[caption id="attachment_241596" align="alignright" width="330"]

[caption id="attachment_241596" align="alignright" width="330"] BAŞKENT’İN GÖBEĞİNDEKİ MANZARA[/caption] YİNE BAŞKENT ANKARA’DA SPOR TESİSİ KONUSU İddia ediyorum, 81 kent içinde nüfusuna göre spor tesisi konusunda en fukarası olan kent, Başkent Ankara olmaya devam ediliyor. Bu iddiayı ben değil, spordan uzaktan yakından herkes ifade ediyor. Ama… Yetkililerin bu konuda kılı bile kıpırdamıyor. Bu konuda sonuna kadar gidecek ve her fırsatta Ankara’nın spor tesisi fukaralığını her yerde dile getireceğim. Nasıl ki, bir zamanlar Gazeteciler Cemiyetinin yönetimi olarak Çankaya Köşkü’nde sayın Cumhurbaşkanını ziyaretine gittiğimizde bu sıkıntıyı dile getirmişken, bugün de aynı durumda imkanım olduğunda, Başkentlilerin bu derdini yine gündeme getireceğim. Zira… Yıkılan ve boş arazi olarak Başkent’in göbeğindeki 19 Mayıs Spor Sitesinin görüntüsü gündemimizden çıkmadığı sürece, her fırsatta dile getirmekte boynumun borcu olarak duracak. BAŞKENTLİLERİN YÜREĞİ SIZLIYOR Profesyonel hayatta başarıların karşılığında başarısızlıklarda olur. Ancak… Benimle yaşıt olan Hacettepe’yi profesyonel hayata böyle göndermemeliydik. Bir zamanlar İstanbul takımlarına kök söktüren, Baskınlı, Abdullahlı, Hayrili, Suphili ve daha ismini şimdi sayamayacağım birçok futbolcu ile adını Türk futboluna yazdıran 1945 doğumlu Hacettepe, artık Amatör Lige düştü. Son 2 sezon ayakta durmak için çırpınan Başkent’in mor menekşeleri, artık profesyonel lige uzaktan bakacak. Dediğim gibi, Hacettepe gibi Ankara tarihine adını yazdırmış kulübün sonu böyle olmamalıydı. Bu takımı amatör lige gönderenler eserleri ile gurur (!) duymalı. BİR ZAMANLAR ANKARA’NIN GÖZDELERİYDİLER Başkent Ankara futbolda sıkıntılardan bir türlü kurtulamadı. Maddi imkansızlıkların yanı sıra beceriksizlikler de eklenince koskoca Bzşkent’te futboldaki başarılardan söz edemiyoruz. Bu sezon Ankaragücü, Başkentlilerin yüzüne tebessüm konduracak. Gerideki profesyonel takımlar hemen hemen hüsranla yoğunlaştı, durdu. Tüm bu olumsuzluklara karşın Ankara’nın zamanında değerini bilemediği ve elden çıkarmak zorunda kaldığı, bu günlerde Türk futbolunda başarıdan başarıya koşturan Başkent’in eski futbolcuları da bulunuyor. İşte onların başında gelenler.. Altay Bayındır, Arda Güler ve İrfancan Kahveci. Onlar şimdi Fenerbahçe’de başarılı oluyor.. Bu bakımdan bu üç eski Başkent Ankaralı futbolcuların başarıları ile ne kadar gurur duysak az kalacak. Unutulmayanlar/ KEMAL SONUNUR 1951 Ankara doğumlu. İlkokul, ortaokul ve liseyi Ankara’da bitirdi. 1973 yılında polis memuru olarak Emniyet camiasına katıldı. Polis memurluğu yaparken Gazi Üniversitesi Spor Akademisi’ni bitirdi. 1980’de zamanın Ankara Valisi Vecdi Gönül’ün korumalığını yaparken, Başbakan Yardımcılığına gelen Merhum Turgut Özal’ın isteği ile koruması oldu. Boksa 1968’de Ankara’da Ring İhtisas’ta başladı. 11 kez Türkiye şampiyonu, 2 kez Avrupa Uluslararası Turnuva Şampiyonu, 1972 Dünya Şampiyonu, 2 kez Balkan Şampiyonu oldu. Eski emniyet müdürü efsane namağlup Boksör Kemal Sonunur, boks hayatı boyunca 251 maça çıktı ve 241 nakavt yaptı. [caption id="attachment_241599" align="alignright" width="142"] Bülent Akın[/caption] 19 YAŞINDA BAŞKENT’TE FORMA GİYDİ Belçika doğumlu olan Bülent Akın, futbol hayatına Anderlecht'te başladıktan sonra henüz 19 yaşında Gençlerbirliği'ne transfer oldu. Başkent ekibinin haricinde Salihlispor ve Denizlispor'da da oynayan Akın, 2000 yılında büyük umutlarla Galatasaray'ın kadrosuna katıldı. Sarı-kırmızılı ekipte başarılı maçlar ortaya koyan eski ön libero, bir süre sonra yaşadığı sakatlıkların etkisiyle düşüş yaşadı ve 2002'de Bolton Wanderers'a imza atarak İngiltere'nin yolunu tuttu. Ada macerasının ardından tekrar Gençlerbirliği kadrosuna katılan oyuncu ülkemize geri döndü. Ligimizde birçok farklı takımın formasını terleten Bülent Akın, 2012 yılında Kızılcahamamspor'da oynadığı sırada aktif kariyerini noktaladı. Futbolu bıraktıktan sonra sporun içinde kalmaya devam eden eski ön libero; Eskişehirspor, Konyaspor ve Gençlerbirliği'nde yardımcı antrenör olarak görev aldı. Doğru söze ne denir? “Sevgi vardır” gözle görülmez. “Anılar vardır” izleri silinmez. “Son bir ölüm vardır” geri dönülmez. Herşey biter, herşey unutulur, ama değer verdiğimiz insanlar asla unutulmaz.