Edebiyatımızın önde gelen 19 yazarı ile Hrant'ın Arkadaşları, 19 Ocak 2007'de katledilen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in anısına ve mücadelesine adanan özel bir derlemede bir araya geldi. Gaye Boralıoğlu’nun yayına hazırladığı "Özgürlüğü Kanadında: Hrant Dink İçin Öyküler" başlıklı kitap, İletişim Yayınları etiketiyle okurlarla buluştu.
Editörlüğünü Emre Bayın’ın, kapak illüstrasyonunu ve tasarımını Kemal Gökhan Gürses’in üstlendiği eser, edebiyat aracılığıyla kolektif vicdanı ve ortak yas alanını canlı tutmayı amaçlıyor.
Gaye Boralıoğlu: "Tedirginliği kalbinde, özgürlüğü kanadında güvercinler bu öykülerin arasındadolaşıyor"
Kitabın "İnattan Umuda, Umuttan Hakikate" başlıklı önsözünü kaleme alan yazar Gaye Boralıoğlu, hafızanın değişken yapısına karşın Hrant Dink'in toplumun ortak belleğinde silinmez bir yer edindiğine dikkat çekiyor. Dink cinayetinin yarattığı kamusal yasa ve edebiyatçıların bu kitaptaki buluşmasına değinen Boralıoğlu, önsözünde şu ifadelere yer veriyor:
"Hafıza oyuncudur. Asla unutulmaz denilen anlar zamanın tozu dumanı içinde eskir, dağılır ve nihayet kaybolup gider. (...) 19 Ocak 2007'de katledilen Hrant Dink, hafızalarımızda bütün bu oyunlardan azade bir yer edindi. Onun samimiyeti, bilgeliği ve inadı, zamanları, mekânları ve hatta bireysel kimlikleri de aşarak yalnız onu tanıyanların kalbinde değil, bu memleketin semalarında tartışmasız bir yer kapladı. O yerde siyasi görüşüne, dinsel kimliğine, bireysel tercihlerine aldır-madan vicdanı olan herkes vardı. Elbette ki Hrant Dink cinayeti kamusal bir yas içeriyordu; konu memleket meselesiydi ve derin tarihî kökleri vardı ama yas orada kalmadı. Tek tek insanlar bu hikâyeyi üçüncü tekil şahıs ağzından yazmak yerine, neredeyse kişisel meselesi haline getirdi. Hrant'ın anıları kendi anıları oldu, sözüne sahip çıktılar, uğradığı mağduriyeti damardan yaşadılar. Hrant'ı tanıyan tanımayan herkes onun hikâyesiyle özdeşleşti. Böylece, el ele vererek 'Buradayız Ahparig' diye haykırırken bir ortak hafıza alanı da yaratılmış oldu. Bu, farklılıkların birlikte yaşayabilmesi için bir imkândır, birbirimizin yüzüne utanmadan bakabileceğimiz bir gelecek kurmanın ihtimalidir. İnadın umuda, umudun hakikate dönebilmesinin uğurlu yoludur. Şimdi bu kitapta bu kez edebiyatçılar 'Buradayız Ahparig' diye sesleniyorlar. Onun sözünden, sesinden, yok edilememiş varlığından ilham alarak kendi edebi dünyalarını yeniden kuruyorlar. Yazdıkları öykülerle Hrant'ın sözünü genişletirken, bir yandan da o büyük vicdan atlasının parçası oluyorlar. Orada olanlar hatırlayacaktır, Hrant'ın on binlerce kişinin katıldığı cenaze töreninde akıldan çıkmayan görüntülerden biri de şuydu: Siyah yas elbiseleri içinde Ermeni gençlerin taşıdıkları tabutun etrafında bir anda onlarca beyaz güvercin belirmişti. Tedirginliği kalbinde, özgürlüğü kanadında güvercinler, uzun süre cenazeye eşlik etti, Hrant'ı ebedi yolculuğuna uğurladı. Bugün o güvercinler bu öykülerin arasında dolaşıyor; Hrant'ın ruhuna, o güzel ruha bizden de bir selam götürmek için."
"Özgürlüğü Kanadında" derlemesinde, Hrant'ın Arkadaşları'nın kaleme aldığı "Hrant'ın Hikâyesi" metninin yanı sıra Türkiye edebiyatının farklı kuşaklarından 19 yazarın kaleme aldığı öyküler yer alıyor:
Karin Karakaşlı – An-Bul-İst'ten
Murathan Mungan – Göğün, Yerin Sahipleri
Rıdvan Hatun – Ardıç Kapıda Demirden İki Yılan
Sema Kaygusuz – Karıncanın Yükü
Sevim Çiçek – Geç de Olsa
Ayfer Tunç – Köz ve Kül
Irmak Zileli – Güvercin Sesi
Murat Gülsoy – Ölünün Giysileri
Melisa Kesmez – Babamın İstanbul'u
Murat Uyurkulak – Nalbant
Selahattin Demirtaş – Rantın Arması
Behçet Çelik – Gülhane'de
Kerem Bakıcı – Şuramda Bir Şeyler Var
Polat Özlüoğlu – "Hoşça Kal Diyecektim"
Kamil Erdem – Çiçekçinin Günlüğü'nden
Fethiye Çetin – Bir Damla Gözyaşı
Şebnem İşigüzel – Uzak Bahar
Figen Alkaç – Gitmeyen Zaman
Ayşegül Devecioğlu – Çıplak Ayakla
Eylem Ata – Beni Uyandırın





