Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38. Olağan Kurultayı ile 6 Nisan 2025'teki 21. Olağanüstü Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan ve birleştirilen davanın beşinci duruşması, bugün görüldü. Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi, duruşmayı 24 Ekim saat 10.00'a erteledi. CHP Genel Merkez yöneticileri, duruşmanın görüldüğü saatlerde Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısına katıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, saat 10.00'da başlayan MYK toplantısına başkanlık yaptı.

Yaklaşık 4 saat süren MYK toplantısının ardından CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, gazetecilere açıklamalarda bulundu.

CHP Hollanda Birliği Başkanı Murat Han Gedikli ve yönetimi istifa etti
CHP Hollanda Birliği Başkanı Murat Han Gedikli ve yönetimi istifa etti
İçeriği Görüntüle

"Karşımızda Bir Tek Adam Var"

Deniz Yücel'in açıklamaları şöyle;

"Demokrasinin ayaklar altına alınıp otokrasinin dayatıldığı, 'hukukun üstünlüğünün' yok sayılıp 'üstünlerin hukukunun' egemen kılınmak istendiği, bir avuç azınlığın siyasi hırslarının halk iradesinin üzerinde görüldüğü bir dönemdeyiz.

Hiç şüphesiz 31 Mart yerel seçim sonuçları, AKP'nin 24 yıldır bu ülkede kendine kurduğu saltanatın sonunun geldiğini gösterdi. Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki değişimin gücünü sandıkta görenler, hiç vakit kaybetmeden harekete geçti.

Bakın 31 Mart’tan bu yana Cumhuriyet Halk Partisi olarak ne ile mücadele ettiğimizi size şöyle özetleyebiliriz...

Karşımızda iktidarda kalabilmek için her türlü haksızlığı, hukuksuzluğu, vicdansızlığı yapan, kaybetmeyi hazmedemeyip sadece saldıran, çamur at izi kalsın deyip akla gelmedik iftiralar atan, devletin erklerini siyasi amaçları doğrultusunda birer araç olarak kullanan bir iktidar var. Karşımızda, her seçimden önce 'Bu defa son adaylığım' deyip deyip yeniden aday olan, olamıyorsa yeniden aday olmanın formüllerini arayan, 24 yıllık iktidarının sonunda milleti yokluğa ve yoksulluğa mahkûm eden bir tek adam var.

Bu tek adam ve onun talimatlı yargısı, her yeni güne bir şafak operasyonuyla başlıyor, milli iradeyi gasbediyor, CHP’li Belediyeleri halka hizmet edemez hale getirmeye çalışıyor.

"CHP'de Kavga Yok"

Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin kurucu partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi 86 milyonun dedesinin, atasının partisidir. Bu ülkenin her bir ferdinin, aile büyüğünün Cumhuriyet Halk Partisi’ne mutlaka oy vermişliği vardır. Cumhuriyet Halk Partisi, milleti ile iç içe geçmiş, birlik olmuş bir partidir, halkın partisidir. Dolayısıyla bir kişinin siyasi emellerine, hırslarına kurban edilemeyecek kadar kıymetlidir.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihini bilmeyenlerin, başarısını hazmedemeyenlerin mimarı olduğu, 19 Mart hukuk darbesi ile başlayan bu hukuksuzluk sürecinin bir başka ayağı, geçtiğimiz hafta İstanbul İl Başkanlığımızda yaşandı.

CHP’nin bu ülkenin kurucu partisi olduğunu, Atatürk’ün partisi olduğunu, köklerinin Anadolu ve Rumeli Müdafai Hukuk Cemiyetlerinden aldığını ve savaş meydanlarında kurulduğunu idrak edemeyenlerin veya kabul edemeyenlerin, Cumhuriyet Halk Partisini adliye köşelerinde, mahkemelerde, yandaş kanallarda tartıştırarak, itibarsızlaştırmaya çalıştıklarının farkındayız.

'CHP’de kavga var' diyorlar. 'CHP’de kavga var' diyenlere cevabımızdır. CHP’de kavga yok. CHP’de geçmişin yarışan tarafları bugün partimize yönelen saldırılara karşı, partimize yapılmak istenen organize kötülüğe karşı bir olmuşlardır.

CHP’de kavga yok. CHP’nin önlenemez, engellenemez yükselişini sekteye uğratmak için CHP’de kavga var görüntüsü vermeye çalışan bir iktidar ve o iktidarın işbirlikçileri ve aparataları var.

"Geldikleri Gibi Gidecekler"

Bu hukuksuzluğun bir parçası olup da iktidarın seçilmişlere zulmetmesine çanak tutanlar da elleri boş bir şekilde geldikleri gibi gidecekler, Ama Türk siyasi tarihinde bir kara leke olarak kalacaktır. Anlayamadıkları, hesaplayamadıkları bir şey var; bu mesele Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir, bu mesele memleket meselesidir. Bu mesele demokrasi meselesidir. Bu mesele beka meselesidir.

"Kurultay Davası Redde Mahkûm Bir Davadır"

Bildiğiniz gibi bugün Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesinde 38. Olağan kurultayımızın iptal edilmesi, hukuki ve kamuoyunda bilinen ismiyle mutlak butlan istemiyle açılmış bir dava görüldü. Bu dava ve bu tarz davalar partimizi tartıştırmaya yönelik davalardır. Biz aynı saatlerde MYK toplantımıza başladık.

MYK toplantımızda olağan gündem maddelerimizi yani parti program çalışmalarımızı, ekonomiyi, dış politikayı ve güvenlik konusunu görüştük.

Her şeyden önce, bir hukukçu olarak gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki; bugünkü dava redde mahkûm bir davadır.

Mahkeme bir takım usulü eksiklikler nedeniyle duruşmayı 24.10.2025 tarihine ertelemiş ve bu eksiklerin giderilmesi konusunda ara karar oluşturmuştur. Davacıların, kurultayımızı erteleme talebi reddedilmiştir. Davacıların tedbir talepleri, daha önce 9 kez reddedildiği gibi bugün 10. kez reddedilmiştir.

Mahkemece hem 21.09.2025 tarihinde gerçekleştirilecek olan olağanüstü kurultayımız, hem de 24.09.2025 tarihinde gerçekleştirilecek olan olağanüstü İstanbul İl Kongresine ilişkin kurultay ve kongre gerçekleştirildikten sonra ilgili seçim kurullarına yazı yazılarak oy kullanan ve kullanmayan delege listelerinin ve birleştirme tutanaklarını istenmesine karar verilmiştir.

"Şikâyetçi Olanlar CHP Üyesi Değil"

Burada şunun özellikle altını çizmek isterim. Birileri hep 'şikâyet eden de edilen de CHP’li' diyorlar ya, bu davayı açan kişi, yani Hatay eski Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfi Savaş, davayı açmadan çok önce, işlediği bir parti suçu nedeniyle partimizden ihraç edilmiştir. Davayı açtığı tarihte CHP üyesi değil. Dolayısıyla Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre taraf sıfatı, husumet ehliyeti, yani bu davayı açma hakkı dahi yok. Bu davaları açanlar CHP’li değil, üyemiz değil, karşımızda CHP’liler yok, iktidarın aparatları var.

Muhabir: Nur Yıldız