TÜBİTAK 1001 programı kapsamında yürütülen Paralimpik-Rekreatif Aday Sporcu Yönlendirme Platformu (P-RASP), engelli bireyleri sadece tanılarına göre değil, fonksiyonel kapasitelerine göre en uygun spor branşlarına yönlendiriyor. Kayseri'de hayata geçirilen ve fizik tedaviye gelen bireyleri lisanslı sporculara dönüştüren bu çok ortaklı model, gelecekte Türkiye genelinde uygulanacak bir ulusal yetenek tarama havuzuna dönüşmeyi hedefliyor.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi yürütücülüğünde hazırlanan proje; Nuh Naci Yazgan Üniversitesi, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ve İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi paydaşlığında, İl Sağlık Müdürlüğü ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü iş birliği ile yürütülüyor.

Proje Koordinatörü ve Fizyoterapist Alihan Karaüzüm, sağlık ve spor sistemleri arasında kalıcı bir köprü kurmayı hedefleyen çalışmanın ayrıntılarını 24 Saat ile paylaştı.

ULUSLARARASI PARALİMLİK KOMİTESİ KRİTERLERİYLE EŞLEŞEN SİSTEM

Tıbbi değerlendirme ve dijital yönlendirme sistemi" projenin en dikkat çeken yönlerinden biri. Minimal engel kriterlerini baz alan bu dijital algoritmanın çalışma prensibini biraz açabilir misiniz? Bir engelli bireyin kas kuvveti veya uzuv durumu, yazılımınız tarafından spor branşına nasıl dönüştürülüyor?

P-RASP'ın temel amacı, engelli bireylerin yalnızca tanılarına göre değil, fonksiyonel kapasitelerine göre uygun spor branşlarına yönlendirilmesini sağlamak. Bu kapsamda geliştirdiğimiz dijital algoritma, Uluslararası Paralimpik Komitesi'nin (IPC) minimal engel kriterlerini ve spor branşlarına özgü sınıflandırma prensiplerini temel alıyor. Sistem içerisinde bireyin kas kuvveti, eklem hareket açıklığı, denge, koordinasyon, gövde kontrolü, amputasyon seviyesi, antropometrik ölçümleri ve günlük yaşam fonksiyonları gibi çok sayıda klinik veri değerlendiriliyor. Bu veriler, farklı paralimpik spor branşlarının gerektirdiği minimal performans ve uygunluk kriterleriyle karşılaştırılıyor. Örneğin; alt ekstremite kaybı olan, üst ekstremite fonksiyonları iyi düzeyde olan ve gövde kontrolü yeterli bir birey için tekerlekli sandalye basketbolu, para atıcılık veya para yüzme uygun seçenekler olarak önerilebiyor. Sistem yalnızca fiziksel parametreleri değil, gerekli durumlarda bireyin bilişsel durumunu da dikkate alarak spor önerilerini daha güvenli ve bireye özgü hale getiriyor. Bununla birlikte, yalnızca "uygun" ya da "uygun değil" şeklinde sonuç üretmekle kalmıyor; kararın hangi klinik kriterlere dayandığını da açıklıyor. Böylece süreç şeffaf, izlenebilir ve klinisyen tarafından doğrulanabilir bir yapıya sahip oluyor. Temel hedefimiz, her engelli bireyin potansiyelini ortaya çıkarabilecek en uygun spor branşına bilimsel veriler ışığında yönlendirilmesini sağlamak.

SAĞLIK VE SPOR EKOSİSTEMİNİN KOORDİNASYON SÜRECİ

TÜBİTAK 1001 programı kapsamında geliştirilen bu çok ortaklı yapıda kurumlar arası senkronizasyonu nasıl sağladınız? En büyük operasyonel zorluk ne oldu?

