CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülşah Deniz Atalar ve Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, kültür politikaları, Devlet Tiyatroları ve Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’ndaki son gelişmelere ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Gülşah Deniz Atalar, kültür kurumlarının siyasi sadakatle değil, sanatsal liyakatle yönetilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Devlet Tiyatroları bir siyasi parti sahnesine, konservatuvarlar ise bir sessizlik alanına çevrilmemeli" dedi.

“Cumhuriyet’in Kültür Politikası: İtaat Eden Değil, Sorgulayan Sanattır”

CHP Genel Merkezi'nde gerçekleşen toplantıda Atalar şu ifadelere yer verdi:

23. Uluslararası Bodrum Bale Festivali 31 Temmuz'da başlıyor
23. Uluslararası Bodrum Bale Festivali 31 Temmuz'da başlıyor
İçeriği Görüntüle

"Bizim mücadelemiz, yeni bir düzen kurmak için değil; Cumhuriyet’in emanetini ehline teslim etmek içindir. Cumhuriyet’in kültür politikası, 'itaat eden sanat' değil; düşünen, sorgulayan, özgür bir sanatı savunur. Ve biz bu ilkeyi her koşulda savunmaya devam edeceğiz."

Atalar, Devlet Tiyatroları’nın sanatsal özerkliğinin zedelendiğini ve kurumun liyakat yerine kişisel sadakatle yönetilmeye başlandığını ifade etti.

Hacettepe Konservatuvarı’nda Ders Veren Sanatçılar Görevden Alındı

"Muhsin Ertuğrul’un halkla buluşturduğu sahne, bugün sessizlikle kuşatılıyor; tiyatro, eleştiriden değil, biattan beslenen bir yapıya zorlanıyor. Bu sorun yalnızca sahnede değil, eğitimde de yaşanıyor. Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü, 90’ıncı yılında tek bir sanatçı hocası olmadan yeni eğitim–öğretim yılına başladı. Devlet Tiyatroları’nda görev yapan sekiz sanatçı hocanın ders vermek için aldığı izinler iptal edildi, rektörlük onayıyla çalışan dört öğretim görevlisinin de izinleri yenilenmedi. Bu keyfi karar sonucunda 12 isim bir gecede eğitimden uzaklaştırıldı; iki öğretim görevlisi ise bu duruma tepki göstererek görevlerinden ayrıldı. Yıllardır hem sahnede hem sınıfta emek veren bu sanatçılar, tek bir gerekçe gösterilmeden, bir teşekkür bile edilmeden görevlerinden alındı. Bu insanlar yalnızca hoca değil; tiyatronun hafızası, düşünsel sürekliliğidir. Onları susturmak, bir üniversiteyi değil, bir geleneği susturmaktır. Üstelik bu karar, yalnızca öğretim kadrosunu değil, öğrencileri de doğrudan mağdur etmiştir. Yılda sınırlı sayıda öğrenci kabul eden, eğitimini güçlü bir ekol geleneği içinde sürdüren konservatuvar sistemi; bu kopuşla birlikte geleneğin sürekliliğini kırmıştır."

Kültürel Vesayet Eleştirisi: “Cumhuriyet’in Kültür Kodları Tahrip Ediliyor”

Atalar, AK Parti iktidarını kültürel hegemonyacılıkla eleştirerek şu ifadeleri kullandı:

“Sanatın özgürleştirici gücü törpülenmekte, kültür siyasetin ideolojik vitrini haline getirilmektedir.”

Kültür Bakanlığı’nın özel tiyatroları desteklemek yerine yalnızca Devlet Tiyatroları’na kaynak aktardığını belirten Atalar, sansür, ekonomik eşitsizlik ve görünürlük sorunlarına dikkat çekti.

Erdal Beşikçioğlu: “Konservatuvarın Fabrika Ayarlarıyla Oynamayın”

Etimesgut Belediye Başkanı ve usta oyuncu Erdal Beşikçioğlu, Hacettepe Konservatuvarı'ndaki gelişmeleri şu sözlerle değerlendirdi:

“Bu kurum, Carl Ebert, Muhsin Ertuğrul ve Cüneyt Gökçer’in mirasını taşıyor. Eğitim kadrosuna yapılan bu müdahale, sadece bir okulu değil; Devlet Tiyatroları'nın karakterini de zedelemektedir.”

Beşikçioğlu, devlet tiyatrosunun özel tiyatroların önünü aydınlatan bir kurum olması gerektiğini vurguladı.

“Sanata Erişim Lüks Değil, Yurttaşlık Hakkıdır”

Atalar, sanata erişimin bir elit hak değil, toplumsal bir hak olduğunu vurguladı:

“Kültür, seçilmiş bir azınlığın değil, halkın ortak hakkıdır. Rene Maheu’nun dediği gibi: Her birey, toplumun kültürel yaşamına katılma hakkına sahiptir.”

“Tiyatro, Özgür Bir Ulusun Vicdanıdır”

Atalar son olarak şu ifadelerle açıklamasını noktaladı;

“Tiyatro yalnızca bir sanat değil; özgür bir ulusun vicdanıdır. Kültür kurumlarını siyasi sadakatle değil, sanatsal liyakatle yönetin.”

Muhabir: Nur Yıldız