Elektrik faturalarında gelecek yıldan itibaren devreye alınacak gelir bazlı kademeli destek modeli, milyonlarca abonenin ödeme yükünü yeniden şekillendirecek bir düzenleme olarak gündemde. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın yıllık tüketim sınırını 5.000 kWh’ten 4.000 kWh’e düşürmeye hazırlanması, özellikle yüksek tüketimli haneler için ciddi bir maliyet artışı anlamına geliyor. Kademeli tarifede üst basamaklara geçecek abone sayısının artması, “Bu adım devlet desteğinin daraltılması mı, yoksa örtülü bir zam mı?” sorusunu da beraberinde getirdi.

Gümüş yatırımcıları dikkat: Fiyatları baskılayan nedenler ve gümüşte kritik seviyeler!
Gümüş yatırımcıları dikkat: Fiyatları baskılayan nedenler ve gümüşte kritik seviyeler!
İçeriği Görüntüle

Türkiye genelinde 42 milyon elektrik abonesinin büyük bölümünü doğrudan ilgilendiren bu dönüşüm, kamuoyunda tartışma yaratırken, konuyu TÜKONFED (Tüketici Konfederasyonu) Enerji Komisyonu Başkanı ve enerji uzmanı Abdullah Koç’a sorduk. Koç, hem yeni modelin teknik boyutunu hem de tüketici üzerindeki etkilerini anlatarak, düzenlemenin görünmeyen yönlerini 24 Saat'e değerlendirdi.

“Yönetmelik değişikliği mi, gizli zam mı?”

TÜKONFED Enerji Komisyonu Başkanı ve enerji uzmanı Abdullah Koç, tartışmaların iki uca sıkıştığını belirterek teknik zeminin doğru anlaşılması gerektiğini vurguladı. Koç, devlet desteği ile gizli zam tartışmalarının, elektrik piyasasındaki mevcut yapıyı doğru okumadan anlamlı olmayacağını ifade ederek, şöyle konuştu:

“Devlet desteği ve Son Kaynak Tedarik Tarifesi iki farklı şey. Bu terimleri düzeltmemiz gerekiyor. SKTT dediğimiz kapsama var. Yönetmelikte geçen bir şey bu. Diyor ki: Eğer siz geçmiş tespit dönemi içerisinde güncelde, 5.000 kWh’ın üzerinde bir tüketim karakteriniz varsa artık serbest tüketici olmak zorundasınız. Eğer bu rakamın altındaysanız devlet diyor ki, ben size kademeli tarifeden elektrik kullanımına izin veriyorum. Bu da aslında bir yönüyle ‘Ben bu durumu sübvanse ediyorum’ demek. ‘Devlet desteği’ denilen şey aslında bu.”

“4.000 kWh üstü serbest tüketici olacak”

Düzenlemenin temelinde Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) bulunduğunu hatırlatarak mevcut sınırların aşağı çekilmesinin uzun süredir beklenen bir adım olduğunu dile getiren Ko. “Eskiden 5.000 kWh olan sınır önce 4.000’e inecek, sonra da 3.000 kWh seviyesine doğru inmesini bekliyoruz. Bu tüketim düzeyindeyseniz artık serbest tüketici kapsamına giriyorsunuz” ifadelerini kullandı.

“Gerçek devlet desteği için gelir ve hane bazlı net bir çerçeve şart”

Koç, ‘devlet desteği’ söyleminin ancak doğru kriterlerle anlam kazanabileceğini ifade ederek şunları kaydetti:

“Döviz belirsiz, doğalgaz fiyatları hâlâ Türkiye’de çok etkili. Elektrik fiyatlarının seyri de buna bağlı olarak kırılgan. Asgari ücretli bir hanenin, dört kişilik bir aile yapısının net olarak tanımlanması ve desteğin buna göre faturalardan ‘harici’ olarak verilmesi gerekiyor. O zaman buna gerçekten devlet desteği diyebiliriz. Diğer türlü olan şeye devlet desteği demek çok mantıklı gelmiyor.”

“Yüzde 60 ile 100 arasında fatura artışı bekleniyor”

Yeni sınırların, yüksek tüketimli her haneyi daha maliyetli tarifelere taşıyacağını belirten Koç, artış beklentilerine ilişkin şunları dile getirdi:

“Ne yazık ki yüksek tüketimli hanelerde faturalar yüzde 60 ila 100 arasında artacak. SKTT kapsamı zaten maliyeti doğrudan yansıtan bir yapı.”

Yüksek tüketimli haneler dikkat! Enerji Uzmanı Koç uyardı: Aksi ek maliyet demek

Koç, vatandaşların bu süreçte atması gereken en kritik adımın tedarikçisini seçmek olduğunu dile getirerek şu uyarıda bulundu:

“Vatandaşlar hâlâ bu konuda yeterli okuryazarlığa sahip değil, dağıtım şirketlerinin bilgilendirici çabaları ise sınırlı kalıyor. Şunu söylemeliyiz ki 4.000 kWh’ın üzerinde tüketimi olan haneler mutlaka ikili anlaşma yaparak tedarikçisini seçmeli. Aksi hâlde piyasa fiyatının üzerine 1.038 katsayılı ek bir maliyet geliyor ve faturalar çok daha yüksek çıkıyor.

Yıllık tüketimi 4.000 kWh üzerinde kalan mesken aboneleri bağlı oldukları görevli tedarik şirketiyle sınırlı kalmayıp, piyasadaki diğer firmalarla da görüşerek indirimli elektrik satın alma yoluna gitmezlerse, normal piyasa fiyatlarının üzerine 1.038 katsayısı uygulanarak yüksek faturalarla karşılaşacaklar. Vatandaşın burada dikkatli olması gerekiyor; ikili anlaşma yoluyla tedarikçisini hemen değiştirmesi şart. Aksi takdirde durum daha da kötüleşebilir. Bu süreç yavaş yavaş bir çığ gibi büyüyor ve ne yazık ki dediğim gibi, vatandaşın enerji okuryazarlığı oldukça düşük.

Bazı dağıtım şirketleri bilgilendirme yapıyor. Ben TEDAŞ kökenliyim, diyebilirim ki eskiden kamu yararı daha fazla gözetilirdi ve vatandaşlara her şey çok net anlatılırdı. Şimdilerde ise daha çok ticari mantık öne çıkıyor. Yine bilgilendirme yapılıyor, ama vatandaş hâlâ mağdur olabiliyor.”

Muhabir: Nur Yıldız