Bu proje; üniversiteler, sağlık kurumları ve spor otoritelerini aynı hedef doğrultusunda buluşturan multidisipliner bir yapı üzerine kuruldu. Kurumlar arası senkronizasyonun sağlanmasında en önemli avantajlarımızdan biri, TÜBİTAK 1001 projesi başlamadan önce Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü arasında oluşturulan resmi iş birliği protokolü oldu. Bu protokol sayesinde sağlık ve spor ekosistemleri arasında güçlü bir iletişim zemini oluşturabildik. Ayrıca düzenli çevrim içi toplantılar, standart değerlendirme protokolleri ve ortak veri yönetim sistemi sayesinde süreç boyunca kurumlar arası koordinasyonu sürdürebildik. En büyük operasyonel zorluk ise sağlık sistemi ile spor ekosisteminin çalışma dinamiklerinin farklı olmasıydı. Bir bireyin hastanede değerlendirilmesinden sonra uygun spor branşına yönlendirilmesi, antrenörle eşleştirilmesi ve sürecin sürdürülebilir şekilde devam ettirilmesi ciddi bir koordinasyon gerektirdi. Özellikle ulaşım süreçleri ve bazı branşlarda sürdürülebilir spor katılımının sağlanması ek koordinasyon gerektiren başlıklar arasında yer aldı. Bununla birlikte, farklı kurumların ortak bir amaç etrafında bir araya gelmesi sayesinde bu zorlukların önemli bir kısmını aşabildik. Aslında proje, sağlık ve spor sistemlerinin birlikte çalıştığında engelli bireylerin spora erişiminin ve sporda sürdürülebilir katılımının önemli ölçüde artırılabileceğini göstermiş oldu.

SPORA KATILIMI ETKİLEYEN SOSYAL VE ÇEVRESEL FAKTÖRLER

200 engelli bireyin değerlendirilmesini yaptınız ancak yalnızca bir kısmı aktif spora başladı. Temel bariyerler nelerdi?

Her bireyin spora başlama kararı yalnızca tıbbi uygunluğa bağlı değil. Bizim sistemimiz uygun spor branşlarını bilimsel olarak öneriyor; ancak spora katılımı etkileyen sosyal, çevresel ve psikolojik birçok faktör bulunuyor. Özellikle ulaşım süreçleri, aile desteği, bireyin kendini spora hazır hissetmesi, eğitim veya çalışma yaşamı gibi faktörler spora katılım kararında önemli rol oynayabiliyor. Bunun yanında bazı bireyler, spor yapabileceklerini ilk kez bu proje sayesinde öğrendi ve bu durum onlar için yeni bir yaşam alanı anlamına geldi. Ancak bazı katılımcılar, kişisel nedenlerle spora başlamayı daha ileri bir tarihe ertelemeyi tercih etti. Ayrıca değerlendirdiğimiz bireyler arasında Kayseri dışından gelerek Kayseri Şehir Hastanesi'nde tedavi gören bireyler de bulunuyordu. Bu bireylerin kayıtlarını alarak yaşadıkları illerde ulaşabildiğimiz ilgili kurumlar ve spor paydaşlarıyla iletişim kurulmasını sağlamaya çalıştık. Projenin gelecekte ulusal ölçekte yaygınlaştırılmasıyla birlikte, engelli bireylerin yaşadıkları şehirden bağımsız olarak uygun spor branşlarına ve ilgili kurumlara daha kolay erişebileceklerini düşünüyoruz. Bu sonuçlar bize, engelli bireylerin spora katılımının yalnızca tıbbi değerlendirmeyle değil, güçlü bir yönlendirme ve destek sistemiyle birlikte ele alınması gerektiğini bir kez daha göstermiş oldu.

Atıcılık Fizyoterapist

REHABİLİTASYONDAN SPORA GEÇİŞTE UYGULANABİLİR MODEL

Projeye dahil olan Fatih ve Kerim gibi gençlerin hikayelerinde "fizik tedaviye gelip sporcu olarak ayrılma" durumu var. Hastanelerin fizik tedavi klinikleri, sizce potansiyel paralimpik sporcuları keşfetmek için yeterince efektif kullanılan alanlar mı? Bu proje Türkiye'deki diğer şehir hastaneleri için bir model olabilir mi?

