Yunanistan ile İsrail arasında 31 Ağustos’ta Tel Aviv’de imzalanan ve ülkenin hava savunma doktrinini kökten değiştirmesi hedeflenen "Aşil Kalkanı" tedarik projesi, Atina'da teknik ve egemenlik tartışmalarının odağına oturdu. İsrail Füze Savunma Teşkilatı Direktörü Moşe Patel’in Kathimerini gazetesine verdiği röportajda sarf ettiği ifadeler, Atina yönetiminin kamuoyuna verdiği taahhütlerle çeliştiğini gözler önüne serdi.

"Kaynak kodu lisansa dahil değil" açıklaması fitili ateşledi

İsrailli yetkili Moşe Patel’in Kathimerini’ye yaptığı mülakatta, Yunanistan’ın "Aşil Kalkanı"nın komuta ve kontrol kabiliyetlerine ait kaynak koduna (source code) erişip erişemeyeceğine ilişkin soruya, "Hayır, çünkü kaynak kodu anlaşmanın kullanım lisansına dahil değildi" yanıtını vermesi Atina’da şok etkisi yarattı.

Yunan basınında yer alan iddialara göre Kathimerini gazetesi, internet sitesinde yayımladığı röportajdan Patel’in bu kritik yanıtını bir süre sonra yayından kaldırdı. Ardından gelen tepkiler ve İsrail Savunma Bakanlığı’ndan yapılan yeni bilgilendirmenin ardından metin; "teknoloji transferi" ile "yazılım ve teknolojinin ortak kullanımı" gibi daha diplomatik ifadeler eklenerek revize edildi.

Muhalefetten Bakan Dendias’a belgeli yaylım ateşi

PASOK Savunmadan Sorumlu Milletvekili Mihalis Katrinis, Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın 23 Temmuz 2026’daki meclis konuşmasında, "Yunan Silahlı Kuvvetleri için alınacak sistemlerin kaynak koduna tam erişim sağlanmaması halinde tedarikin ilerlemeyeceğini" açıkça beyan ettiğini hatırlattı. Katrinis, 1 Eylül itibarıyla meclise soru önergesi verdiklerini vurgulayarak; "3 milyar avroluk bu projede kaynak kodunun mülkiyeti kime ait olacak? Hükümet anlaşmanın tüm teknik ve hukuki hükümlerini derhal şeffaf biçimde açıklamalıdır" çağrısında bulundu.

ELAS: "Ülke savunmada dışa bağımlı hale gelecek"

Eski Başbakan Aleksis Çipras liderliğindeki Yunan Sol İttifakı (ELAS), Yunanistan’ın ulusal komuta-kontrol sisteminin kaynak koduna sahip olmamasının ulusal egemenliği zedeleyeceğini bildirdi. Parti, sistem üzerinde tam bağımsız denetim kurulamaması halinde Atina’nın savunma mimarisinde tamamen dış tedarikçiye kilitleneceğine (vendor lock-in) dikkat çekti.

Yanis Varufakis’ten "utanç verici" tepkisi

Zelenskiy: Hava savunması ve kış paketi somut şekilde ele alındı
Zelenskiy: Hava savunması ve kış paketi somut şekilde ele alındı
İçeriği Görüntüle

Eski Maliye Bakanı Yanis Varufakis ise İsrail ile imzalanan anlaşmanın ahlaki ve stratejik boyutunu eleştirerek, "Yunan halkının ezici çoğunluğu soykırımcı politikalara karşıyken, yönetici elitlerimizin bu rezil anlaşmayla ülkemizi lekelemesine izin verdik" ifadelerini kullandı.

Basında "bulanık tablo" ve bağımlılık uyarısı

Yunanistan’ın köklü yayın organlarından To Vima, "Aşil Kalkanı’nda kaynak kodu konusunda bulanık tablo" başlığıyla yayımladığı analizde, İsrailli yetkilinin açıklamalarının hükümetin önceki tezleriyle taban tabana zıt olduğunu vurguladı.

Efimerida ton Syntakton ise İsrail tarafının "teknoloji transferi" ve "ortak kullanım" ifadelerini öne çıkarmasına rağmen kaynak kodunun fiziki teslimine hiçbir resmi belgede yer verilmediğini yazarak Atina’nın teknolojik bir açmaza sürüklendiğini aktardı.

3 milyar avroluk pakette neler var?

Tel Aviv'de 31 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan yaklaşık 3 milyar avro bütçeli anlaşma, Yunanistan hava sahasında çok katmanlı ve entegre bir savunma kalkanı oluşturmayı hedefliyor. Proje kapsamında; Rafael üretimi uzun menzilli balistik füze önleme sistemi David's Sling (Davud Sapanı) ile IAI tarafından geliştirilen orta ve uzun menzilli Barak MX füze bataryaları ana vurucu gücü oluştururken, kısa ve orta menzildeki tehditlere karşı SPYDER hava savunma sistemleri devreye girecek. Tehditlerin erken tespiti ve takibi için IAI'nın çok görevli MMR radarları kullanılırken, tüm bu katmanların koordinasyonu ve sahadaki ortak yönetimi ise Rafael liderliğinde kurulacak yeni Ulusal Komuta-Kontrol (C2) altyapısıyla sağlanacak.

Kaynak koduna erişimin kısıtlı olması, olası bir kriz anında ya da yazılım güncellemesi ihtiyacında Atina'nın üretici şirkete ve İsrail devletinin onayına doğrudan muhtaç kalacağı endişelerini zirveye taşımış durumda.

Kaynak: AA