İkiyüzlü görüşme süreci

Kıbrıs’ta görüşmeler varmış… Bu görüşmelerde bir sonuca ulaşılacak Eylül’de bilemediniz birkaç ay sonra çözüm olacakmış.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı çözümde kararlıymış.

Görüşmeci Özdil Nami çok, ama çok kararlıymış.

Ne görüşülüyor kardeşim?

Hani siyasi eşitlik idi?

Hani uzlaşmak için empati, yeni Türkçeyle “duygudaşlık” gösterilecekti?

Sahi, hani biz boyuna empati yapıyoruz ya, ne zaman Rum tarafı empati yapıp Kıbrıs Türkünden özür dileyecek?

Ne derseniz deyin, Kıbrıs sorununun temeli Kıbrıs Türkleri açısından adada iki halkın varlığının, eşitliğinin kabul edilmesi. Hani o Rum tarafının baskısıyla Rusya’nın veto tehdidiyle yayınlanamayan Kofi Annan raporunda deniliyordu ya, “Adadaki iki toplum arasındaki ilişki azınlık, çoğunluk değil, aynı vatanı paylaşan iki eşit toplum ilişkisidir” değil mi? Eşitlik, insanca yaşam ve güvenlik, başka ne istedik ki?

Peki Rumlar ne istedi hep? Ada bir kere onların. Öyle bir kısmı falan değil, tümü. Kıbrıs Türkü 500 sene önce gelmiş, geri dönmeyi unutmuş turistler gibi bir “azınlık”. Rum tarafı Kıbrıs Türküne verse verse ileri azınlık hakları verir, Türkler şımarmamalı. Çözümün de olmazsa olmazı Türkiye’nin adadan def edilmesi.

Sayın Akıncı da görüşmeci heyeti de ellerini vicdanlarına koysunlar, kapalı kapılar ardında Rum görüşmecilerin kendilerine bunlardan farklı ne dediklerini bir düşünsünler. Ne demişlerse sadece kandırma amaçlıdır, hayata geçiremezler, ellerinde değil, genetik bir bozulma onlar açısından bu durum.

Dün ne kadar Türklerden nefret ediyor idiyse Anastasiades’in babası, dayısı, amcası, yani EOKA’nın kurucular, bugün de onun gözetiminde büyüyen yeni faşistler aynı duygularla büyüyor. Bakmayın barış güvercini olarak gördüğüne bazı gafillerin, Anastasiades eski EOKA’cıların kurduğu Disi’nin başkanı değil miydi?

Dünkü tedhiş örgütü EOKA’nın yerini Elam aldı. Rum kesimine geçen Türklere saldırıldı. Kimse doğru dürüst ses çıkaramadı, Türk temsilcilerine saldırıldı. Sonuç? Kınadı sayın Cumhurbaşkanı Akıncı, Nikos Anastasiades dostu da Türkçe mesaj yayınladı hani… Yedik, yuttuk bir kez daha. Ne de olsa Rumlar hep alacaklı, hem mağdur, hep haklı… Empati göstermek lazım.

Ne oldu, Elam partileşti, seçime katılma hakkı kazandı. %3 civarında oy alacağı hesaplanıyor.

Kıbrıs Türkünün kanını içmeye azmetmiş %3 Rum ne demek? 20 bin civarında azılı haydut var karşımızda demek.

Sonra, Rum tehdit değilmiş. Türk askeri çekilsin, Kıbrıs’ta Türk askeri kalmasın, ada askersizleşsin, barış hakim olsunmuş. Güzel hikaye değil mi?

Bir yanda İngiliz üsleri kalacak, İngiltere’si, ABD’si, Fransa’sı serbestçe kullanacak. Diğer yandan Rusya’sı Rum liman ve havalimanlarını istediği gibi kullanacak. Üstelik Elam her gün Türk kanı içme yeminleri yapacak. Ama ada silahsızlanacak.

Ne güzel hikaye.

Sayın Cumhurbaşkanı Akıncı da görüşmeci heyeti de elbette iyi niyetli. Sağcısıyla, solcusuyla tüm Kıbrıs Türkü gibi adada barış anlaşması yapılarak geleceği görebilecekleri bir düzene taşımak istiyorlar halklarını.

İyi de olmazsa olmazlar var.

Siyasi eşitlik bunların en önemlisi. İki kesimli, iki toplumlu düzen de ikincisi. Bu düzen ister iki devlet içinde, ister konfederasyon ister federasyon olsun her halükarda Kıbrıs Türk halkı toprağıyla nüfusuyla mal varlığı, meclisi ve yönetimiyle kendine ait veya büyük çoğunlukla kendine ait bir düzen talep ediyor ve bunda da haklıdır.

Ada kaynakları iki halkın eşit malıdır. Yıllardır bu konu hep sorun oluşturdu ve son görüşmeler de bir nevi moratoryum ilanı sonrasında başlamadı mı?

Ne oldu peki? Hani karşı tarafı zora sokacak adımlar atılmayacak idi? Hani yeni ihaleye çıkılmayacak, adanın ekonomik alanında çözüme kadar tasarrufta bulunulmayacaktı?

Rumlar adanın ekonomik çıkar bölgesinde imtiyaz alanları ihalesine çıktılar yine.

Ve Akıncı yine Rum liderle iyi niyetle görüşecek, çözüm arayışına devam edecek.

Dostum buna iyi niyet değil, kibarca saflık halk dilinde enayilik derler.

Haberin ola…