Fizik tedavi klinikleri, potansiyel paralimpik sporcuların keşfi açısından son derece önemli merkezler. Çünkü engelli bireyler rehabilitasyon süreçlerinin önemli bir bölümünü bu kliniklerde geçiriyor ve sağlık profesyonelleriyle düzenli temas halinde oluyor. Ancak tek başına hastanelerin bu süreç için yeterli olduğunu söylemek doğru olmaz. Mevcut sistemde rehabilitasyon ile spor ekosistemi arasındaki geçiş mekanizmalarının daha da güçlendirilmesine ihtiyaç var. Bizim projemiz, rehabilitasyondan spora geçiş için uygulanabilir bir model ortaya koyuyor. Ancak bu modelin sürdürülebilir olabilmesi için multidisipliner bir yaklaşım gerekiyor. Hekimler, fizyoterapistler, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları, antrenörler ve spor bilimcilerin yanı sıra Sağlık Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, ilgili federasyonlar ve yerel kurumlar arasında güçlü bir iş birliği ve iletişim ağı kurulması büyük önem taşıyor. P-RASP projesiyle Kayseri özelinde sağlık ve spor sistemleri arasında sürdürülebilir bir yerel yapı oluşturmayı başardığımızı düşünüyoruz. Gelecekte bu modelin ulusal ölçekte yaygınlaştırılmasıyla birlikte, engelli bireylerin rehabilitasyondan spora geçiş süreçlerinin daha sistematik, erişilebilir ve sürdürülebilir hale gelebileceğine inanıyoruz. Dolayısıyla bu proje yalnızca yeni sporcuların keşfedilmesini değil, aynı zamanda sağlık ve spor sistemleri arasında kalıcı bir köprü kurulmasını hedefleyen bir model olarak değerlendirilebilir.

SPOR BRANŞLARINDA BÖLGESEL İHTİYAÇ ANALİZİ VE ALTYAPI PLANLAMASI

25 paralimpik spor branşı içinden Kayseri'de tekerlekli sandalye basketbolu, paratekvando, parayüzme ve paraatıcılık branşlarının öne çıktığını görüyoruz. Yönlendirmeler tamamen algoritmanın tıbbi çıktısına göre mi şekilleniyor, yoksa Kayseri'deki mevcut spor tesisi altyapısı ve antrenör varlığı da tercihleri doğrudan etkiliyor mu?

P-RASP sisteminde şu anda 25 paralimpik spor branşı yer alıyor. Algoritma, bireyin hangi branşlar için tıbben uygun olduğunu objektif olarak belirliyor. Ancak uygulama süreci yalnızca tıbbi uygunlukla sınırlı değil. Bir birey teorik olarak birden fazla spor branşına uygun olabilir. Bu durumda bireyin ilgi alanları, uygun olduğu branşa ulaşım imkânları, yaşadığı bölgedeki spor olanakları, aktif kulüpler, tesis altyapısı, ekipman erişimi, paralimpik alanda deneyimli antrenör varlığı ve spora sürdürülebilir katılım potansiyeli de değerlendiriliyor. Dolayısıyla süreç yalnızca algoritmaya değil; bireysel tercihlere, çevresel koşullara ve yerel spor ekosistemine dayalı bütüncül bir yaklaşımla yürütülüyor. Projede değerlendirdiğimiz her birey için 25 paralimpik spor branşına yönelik uygunluk analizi gerçekleştirildi. Kayseri'de mevcut altyapı ve uygulama olanakları doğrultusunda özellikle tekerlekli sandalye basketbolu, para atıcılık, para taekwondo, para yüzme ve para masa tenisi branşlarına yönlendirmeler gerçekleştirildi. Elde ettiğimiz veriler yalnızca bireylerin uygun spor branşlarına yönlendirilmesini sağlamıyor; aynı zamanda bölgesel düzeyde bir ihtiyaç analizi de sunuyor. Örneğin belirli bir bölgede hangi paralimpik spor branşlarına uygun kaç bireyin bulunduğunu belirleyebiliyoruz. Bu durum, gelecekte yapılabilecek paralimpik spor yatırımlarının, yeni kulüp yapılanmalarının ve henüz bölgede aktif olmayan spor branşlarının planlanmasına da önemli katkı sağlayabilir. Aslında P-RASP, yalnızca bir yönlendirme sistemi değil; aynı zamanda paralimpik sporun bölgesel ve ulusal ölçekte planlanmasına katkı sağlayabilecek bir karar destek sistemi olarak da değerlendirilebilir.

