Anadolu Ajansında (AA) uzun yıllar görev yapan gazeteciler Ertuğrul Cingil ve Sefa Salantur, AA Kitap etiketiyle yayımlanan "Haber Çınarında Bir Gün" adlı çocuk kitabıyla genç okurları haberciliğin mutfağıyla buluşturuyor. Kurumun ilk çocuk kitabı olan "Önemli Bir Haberim Var"ın devamı niteliğindeki eser, bir grup çocuğun ajans koridorlarında geçirdiği günü ve haber üretim sürecini deneyimleyerek öğrenmesini konu alıyor.
Çizimlerini Aysun Neşeli'nin üstlendiği kitap, çocukların ajansın farklı birimlerini ziyaret etmesini, muhabir, foto muhabiri ve kameramanlarla sahaya çıkarak habere gitmesini ve bir haber metninin hazırlanış aşamalarını ele alıyor. 11 yaş ve üzeri okur kitlesini hedefleyen çalışma, dijital çağda çocuklara dezenformasyonla mücadele etme ve doğru bilgiye ulaşma refleksi kazandırmayı amaçlıyor.
"Kökleri Anadolu'da, dallarıyla dünyayı kucaklayan bir çÇınar"
Kitabın yazarlarından Ertuğrul Cingil, ilk kitapta daha küçük yaş grubuna hitap ederek haberciliğin temel ilkelerini verdiklerini, yeni eserde ise ajansın tarihine ve mesleğin teknik detaylarına odaklandıklarını aktardı. İsimde yer alan "haber çınarı" metaforunu detaylandıran Cingil, şunları kaydetti:
"Çınar metaforunu çok önemsiyoruz. Tarihsel ve kültürel olarak da milletimizin tarihinde geniş yer tutan bir metafor ve Anadolu Ajansımıza çok yakışıyor. Kökleriyle tüm Anadolu'ya yayılmış, enerjisini ve gücünü oradan alan, gövdesi bu topraklar üzerinde yükselmiş ama dallarıyla tüm dünyayı kucaklayan bir haber çınarını kitapta anlatmaya çalıştık. Milli Mücadele'nin zorlu şartlarında kurulan ajansımız, 106 yıllık süreçte Türkiye'nin tarihindeki pek çok gelişmeye tanıklık etti. Haber çınarı durduğu yerde durmuyor; dalları genişliyor, büyüyor, yeni filizler ortaya çıkıyor. Bir taraftan dünyaya yayılıyor, yayın dilleri çeşitleniyor, teknoloji de mesleğimizi çok hızlı dönüştürüyor."
Yapay zeka ve dijital platformların gerçeklik algısını kökten sarstığını hatırlatan Cingil, çocukların habercilik refleksleriyle donatılmasının gerekliliğini vurguladı:
"Haberciliğin doğası gereği bilginin kontrol edilmesi, gerçekliğin sorgulanması noktasında çok önemli bir ilkesel katkısı var. Çocuklarımız bu mesleği yapmasalar bile haberciliğin ilkelerinden yararlanıp özellikle dijital mecralardaki dezenformasyon ve manipülasyonlara karşı daha dirençli, daha kontrollü hale gelebilirler."
"Doğru bilgiye ulaşmanın yolu haberin mutfağından geçiyor"
Kitabın bir diğer yazarı Sefa Salantur ise çocukluk yıllarında gazetecilik mesleğini tanıtan yeterli kaynağın bulunmamasından yola çıktıklarını belirtti. Çocukların merak duygusunu beslemeyi hedeflediklerini söyleyen Salantur, kurguyu şu sözlerle anlattı:
"Çocuklarımız ana omurgadaki servisleri geziyorlar. Hatta muhabirlerle, foto muhabirleriyle ve kameramanlarla habere de gidiyorlar. Çocuk kahramanlarımızdan muhabirliğe daha yatkın olanı, bir haberin nasıl yazıldığını, nasıl başlık atıldığını, spotta neler olması gerektiğini yaşayarak öğreniyor. Bilgiye ulaşmak çok kolay, bilgi bombardımanı altındayız ama asıl zor olan doğru bilgiye ulaşmak. Bu kitap gençlerimizin medya okuryazarlığını öğrenmesi için onların dilinde kaleme alınmış bir eser."
Mesleğin çok yönlü yapısına ve toplumsal işlevine de işaret eden Salantur, gazetecilik hayali kuran gençlere seslenerek, mesleğin içinde öğretmenlik, dedektiflik, ekonomistlik ve sağlık gibi birçok farklı alanın bulunduğunu ve nerede bir mağduriyet varsa onu gündeme taşıyıp çözüme katkı sunmanın manevi tatmininin yüksek olduğunu sözlerine ekledi.





