FKB Endeksi, 2025 yılına 97,90 puanla başlarken yılın ilk on ayında toplam 2,69 puanlık artış kaydetti. Ekim ayında endeks bir önceki aya göre 0,04 puan azalarak 100,59 seviyesine geriledi.
Bununla birlikte, enflasyon beklentisi yüzde 2,40 seviyesinde ölçüldü.Genel görünüm, yıl boyunca artış ve düşüşlerin birbirini dengelediğini ve endeksin ortalama etrafında sınırlı dalgalanmalar gösterdiğini ortaya koyuyor.
ALT ENDEKSLERDE KARMAŞIK GÖRÜNÜM
Ekonominin farklı alt sektörlerinde ise karışık bir tablo oluştu. Faktoring Endeksi, ekimde bir önceki aya göre 0,29 puan düşerek 101,15’e geriledi. Finansal Kiralama Endeksi ise 0,22 puan azalarak 103,45 seviyesinde ölçüldü. Öte yandan Finansman Endeksi 0,39 puan artışla 97,17 değerine yükseldi. Bu veriler, alt sektörlerdeki performansın genel endeks ile paralel hareket etmediğini gösteriyor.
GSYH BÜYÜME BEKLENTİLERİ OVP’NİN ALTINDA, IMF’NİN ÜSTÜNDE
Katılımcıların GSYH büyüme beklentisi 2025 yılı sonu için yüzde 3,23 olarak hesaplandı; bu, ekim ayına göre 0,04 puanlık artışı ifade ediyor. 2026 yılı için büyüme tahmini ise yüzde 3,57 ile 0,03 puanlık azalış gösterdi. FKB katılımcılarının tahminleri, OVP’de yer alan yüzde 3,3 (2025) ve yüzde 3,8 (2026) öngörülerinin altında, IMF’nin yüzde 3 (2025) ve yüzde 3,3 (2026) beklentilerinin ise üzerinde gerçekleşti.

EKONOMİK GÖRÜNÜM DENGELİ SEYREDİYOR
Enflasyon ve büyüme beklentilerinin birlikte incelendiği raporda, 2025 yılında ekonomik göstergelerde büyük dalgalanmaların yaşanmadığı ve endeksin yıl genelinde ortalama etrafında sınırlı hareket ettiği görüldü. Alt endekslerdeki değişimler, finansal sektörlerde bazı farklı eğilimlerin varlığına işaret ederken, genel ekonomik beklentilerin istikrarlı seyrettiği vurgulandı.
2025’İN İLK ON AYINA İLİŞKİN GÖSTERGELER
Endeksin yıl başından itibaren izlediği trend, artış ve düşüşlerin birbirini dengelediğini gösteriyor. Faktoring, finansal kiralama ve finansman alt endeksleri, farklı yönlerde hareket ederek sektörler arası heterojenliği ortaya koydu. Katılımcıların GSYH büyüme ve enflasyon tahminleri, kamu ve uluslararası kuruluşların projeksiyonlarıyla kıyaslandığında, piyasa beklentilerinin orta bir noktada şekillendiği anlaşılıyor.