Çocuklarda hareketsiz yaşam kalp sağlığını nasıl etkiliyor?
Çocuklarda hareketsiz yaşam kalp sağlığını nasıl etkiliyor?
İçeriği Görüntüle

Atıcılık

GELİŞİMİN VE SAĞLIK PARAMETLERİNİN TAKİBİ

6 aylık temel antrenman sürecini tamamlayan ve resmi müsabakalara katılan sporcularınız var. Sağlık Bilimleri Üniversitesi yürütücülüğündeki bu projede, spora başlayan bireylerin fiziksel aktivite düzeylerindeki artış ve buna bağlı sağlık faydaları medikal olarak nasıl ölçülüyor ve takip ediliyor? Elinizde şimdiden somut klinik veriler var mı?

Projede yer alan bireyler, spora başlamadan önce ve belirli aralıklarla kapsamlı fiziksel değerlendirmelerden geçiriliyor. Fiziksel aktivite düzeyi, fonksiyonel bağımsızlık, yaşam kalitesi, yorgunluk düzeyi ve kas kuvvetinin yanı sıra gövde dengesi, dayanıklılık (endurans) ve vücut kompozisyonu gibi çok sayıda klinik parametre düzenli olarak takip ediliyor. Ayrıca deri altı yağ kalınlığı ölçümleri gibi antropometrik değerlendirmeler de gerçekleştiriliyor. Bu sayede bireylerin yalnızca sportif performanslarındaki değil, genel sağlık durumlarındaki değişimleri de objektif olarak izleyebiliyoruz. Ön analizlerimiz, spora düzenli katılım sağlayan bireylerde fiziksel aktivite düzeyinde artış, fonksiyonel kapasitede gelişme, yaşam kalitesinde iyileşme ve bazı fiziksel uygunluk parametrelerinde olumlu değişimler olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte, projenin nihai veri analizleri halen devam ediyor. Tüm analizler tamamlandığında elde ettiğimiz sonuçları ulusal ve uluslararası bilimsel yayınlar aracılığıyla paylaşmayı planlıyoruz. Bu yönüyle P-RASP yalnızca bireyleri spora yönlendiren bir sistem değil, aynı zamanda sporun engelli bireylerin sağlığı üzerindeki etkilerini bilimsel olarak ortaya koyan bir araştırma altyapısı da sunuyor.

ULUSAL ÖLÇEKTE SÜRDÜRÜLEBİLİR DİJİTAL PLATFORM HEDEFİ

Projenin yaygınlaştırılması ve ulusal düzeye taşınması hedefleriniz arasında. Gelecek projeksiyonunuzda bu dijital platformun Türkiye'deki tüm engelli bireylerin ve spor kulüplerinin erişebileceği açık kaynaklı bir "ulusal yetenek tarama havuzuna" dönüşme planı var mı?

Uzun vadeli hedefimiz, P-RASP'ı yalnızca bir araştırma projesi olmaktan çıkarıp ulusal ölçekte kullanılabilen sürdürülebilir bir dijital sağlık ve spor platformuna dönüştürüyor. Gelecekte Türkiye'nin farklı bölgelerindeki sağlık kuruluşları, spor kulüpleri ve federasyonların sisteme entegre olduğu; engelli bireylerin yaşadıkları şehirden bağımsız olarak uygun spor branşlarına erişebildiği ulusal bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. P-RASP'ın yalnızca bir yönlendirme platformu değil, aynı zamanda paralimpik spor için bir karar destek ve yetenek keşif sistemi olarak da kullanılabileceğini düşünüyoruz. Böyle bir yapı sayesinde hem engelli bireylerin uygun spora erişimi kolaylaşacak hem de ülke genelindeki paralimpik spor planlamaları bilimsel veriler ışığında yapılabilecek.

