Yıllardır bir araya geldiğimizde öncelikle spordan ya da vatanın halinden söz eden bir yapımız vardır. Eksik olmasın her iki konuda elimize kimse su dökemez, yakamıza yapışmış spor ve siyaset hiç yalnız bırakmaz bizleri. Yatıp kalkıp ne olacak bu ülkenin hali bu yıl şampiyon kim olacak muhabbetti yaşamın zorluklarını geriye iteler birden bire. Spor sözü edilince; İş bulup çalışandan, iş arayan binlerce eğitimliden az eğitimli kadın- erkek gençlere ve asgari ücretin altında  çalışandan emekli maaşı alana hatta hiç geliri olmayana dek geçim sıkıntısı kafaların içine sıkıştırılmış durur bekler. İster erken olsun, ister baskın olarak adlandırılsın, zamanında da yapılsa seçimler beklentilerin gerçekleşeceği umutlar olarak görülür halkın gönlünde. Umutların azaldığı ve siyasetten bıkıldığı anlarda ise araya  gündeme spor ve özellikle futbol girer veya sokuşturulur. Bu sokuşturmayı fırsata çevirmek için siyasileri açıklamalarıyla müdahaleye gecikmezler; vatandaşın rahatlamak için konuştuğu spora el atarak beni unutmayın derler. Gündemin Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri olduğu sırada, siyasetin ısındığı anlarda birden bire finale bir adım kala  oynanan Fenerbahçe Beşiktaş kupa maçı oturuverdi. Fenerbahçe stadı olarak bildiğimiz sahada taraftarların neden olduğu çirkin ve kötü tezahüratlar ile sahaya yağmur gibi yağan ve köşe atışlarının yapılmasını engellemeye yönelik çeşitli maddelerin bir çok kez atılmaya devamı maçı tatil ettirdi. Burada maçın  yorumundan kaçınarak olaylara tarafsız bakmak gerekir. Hakem karşılaşmanın sağlıklı oynanamayacağı görüşü ile soyunma odasına giderek maçı tatil etti. Bunda Beşiktaş teknik direktörünün kafasına aldığı darbe ile yaralanması, can güvenliği nedeniyle Beşiktaşlı futbolcuların soyunma odalarına gitmeleri de etkili oldu. Futbol oyunları da seçimler gibi önceden belirlenmiş kurallar içerisinde  gerçekleşir. Kuralların belirli olduğu durumlarda uygulayıcılar ise kanunlarla belirlenmiştir. Durum bu iken karar vericilerin dışında siyasilerin başta olmak üzere yöneticilerin karar verilmeden farklı görüşlerle müdahale gibi görülebilecek davranışlarda bulunmamaları gerekirdi. Her zaman olduğu gibi bu kez de siyasilerin maçın sonucuna etki edeceği olarak görülen  maç sonrası görüşlerini açıklamaları siyasetin dışında birleştirici güç olarak değerlendirdiğimiz sporu da siyasetin içine birkez daha sokmuş oldu. İlk görüş Fenerbahçe taraftarı olarak bilinen Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’dan geldi; olaylar bir provakosyon olayıdır olarak yorumlanacak şekilde. Seçimlerin ardından yaşama geçireceği YENİ YÖNETİM SİSTEMİ'nde; yürütmeyi daha güçlü, yasamayı daha itibarlı, yargıyı daha bağımsız hale getirmeyi hedefliyoruz diyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan›ın maç konusunda, gönlünde hangi takım olursa olsun PFDK kararını açıklayana dek karara etki edebilecek olarak değerlendirilen görüşünü açıklamaması beklenirdi, ama beklenen olmadı. Karar açıklanmadan bir süre önce  ise bir başka siyasi, MHP lideri Devlet Bahçeli üzerine vazifeymiş gibi attığı tweet›ten görüş iletiyor. Bahçeli “İnanıyorum ki, Türkiye Futbol Federasyonu; Fenerbahçe Beşiktaş futbol müsabakasını kaldığı yerden devam ettirip sahalara fitne yaymaya, bu yolla toplumsal huzur ve dayanışma ruhunu bozmaya azmetmiş mihrakların hesabını bozacak, alçak planlarını başlarına geçirecektir” diyerek siyasetin karar mekanizmasına etkisi olduğunu gösteriyor. Kısaca maç kaldığı yerden oynanmalı diyerek siyasetin spora müdahalesinin olabileceğinin işareti veriyor. Her iki siyasinin söylemlerinin yansıması olarak da düşünebilecek PFDK kararı ise daha sonra aşağıdaki gibi açıkladı. Karara baktığımızda Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş'in kafasının yarılmasından söz edilmemesi ve kararda yer almaması gözden kaçmıyor. PFDK Kararları- 25.04.2018 tarihli karar ise şöyle Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’nun 25.04.2018 tarih ve 73 sayılı toplantısında almış olduğu kararlar aşağıda belirtilmiştir. 