YKS heyecanı bitti, üniversiteli olmak isteyenler için tercih heyecanı devam ediyor. Bu tercih sürecinde eczacılık fakülteleri ise meslek odalarına göre alarm veriyor. İstanbul Eczacı Odası, Türkiye’de fakülte ve mezun artışına dikkat çekerek kontrolsüz artışın yakın gelecekte istihdam sorununa yol açabileceği uyarısında bulundu.
Eczacılık tıp, hukuk ve mühendislik gibi bölümler gibi uzun süredir öne çıkan bölümler arasında yer alıyor. Art arda açılan vakıf üniversitelerinde bulunan eczacılık fakülteleri ile artan mezun sayısının ise diplomalı ama işsiz nitelikli gençlerin sayısında artışa neden olabileceği uyarısı meslek odalarının gündeme getirdiği sorunlar arasında. 2000’lerin başında sadece 7 eczacılık fakültesi bulunurken, 2025 itibarıyla 63’e çıktı. 2024 yılında 32 devlet üniversitesinde 2 bin 176 olan öğrenci kontenjan sayısı vakıf üniversitelerinde bin 380 olarak kayda geçti. Eczacı meslek odaları ise mevcut kontenjanlar içinde vakıf üniversitelerindeki uluslararası öğrenci kontenjanına dikkat çekerek vakıf üniversitelerinin eczacılık bölümlerinde yeterli donanımın bulunmadığını ileri sürüyor.
"Eczacılık eğitimi ticarileşiyor"
24 Saat’e konuşan İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ecz. Murat Tülü, Türkiye’deki eczacılık eğitiminin geldiği noktayı değerlendirerek, sektördeki ticarileşme sürecinin eğitim kalitesini ve iş gücü ihtiyacını olumsuz etkilediğine dikkat çekti:
"Eczacılık eğitimi giderek daha pahalı ve ulaşılmaz bir hal alırken, sektörün gerçek ihtiyaçlarına yönelik eğitimler ise giderek azalıyor," diyen Tülü, vakıf üniversitelerindeki artışın ve devlet üniversitelerinde kontenjanların düşmesinin gençlerin bu alanda eğitim alma şanslarını kısıtladığını vurguladı. 2025 itibarıyla, devlet üniversitelerindeki eczacılık fakültelerindeki kontenjanların yaklaşık yüzde 20 oranında azaldığına dikkat çeken Tülü, bu durumu, eğitim sisteminin giderek daha ticari bir hale gelmesinin bir sonucu olarak yorumladı: “Vakıf üniversitelerinin toplam kontenjanları kadar yıllık 8 bin-15 bin dolar karşılığı yabancı öğrenci alabilen vakıf üniversitelerinin bazılarında, T.C. vatandaşı öğrencilerin azınlıkta kaldığını tahmin ediliyor. 2019 yılına kadar yabancı öğrenci kontenjanı tüm fakülte ve bölümlerde yurt içi kontenjanlarının en fazla yüzde 50’sine kadar sınırlanmışken, bu sınırlama Tıp Fakültesi ve Diş Hekimliği Fakülteleri hariç kaldırıldı."
"Eczacılar asgari ücretli çalışana dönüşebilir"
Türkiye'de şu an yaklaşık 19 bin işsiz eczacı bulunduğunu belirten Tülü, mezunların iş bulma konusunda büyük zorluklarla karşılaştığını ifade etti. Bu sorunun derinleşmesi, yerli öğrencilere tanınan eğitim hakları ile yabancı öğrencilere açılan kontenjanlar arasındaki dengesizlikten kaynaklandığını ifade eden Tülü, Türkiye’de nitelikli iş gücünde hâkim olan düşük ücretlerin eczacıları da kapsayabileceği uyarısında bulundu: “Yeni mezun mühendis ve avukatlar arasında giderek yaygınlaşan asgari ücretle çalışma sorunu yakın gelecekte eczacıları da etkisi altına alabilir. Eczacılık eğitimi artık maddi durumu iyi olanların erişebileceği bir ayrıcalığa dönüşüyor. Bu da, eğitimde fırsat eşitsizliği yaratıyor ve sektördeki iş gücü açığını daha da büyütüyor” dedi.
"Eğitime uygun olmayan fakülteler var"
Tülü, alanında yetkin eczacıların yetişmesi için fakültelerin giriş başarı sıralamasının 60 bin seviyesine çekilmesi gerektiğine işaret ederek, başka fakültelerin açıklamamasının da önemli olduğuna dikkat çekti: “Teknik ve akademik koşulları zaten bilimsel eczacılık ilkeleriyle eczacı yetiştirecek koşullara ve akreditasyona sahip olmayan vakıf üniversitelerinin eczacılık fakültelerinin kontenjanlarının azaltılması hatta kapatılması gerekiyor.”