LİSANSLI SPORCU KİMLİĞİNİN SOSYAL YAŞAMA KATKISI

8 yaşındaki Asya'dan 27 yaşındaki Fatih'e kadar çok geniş bir yaş skalasında çalışıyorsunuz. Bir bilim insanı ve proje koordinatörü olarak, hastanede umut arayan bir engelli bireyin lisanslı bir sporcuya dönüşüm anına tanıklık etmek, süreçteki duygusal motivasyonunuzu nasıl etkiliyor? Sizi en çok etkileyen an hangisiydi?

Bizim için en etkileyici anlardan biri, fizik tedavi amacıyla hastaneye başvuran bir bireyin birkaç ay sonra lisanslı sporcu kimliğiyle yeniden karşımıza çıkması. Özellikle daha önce hiç spor yapmamış bireylerin ilk antrenmanlarını tamamlamaları, bir takımın parçası olmaları ve kendilerine olan güvenlerinin arttığını görmek çok değerli. Proje kapsamında para atıcılıkla tanışan sporcularımızdan ikisinin kısa süre içerisinde Türkiye Şampiyonası'nda derece elde etmesi ve sporcularımızdan birinin şu anda Para Atıcılık Milli Takımı'nda yer alarak önümüzdeki dönemde ilk uluslararası müsabakasına çıkacak olması bizim için son derece gurur verici. Ancak bizi etkileyen yalnızca sportif başarılar değil. Spora başladıktan sonra sosyal yaşama daha aktif katılan, evden çıkmak için yeni bir amacı olan ve hatta iş hayatına katılan bireylerimiz de oldu. Sporun, bireylere yalnızca fiziksel kazanımlar değil; disiplin, özgüven, aidiyet duygusu ve hayata yeniden tutunma motivasyonu kazandırdığını görmek bizim için çok anlamlı. Belki de en etkileyici anlar, paralimpik sporlar hakkında hiç bilgisi olmayan bir bireye yapabileceği spor branşlarını anlattığımızda gözlerinde oluşan "Ben de başarabilirim" duygusunu görmek oluyor. Bilimsel çıktılar elbette çok önemli; ancak bir bireyin "Ben artık sporcuyum" diyebilmesi tüm ekip için en büyük motivasyon kaynağı olmaya devam ediyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN KURUMSAL VE MADDİ GEREKSİNİMLER

Şampiyon sporcularımızın önünü açmak ve yeni şampiyonlar yetiştirmek adına bundan sonraki süreçte nasıl bir kurumsal ya da maddi desteğe ihtiyacınız var?

Bu tür projelerin sürdürülebilirliği ve daha fazla engelli bireye ulaşabilmesi için kurumsal iş birliklerinin güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Özellikle yerel yönetimlerin, spor federasyonlarının, sağlık kurumlarının ve kamu otoritelerinin ortak hareket etmesi gerekiyor. Ayrıca ulaşım desteği, spor ekipmanları, antrenör kapasitesinin artırılması ve dijital altyapının geliştirilmesi gibi alanlarda maddi ve kurumsal destekler, daha fazla engelli bireyin spora erişmesini sağlayacak. Bu desteklerin sağlanması, yalnızca yeni şampiyon sporcuların yetişmesine değil, aynı zamanda daha fazla engelli bireyin aktif yaşama katılımına da katkı sağlayacak. Nihai hedefimiz, hiçbir engelli bireyin uygun spor fırsatına erişemediği için sistem dışında kalmaması.

Muhabir: Esin Özdemir