Çocukluk dönemi, kalp ve damar sisteminin gelişiminde kritik bir evre olarak kabul ediliyor. Bu süreçte edinilen yaşam alışkanlıklarının, ilerleyen yaşlarda kalp sağlığı üzerinde doğrudan etkili olduğu belirtiliyor.

Düzenli fiziksel aktivitenin, kalp kasının daha verimli çalışmasına katkı sağladığı ve dolaşım sisteminin gelişimini desteklediği ifade ediliyor.

Hareketsiz yaşam efor kapasitesini düşürüyor

Hareketsiz yaşamın ise çocuklarda zamanla efor kapasitesinin düşmesine ve çabuk yorulmaya yol açabildiği değerlendiriliyor. Günlük hareketin azalması ve uzun süre ekran başında vakit geçirilmesi, fiziksel dayanıklılığı olumsuz etkileyebiliyor.

Beslenme düzeni de kalp sağlığı açısından önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Yüksek şeker ve tuz içeren işlenmiş gıdaların sık tüketilmesinin, erken yaşta kilo artışı ve tansiyon gibi risklerin oluşmasına zemin hazırlayabileceği belirtiliyor.

Dr Alper Akın Kardiyolog

Çocukluk dönemi kalp-damar sağlığında kritik rol oynuyor

Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Kardiyoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Alper Akın, çocuklarda hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme ve enerji içeceği tüketiminin kalp sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin 24 Saat'e açıklamalarda bulundu.

Çocukluk döneminin kalp ve damar sisteminin gelişimi açısından kritik bir süreç olduğunu belirten Akın, bu dönemde kazanılan sağlıklı yaşam alışkanlıklarının ilerleyen yaşlarda görülebilecek birçok kalp-damar hastalığının önlenmesinde önemli rol oynadığını söyledi.

Eski nesillerin okul çıkışında saatlerce sokakta koştuğunu, bisiklete bindiğini ve top oynadığını hatırlatan Akın, günümüzde ise birçok çocuğun okuldan sonra zamanını tablet ve telefon karşısında geçirdiğine dikkat çekti.

Düzenli hareket eden çocukların kalbinin daha güçlü çalıştığını ve damarlarının daha sağlıklı geliştiğini belirten Akın, şu ifadeleri kullandı:

“Bir saatlik açık hava oyunu bir kalp ilacıdır”

“Hareketsiz yaşam ise sadece kilo alımına neden olmuyor; yüksek tansiyon, diyabet ve kalp-damar hastalıklarının temellerini de çocukluk çağında atabiliyor. Bir saatlik açık hava oyunu, saatlerce ekran karşısında oturmaktan çok daha değerli bir kalp ilacıdır.”

Kalbin de bir kas olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Akın, "Kalp de bir kastır; ne kadar düzenli çalıştırılırsa o kadar verimli çalışır" dedi.

Hareketli çocukların kalbi daha verimli çalışıyor

Hareketli çocuklarda dinlenme nabzının genellikle daha düşük olduğunu belirten Akın, bunun kalbin her atımda daha fazla kan pompalayabilmesinden kaynaklandığını söyledi. Hareketsiz çocukların ise merdiven çıkarken, arkadaşlarıyla koşarken veya spor yaparken daha çabuk yorulabildiğini ifade etti.

Akın, “Düzenli fiziksel aktivite sadece kalbi değil, akciğerleri ve kasları da güçlendirir. Bu yüzden hareketli çocuklar hem daha enerjik olur hem de günlük yaşam aktivitelerini daha rahat yapabilirler” diye konuştu.

Sağlıksız beslenme erken yaşta risk oluşturuyor

Yanlış beslenme alışkanlıklarının düşünüldüğünden çok daha erken yaşlarda damar sağlığını etkileyebildiğini belirten Akın, çocukluk çağında başlayan sağlıksız beslenmenin okul öncesi dönemde bile olumsuz sonuçlar doğurabildiğini kaydetti.

Cips, işlenmiş et ürünleri, gazlı içecekler ve hazır atıştırmalıkların sık tüketilmesinin kilo artışını ve tansiyon yükselmesini kolaylaştırdığını söyleyen Akın, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Ev yapımı ve doğal besinleri tercih etmek büyük önem taşıyor”

“Bugün yenen her paketli gıda kalp krizi yapmaz elbette; ancak bu alışkanlık yıllarca devam ettiğinde, erişkin yaşta karşımıza çıkan kalp hastalıklarının zeminini hazırlayabilir. Bu nedenle mümkün olduğunca ev yapımı ve doğal besinleri tercih etmek büyük önem taşıyor.”

Obez Çocuk2

Çocukluk çağı obezitesinin kalbin iş yükünü artırdığına dikkat çeken Akın, fazla kilonun kalbin her dakika daha fazla çalışması anlamına geldiğini belirtti. Kalbin büyüyen vücudun ihtiyaçlarını karşılayabilmek için daha fazla kan pompalamak zorunda kaldığını ifade eden Akın, bunu küçük motorlu bir aracın sürekli ağır yük taşımasına benzetti.

Uzun süre fazla yük altında kalan kalpte zamanla kalp kası kalınlaşması, yüksek tansiyon ve fonksiyon bozuklukları gelişebileceğini belirten Akın, çocukluk döneminde sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazanılmasıyla bu risklerin önemli bölümünün geri döndürülebileceğini söyledi.

Çocuklarda sessiz tehlike: Yüksek tansiyon

Çocuklarda yüksek tansiyonun çoğu zaman belirti vermediğini ifade eden Akın, "Maalesef yüksek tansiyon çocuklarda bazen hiçbir belirti vermediği için 'sessiz hastalık' olarak da kabul edilir" dedi.

