Ölümlü trafik kazaları ve ‘cezasızlık’ politikası sürekli gündemde, cezaların ağırlaştırılması talep ediliyor. Özellikle eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık'ın kızı Fatıma Zehra Kınık Demir’in 17 yaşındaki Batın Barlasçeki'nin ölümüne neden olması ve sadece iki yıl altı ay hapis cezası verilerek serbest bırakılması toplumun vicdanını yaralamış, tepkilere neden olmuştu.

Ölümlü trafik kazalarındaki cezasızlığa bir tepki de 16 yaşındaki kızı Zeynep Naz Sarıkaya’yı kaybeden Ümmügülsüm Sarıkaya’dan geldi. Change.org’da imza kampanyası başlatan Anne Sarıkaya, trafik kazalarında ölümlerin bitmediğinin, her gün yeni bir ölüm haberi aldıklarının altını çizerek şunları ifade ediyor: “Adaletin sağlanmasını istiyorum, trafikte kural ihlali yüzünden ölen her bir can ile omuzlarıma bir yükün daha bindiğini hissediyorum. Eğer Zeynep'in adaleti sağlanmış olsaydı onlar şu an hayatta olabilirlerdi. Trafik yasalarının ivedi bir şekilde değişmesini talep ediyorum ve sesimi meclise, cumhurbaşkanımıza duyurmaya çalışıyorum.”

Yoldan geçmek isterken hayattan kopartıldı

“16 yaşındaki canım kızım Zeynep Naz Sarıkaya, ehliyetsiz ve hız sınırını aşan bir sürücü tarafından hayattan koparıldı. Katile sadece 2 yıl 8 ay ceza verildi ve bu cezanın yatarı olmadığı için şu an serbest. Kızımsa toprak altında...” diyen anne Sarıkaya olayı şöyle anlatıyor: “Zeynep, 9 Ekim 2024 akşamı öğretmenlerinin düzenlediği bir basketbol maçını izlemeye gitmişti. Maçtan eve dönüşte otobüse binmek için Bursa FSM Bulvarı'nda yolun karşısına geçmek isterken hayattan koparıldı. Zeynep, beş şeritli bir yolun yaya geçidinden geçmek isterken aldatıcı lambalar yüzünden ilk iki şeritteki araçların durması ve yanındaki arkadaşının da ‘Haydi geçelim’ demesi ile yola indi, ilk iki şeritteki araçları geçtikten sonra Zeynep'in arkadaşı diğer 3 şeride yeşil ışığın yandığını fark etti, arabanın süratle geldiğini gördü ama tam bu esnada arkadan gelen kuzum Zeynep, arkasında kalan şeritlerdeki araçların da harekete geçmesi sebebiyle paniğe kapılıp kendini öne attı ve bir adımla hayattan, hayallerinden, gençliğinden koparıldı.”

Zeynep Naz Sarıkaya Aile

Adalet Bakanlığı'ndan Rojin Kabaiş soruşturmasına ilişkin açıklama
Adalet Bakanlığı'ndan Rojin Kabaiş soruşturmasına ilişkin açıklama
İçeriği Görüntüle

“Ehliyetsiz ve hız sınırını aştı”

Kızına çarpan kişinin ehliyetsiz olduğuna ve hız sınırını aştığına da dikkat çeken Anne Sarıkaya, “Kızıma çarpan şahıs Efe Şayık, 19 yaşında, ehliyetsiz ve kızıma çarptığı yoldaki hız sınırlaması 30 iken neredeyse hızını 3 katına çıkarak 82.8 ile araç sürüyor ve üç ifadesinde de yola girdiği andan itibaren çocukları gördüğünü söylüyor. Ne frene basıyor, ne de selektör yapıyor. Sağ şeridi boş olmasına rağmen hiçbir kaçınmada bulunmuyor. Eğer direksiyonu bir nebze kırmış olsa Zeynep şu an hayattaydı” diyor.

Kızına çarpan kişinin ehliyeti olsa bile kullanmaması gereken Amarok kamyonete bindiğini, kızına çarptıktan sonra da ambulansı da polisi de aramadığını belirten Anne Sarıkaya şunları aktarıyor; “Çarptıktan sonra olay yerinden kaçıyor. Eğer ambulansı aramış olsaydı Zeynep'in hala yaşama şansı olabilirdi. Çarpan şahıs, saklandığı yerden ailesini arıyor ve ailesi yanına geliyor. Babasının ilk sorusu ‘Alkol var mı?’ oluyor. Yani ‘Çarptığın insanda bir şey var mı? Ambulansı aradın mı? Polise haber verdin mi?’ diye hiçbir düşünce yok, kızımın durumu umurlarında bile değil. Kendileri de ne polisi ne de ambulansı arıyorlar, tek düşünceleri kendi çocuklarını kurtarmak oluyor.”

“Olası kast ile ağır cezada yargılanmalılar”

Kızına çarptıktan sonra ambulansı veya polisi aramadığı gibi kaçan Efe Şayık'ın serbest bırakıldığını belirten ve bunu “ödül” olarak değerlendiren Anne Ümmügülsüm Sarıkaya, “bu olanlar adaletin neresine sığar? Bu, adalet midir?” diye soruyor ve ekliyor; “Ben bu adaleti kabul etmiyorum, trafikte hayattan koparılan çocuklarımız, babalarımız, annelerimiz adına ehliyeti olmayan, alkollü araç kullanan, hız ihlalinde bulunan, makas atarak seyreden, ‘yol benim istediğim gibi sürerim’ diyen sürücülerin ölümlü kazaya karıştıkları zaman olası kast ile ağır cezada yargılanmasını istiyorum.”

“2 yıl 8 ay bilinçli taksirden ceza”

Zeynep'in mahkemesinin bittiğini, şahsın bilinçli taksirden sadece 2 yıl 8 ay hapis cezası aldığını ama infaz yasası dolayısıyla, ‘yatarı olmadığı’ gerekçesiyle serbest bırakıldığını dile getiren Anne Sarıkaya, karara itiraz ettiklerini de hatırlatarak şunları söylüyor: “Dosyamız şu an istinaf mahkemesinde. Para cezası istemiyoruz, hapse girmelerini, yaptıklarının bedelini ödemelerini istiyoruz. Bu kadar sorumsuzluğun, kural tanımazlığın bir cezası olmalı.”

“Yapan yaptığı ile kalmasın”

“Yapan yaptığıyla kalmasın. Şu anda yürürlükte olan yasalar, kural tanımazlara cesaret vermekte. Biz evlatlarımızı yolda, sokakta bulmadık ama yolda ve sokakta kaybettik. Adaletin sağlanmadığı her gün toplum vicdanında büyük bir yara açılıyor ve adalete inanç kaybı yaşanıyor. Yaşanan bu süreç toplumu kendi adaletini sağlamaya teşvik ediyor” diyen Anne Sarıkaya, bu tür katliamların, cezalar uygulanarak, artırılarak engellenebileceğinin altını çiziyor. Anne Sarıkaya seslerine ses olunması, kampanyalarının imzalanması çağrısı yapıyor.

Muhabir: Sultan Özer