Cüneyt MEMİŞOĞLU Geçtiğimiz günlerde yapılan Gençlerbirliği olağanüstü seçimli genel kurulunda, başkanlık için seçim yapıldı. Delegeler kulübün yeni başkanını seçti. Eski...

Cüneyt MEMİŞOĞLU Geçtiğimiz günlerde yapılan Gençlerbirliği olağanüstü seçimli genel kurulunda, başkanlık için seçim yapıldı. Delegeler kulübün yeni başkanını seçti. Eski başkanımız sayın Niyazi Akdaş yaptığı veda konuşmasında, kulübün büyük miktarda borcu olduğunu, bugünün şartlarında bunun ödenmesinin mümkün olmadığını, tek çözümün şirketleşmede olduğunu, aday olmayacağını ve adayının Talip Çankırı olduğunu belirterek başkanlığı bıraktı. Talip bey ise yaptığı konuşmada, kendini tanımayan delegelere (!) kendini tanıtarak aday olduğunu açıkladı ve seçildi Buradan sayın delege arkadaşlarımıza birkaç söz söylemek istiyorum. Sizlerin kararı Gençlerbirliği için kutsaldır. Ancak, bir gece öncesinde aday olduğunu bile bilmeyen bir kişiyi, kongre salonunda, seçimden 1 saat önce önünüze başkan adayı olarak çıkartan anlayışa nasıl müsaade ettiniz. Tarafsız olması gereken, ancak taraflı olduğunu sözlü olarak beyan eden eski başkanı, Hacettepe’nin düşmesin de dahli olan ve ardında Gençlerbirliği’ne yönetici yapılan kişileri nasıl çılgınca alkışladınız. 100 yıllık kulübün tüm örf ve adetlerine gölge düşürecek bir ciddiyetsizliğe, tabloya imza attınız. Bunu yaparken de Gençlerbirliği’nde fetret devrini başlattınız. Yazık!... Şimdi, en kısa zamanda zorunlu olarak yapılacak genel kurula kendinizi hazırlayın ve kulübü bu fetret devrinden kurtarın. Ya hep beraber yaşatacağız, ya da hep beraber yok olacağız. Karar sizin. Ha (!) az daha unutuyordum. Merak edip sözlüğe baktım, “Babacan ne demek” diye. Karşılığı (Yaşlı erkekler için) (İyi yürekli, cana yakın, hoş görülü, olgun ve güvenilir” diyor Bir de “Canbaba”nın karşılığına baktım. O da “Sevgi ve dostluk” unvanıymış. Karar verdim… Bu günden itibaren bazı “Babacanlar”, benim için sadece yarım Canbaba” olarak kalacak. Bunu böyle bilesiniz.