Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'na (DİSK) bağlı Sosyal-İş Sendikası üyeleri, Bilecik'te zincir market A101 çalışanlarının insani çalışma koşullarına kavuşması talebiyle basın açıklaması düzenledi. Merkez Ertuğrul Gazi Mahallesi'ndeki mağaza önünde toplanan sendika üyeleri, market çalışanlarının su ihtiyacının karşılanması, yemek paralarının piyasa koşullarına uygun seviyeye çekilmesi, oturma ve dinlenme haklarının güvence altına alınması çağrısında bulundu.
"Su temel ihtiyaçtır, işçinin sofrası tasarruf alanı değildir"
Grup adına basın açıklamasını okuyan Sosyal-İş Sendikası Yöneticisi Nisanur Aydın, perakende sektöründe emek veren market işçilerinin en temel haklarından dahi mahrum bırakıldığını savundu. Mağazalardaki çalışma ortamının insan onuruna aykırı olduğunu belirten Aydın, market yönetimine şu sözlerle tepki gösterdi:
"A101 yönetimine soruyoruz: Mağazalarınızı ayakta tutan işçiler, çalışırken içecekleri su konusunda neden sorun yaşasın? İşçinin suyu bir lütuf değil, temel bir ihtiyaçtır. Suyumuzu istiyoruz ve bu talebin peşini bırakmayacağız. Yemek ücretleri konusunda da sözümüz açık: Hayat pahalılığı her gün işçinin sofrasını küçültürken, yemek desteği gerçek yaşam koşullarından kopuk bırakılamaz. Yemek ücretleri iyileştirilsin. İşçinin sofrası şirketin tasarruf alanı olmaktan çıkarılsın."
"İnsan bedeni makine değildir"
Market çalışanlarının gün boyu aralıksız ayakta kalmaya zorlanmasını sert bir dille eleştiren Aydın, oturma ve dinlenme hakkının ertelenemez bir sağlık gerekliliği olduğunu ifade etti:
"Bir de oturma hakkı var. İşçinin saatlerce ayakta durmasını olağan sayan, oturmasını ise sorun haline getiren anlayışa itiraz ediyoruz. İnsan bedeni bir satış reyonu değildir. İşçinin sağlığı, mağazanın görüntüsünden daha önemsiz değildir. İşçi makine değildir. Oturmak ve dinlenmek haktır. Biz ayrıcalık istemiyoruz; işçinin insan onuruna yaraşır koşullarda çalışmasını istiyoruz. Şirketlerin büyüklüğüyle övünülen bir ülkede, o büyüklüğü yaratan emeğin en temel ihtiyaçlarının hâlâ tartışma konusu olması kabul edilemez. Rafları dolduran, kasada duran, ürünleri taşıyan, mağazayı açan ve kapatan işçidir. Taleplere gelince susamazsınız."
"Bugün sekiz mağazadayız, yarın daha fazlasında olacağız"
Eylemlerin her geçen hafta büyüyerek devam edeceğini bildiren Aydın, perakende işçilerine örgütlenme çağrısı yaparak açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:
"İki hafta önce dört mağazanın önündeydik. Bu cuma sekiz mağazanın önündeyiz. Yarın daha fazla mağazanın önünde olacağız. İşçilerle konuşacağız, taleplerimizi anlatacağız, dayanışmayı büyüteceğiz. İşçilerin bir kısmı işini kaybetme korkusuyla susmak zorunda kalabilir; örgütlenmenin anlamı tam da burada başlar. Yaşadığınız sorunlar yalnız sizin değil, hepimizin ortak meselesidir. Korkuyu dayanışmayla, yalnızlığı örgütlenmeyle aşacağız. A101 yönetimine kararlılıkla sesleniyoruz: Suyumuzu istiyoruz, yemek ücretlerimizin iyileştirilmesini istiyoruz, oturma ve dinlenme hakkımızı istiyoruz."