Bazı çocuklarda baş ağrısı, baş dönmesi, burun kanaması, çabuk yorulma veya görme bulanıklığı görülebileceğini belirten Akın, ailelerin yalnızca belirtilere güvenmemesi gerektiğini vurguladı.

Özellikle fazla kilolu çocuklarda, böbrek hastalığı bulunanlarda ve ailede hipertansiyon öyküsü olan çocuklarda tansiyonun belirli aralıklarla ölçülmesinin erken tanı açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

TTB Başkanı Azap: "GETAT yan etkisi tıp literatürüne girebilir"
TTB Başkanı Azap: "GETAT yan etkisi tıp literatürüne girebilir"
İçeriği Görüntüle

Son yıllarda çarpıntı şikâyetiyle başvuran çocuk ve genç sayısında artış yaşandığını belirten Akın, bunun en önemli nedenlerinden birinin tanı yöntemlerindeki gelişmeler ve ailelerin bilinç düzeyinin artması olduğunu ifade etti.

Çarpıntı belirtileri ihmal edilmemeli

Bunun yanında obezite, düzensiz uyku, yoğun stres, aşırı kafein tüketimi ve enerji içeceklerinin de ritim bozukluklarını tetikleyebildiğini vurgulayan Akın, "Her çarpıntı ciddi bir kalp hastalığı anlamına gelmez" diyerek çocukların gereksiz endişeye kapılmadan ancak ihmal edilmeden çocuk kardiyoloğu tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Akın, Dünya Sağlık Örgütü'nün 5-17 yaş arasındaki çocuklar için her gün en az 60 dakika orta veya yüksek şiddette fiziksel aktivite önerdiğini hatırlattı.

Bu aktivitenin yalnızca spor salonunda yapılmasının gerekmediğini belirten Akın; yürüyüş, bisiklete binme, yüzme, ip atlama, top oyunları ve açık havada koşup oynamanın da son derece önemli olduğunu ifade etti.

"Çocuklar için en iyi egzersiz, severek yaptıkları egzersizdir"

Günlük yaşamda merdiven kullanımı gibi küçük alışkanlıkların da hareket miktarını artırdığını söyleyen Akın, "Çocuklar için en iyi egzersiz, severek yaptıkları egzersizdir" dedi.

Beslenme alışkanlıklarını değiştirmekte zorlanan ailelere de önerilerde bulunan Akın, değişimin çocuklardan değil anne ve babalardan başlaması gerektiğini söyledi.

Sağlıklı Beslenme Önerileri Daha İyi Bir Yaşam İçin Temel Adımlar 5

Sağlıklı beslenme alışkanlıkları ailede başlıyor

Çocukların en çok ailelerini örnek aldığını belirten Akın, evde gazlı içecekler ve cips bulunurken çocuklardan bunları tüketmemelerini beklemenin gerçekçi olmadığını ifade etti.

Meyve, yoğurt, ayran ve kuruyemiş gibi sağlıklı seçeneklerin ulaşılabilir hale getirilmesinin daha etkili bir yöntem olduğunu kaydetti.

Kalp değerlendirmesinin doğumla birlikte başladığını belirten Prof. Dr. Akın, yenidoğan döneminde yapılan muayene ve taramaların bunun ilk adımı olduğunu söyledi.

Riskli durumlarda çocuk kardiyolojisi değerlendirmesi öneriliyor

Daha sonraki rutin çocuk sağlığı kontrollerinde de kalbin düzenli olarak değerlendirildiğini belirten Akın, sağlıklı bir çocuğun belirli bir yaşta mutlaka çocuk kardiyoloğuna gitmesinin gerekmediğini ifade etti.

Ancak üfürüm duyulması, göğüs ağrısı, bayılma, çarpıntı, eforla nefes darlığı, ailede genç yaşta ani ölüm öyküsü bulunması veya lisanslı spor yapılacak olması gibi durumlarda mutlaka çocuk kardiyolojisi değerlendirmesinin önerildiğini belirten Akın, erken tanının hem tedaviyi kolaylaştırdığını hem de yaşam kalitesini artırdığını söyledi.

Açıklamalarının sonunda enerji içeceği tüketimine de dikkat çeken Akın, gençlerden sık sık "Sınava çalışırken uykum kaçmasın diye içtim" ve "Futbol maçından önce daha enerjik olayım diye arkadaşlarla içtik" şeklinde ifadeler duyduklarını belirtti.

Enerji içecekleri kalp sağlığını olumsuz etkileyebiliyor

Bu içeceklerin masum olmadığını vurgulayan Alper Akın, "Bu içecekler masum değildir" diyerek içeriklerindeki yüksek miktardaki kafein ve diğer uyarıcı maddelerin çarpıntı, tansiyon yükselmesi ve ritim bozukluklarına yol açabileceğini söyledi.

Akın, Özellikle altta yatan fark edilmemiş bir kalp hastalığı bulunan çocuklarda bu riskin daha da arttığını ifade etti.

Ailelerin bir kısmının enerji içeceklerinden çekinmesine rağmen gazlı meşrubatları daha masum gördüğünü belirten Akın, çocukların her gün kola ve benzeri şekerli-asitli içecekleri tüketmesinin doğru bir alışkanlık olmadığını dile getirdi.

Bu içeceklerin kilo artışına, insülin direncine ve zamanla yüksek tansiyon gibi kalp-damar hastalıkları için önemli risk faktörlerinin gelişmesine katkıda bulunabileceğini belirten Prof. Dr. Alper Akın, çocukların susadığında ilk tercihlerinin kola ve diğer asitli içecekler yerine su, ayran veya süt olması gerektiğini sözlerine ekledi.

Muhabir: Şilan Eylül Kandemir