Memlekette ekonomik belirsizliklere reçete niyetine 24 Haziran’da sandığa gidilmesi kararı alınmışken, ana muhalefet partisi cephesinde Cumhurbaşkanlığı adaylığı belirsizliği yaşanması siyasette kararsızlığı tetikliyor. CHP, aday gündeminde Abdullah Gül ismi üzerine taban baskını ve milletvekili isyanıyla çizik atmış görünüyor ancak ilan edeceği aday ile özellikle sandıktan uzaklaşa kararsız seçmen kitlesini kazanabilecek mi? Ankara’da geçtiğimiz günlerde siyaset epeyce hızlandı ve tabiri caizse ana muhalefet, Abdullah Gül virajından kazasız ama belki kısmen az hasarla geçti. CHP açısından Gül ismi konuşulmaya başlamasıyla birlikte tabanda “Meral Akşener’i desteklerim”, “Oy kullanmayacağım” gibi tepkiler yükseldi. CHP tabanı, önceki gün akşam TBMM Parti Grubu’nu basına kapalı genel merkezde toplandıktan sonra kameralar karşısında “Abdullah Gül ismi gündemimizde yok” açıklamasıyla adeta nefes aldı. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in, toplantı öncesinde Twitter aracılığıyla Gül’ün adaylığı konusunda “Yeter” diyerek tepki gösterdikten sonra CHP Grubu adına adaylık tartışmasını sonlandıran da isim olması da dikkat çekti. Bu noktada CHP yönetimi açısından Gül’ün adaylığına kapıyı kapatma konusunda son 1 haftadır yazılanları, konuşulanları izlemekle yetinilmesi ise partide hasara yol açıp açmadığı meselesi şimdilik rafa kaldırıldı gibi. Gül’ün adaylığı bakımından Saadet Partisi (SP) için yarışa girmesine ise “imkansız” yorumu yapılıyor. Gül’ün adaylıkta önünü kapatan hamleyi, Ankara’da son 1 haftadır yürütülen muhalefet partileri arasındaki görüşme trafiğinde “Adaylıktan vazgeçmiyorum, 100 bin imza ile aday olacağım” ısrarındaki Meral Akşener’in yaptığı da yorumlanıyor. Şimdi SP ve Demokrat Parti’nin (DP), İYİ Parti ile birlikte ittifak oluşturması seçeneği gündemdeki yerini koruyor. Akşener’in, SP ve DP’nin de adayı olup olmayacağını önümüzdeki günlerde ittifak müzakeresi belirleyecek görünüyor. CHP cephesinde ise, “Peki kim Cumhurbaşkanlığı adayı gösterilecek?” sorusu gelecek haftaya değin gündemde kalacak gibi.. Bu arada Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Cumhurbaşkanlığı adaylığına başvuru tarihi ve koşullarını ilan etmiş olacak ancak CHP, seçim takvimde belki de son anda kararını duyurma noktasında. Bunun nedeni Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisini değil başka bir ismi aday gösterme isteği olarak işaret ediliyor. Ancak kendisi ve ekibine “sıcak” geldiği yorumlanan ya da en azından günlerce konuşulmasına izin verdiği Gül ismi gündemden kalktığı için adayı belirlerken farklı kesimlerden görüş almaya devam edeceği konuşuluyor. Ama görüşleri dinleyeceği belirtilse de Kılıçdaroğlu, önceki akşam CHP Grubu’na kendi aday profilini de tarif etti. Bu profilde, özellikle “ekonomi bilgisi” vurgusu göze çarparken, Kılıçdaroğlu’nun, Türkiye’nin 24 Haziran sonrasında yaşayabileceği ekonomik kriz tablosuna hazırlıklı olmanın altını çizdiği anlatıldı. Kılıçdaroğlu’nun çizdiği profilde, “başarı hikayesi” ve “herkesi kucaklayabilme” gibi özellikler de var. Kılıçdaroğlu’nun profiline ilişkin CHP içerisinden “Neden kadın aday düşünülmüyor?” eleştirisi de söz konusu. Kılıçdaroğlu ve grupta söz alan 42 milletvekilince ağırlıklı olarak anlatılan aday profilindeki “erkek” vurgusuna tepki de var. Profile ilişkin bir başka eleştiri ise, “Amaç parlamenter sisteme geri dönüş değil mi?” noktasında. Aday kim olursa olsun CHP’den parlamenter sisteme geri dönüşü sağlaması beklentisi nedeniyle Cumhurbaşkanı’nın yeniden simgesel rolüne döndürüleceği ve dolayısıyla simgesel bir isim olması gerektiği görüşü de var. Kılıçdaroğlu’nun profili bakımından iktisatçı kimliğiyle Yılmaz Büyükerşen ismini aday gösterebileceği konuşulurken; parti içi rakibi Muharrem İnce’nin adı geçmeye devam etse de pek olası görülmediğini ifade etmek mümkün.. 1937 doğumlu Büyükerşen’in Cumhurbaşkanlığı adaylı konusunda handikabı ise sıklıkla “yaş” olarak vurgulanıyor. Bu tabloda, Kılıçdaroğlu’nun, yakın çevresince yapılan tavsiyeler ile işin başında karşı çıksa da kendi adaylığı noktasına gelebileceği iddiası gündemde. Peki CHP sürpriz aday çıkarabilir mi? İşte belki de kilit soru budur. Eğer CHP, karşısındaki AKP – MHP iktidar ittifakında şaşırma etkisi de yaratabilecek sürpriz bir aday çıkarabilirse gençleri de sandığa taşıyabilir. O sürpriz aday içinse mesela neden kadın olmasın ki notunu düşebiliriz.