekliliğine sadece 400 gün kalmış bir çalışan, yalnızca eksik olan 400 günü ödeyemiyor; 1.500 günün tamamını ihya etmek zorunda kalıyor. Taban tutardan hesaplandığında 1.500 günlük sürenin tümünü ihya etmenin toplam maliyeti 743 bin 175 liraya ulaşıyor.
Hesap yaparken üç temel soruya dikkat
Özgür Erdursun, emeklilik planı yapan tüm çalışanların prim tamamlama kararı almadan önce üç temel sorunun cevabını netleştirmesi gerektiğini belirtti. Sigortalının öncelikle toplam kaç gün prime ihtiyaç duyduğunu net olarak tespit etmesi, ardından bu eksik günlerin askerlik, doğum, ihya ya da isteğe bağlı sigorta seçeneklerinden hangisiyle kapatılacağını belirlemesi ve son olarak ödenecek bu yeni primlerin hangi sigortalılık statüsüne işleneceğini önceden hesaplaması gerekiyor. Erdursun, eksik günleri tamamlarken kurumlar arası geçiş dengesini bozan adımlardan kaçınılmasının emeklilik hakkının korunması açısından hayati önemde olduğunun altını çiziyor.
Yazının tamamını okumak için tıklayın.