1- FENERBAHÇE A.Ş.’nin, 19.04.2018 tarihinde oynanan FENERBAHÇE A.Ş. -BEŞİKTAŞ A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde kupa kategorisinde ev sahibi kulüp olduğu müsabakada ilk kez gerçekleştirilmesinden dolayı İHTAR CEZASI ile cezalandırılmasına, Aynı müsabakada FENERBAHÇE A.Ş.’nin, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 3 RESMİ MÜSABAKAYI KENDİ SAHASINDA SEYİRCİSİZ OYNAMA CEZASI ve 1.000.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, Aynı müsabakada FENERBAHÇE A.Ş.’nin, merdiven boşluklarının boş bırakılmamasından dolayı 65.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, Aynı müsabakada FENERBAHÇE A.Ş. görevlisi ALİ BOZAN’ın, rakip takım mensubuna yönelik saldırısı nedeniyle takdiren 45 GÜN HAK MAHRUMİYETİ CEZASI ile cezalandırılmasına, Aynı müsabakada FENERBAHÇE A.Ş. görevlisi GÖKHAN UYANIK’ın, rakip takım mensubuna yönelik saldırısı nedeniyle takdiren 90 GÜN HAK MAHRUMİYETİ CEZASI ile cezalandırılmasına, 2- BEŞİKTAŞ A.Ş.’nin,19.04.2018 tarihinde oynanan FENERBAHÇE A.Ş. -BEŞİKTAŞ A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında,taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde kupa kategorisinde misafir kulüp olduğu müsabakada 2. kez gerçekleştirilmesinden dolayı 2.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, Aynı müsabakada BEŞİKTAŞ A.Ş.’nin, merdiven boşluklarının boş bırakılmamasından dolayı 45.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, Aynı müsabakada BEŞİKTAŞ A.Ş. sporcusu KEPLER LAVERAN DE LIMA FERREIRA’nın, rakip takım sporcusuna yönelik ciddi faulü nedeniyle takdiren 1 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına, Aynı müsabakada BEŞİKTAŞ A.Ş. görevlisi ERDİNÇ GÜLTEKİN’in, rakip takım mensubuna yönelik saldırısı nedeniyle takdiren 45 GÜN HAK MAHRUMİYETİ CEZASI ile cezalandırılmasına, Aynı müsabakada BEŞİKTAŞ A.Ş. sporcusu TOLGA ZENGİN’in, güvenlik görevlisine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle takdiren 1 RESMİ MÜSABAKADAN MEN ve 13.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir. PFDK Başkanı Av. E. Polat YILMAZ Verilen kararı bir yana bıraktığımız-da; işimize gelinmeyen olaylarda hemen bu BİR TİYATRODUR diyenlerimiz  siyasilerden spor yöneticilerine, her yaş ve kültür düzeyindeki taraftara dek uzar gider. Tiyatro oyununun sahnelenmesi için; oyunun bir yazar tarafından yazılması gerekir, sahnelenmesi için yönetmen başta olmak üzere ışıkcı, dekorcu, sesci ve bir çok oyuncu gerekir. Şimdi BEŞİKTAŞ FENERBAHÇE›nin yarım kalan maçı sonrası oyunun yazarı, yönetmeni ve oynayanlarını bir düşünelim; maç için verilen karara bakalım. Burada Beşiktaş›ın suçu nedir, sahaya çıkmamış soyunma odasına gitmiş olması mı, hakem de gitmiş soyunma odasına. Madem maçın oynanması için sahada sorun yoktu durum normaldir, neden hakem sahaya yeniden dönerek çıkıp Beşiktaş›a maçı oynatıyorum gelin çağrısını yapmadı (Beşiktaşlı futbolculardan bir kaçı da hakem sahada iken sahadalar, sonra soyunma odasına gittiklerinin görüntüleri de var.) Sonra neden önce Fenerbahçeli Cumhurbaşkanı olaya müdahil olup provokasyon dedi ve karardan bir gün önce de siyasilerden MHP’li Bahçeli maçın kaldığı yerden oynanması gerektiğini tweetinden duyurdu. Bütün bunlar bir yerlere mesaj vermek için miydi.Neden işe siyasiler müdahil oldu. Siyasiler; partilerine oy veren başka takımlardan bir çok spor sever ve taraftar varken bir takıma destek verir gibi algılanan açıklamalardan kaçınmaları gerekir diğer taraftarları küstürmemek için. Hatta tam olmasa da destek verdikleri gibi algılanan takım taraftarlarının da kendilerine oy verip veremeyeceklerini  bilemedikleri gibi. Spor karşılaşmaları, önceden belirlenmiş ve uluslararası spor kuruluşlarınca kabul edilmiş kurallara göre hangi dallarda yapılırsa yapılsın her zaman arındırılmış, siyasetten uzak, toplumları birleştirici, seyredenlere keyifli anlar yaşatacak fair play anlayışı ile yapılmalıdır