Türk sinemasının "Damat Ferit"i olarak kalplerde yer edinen, kariyerinin ikinci evresinde ise toplumsal gerçekçi başyapıtlarla Türk ve dünya sinema tarihine damga vuran oyuncu, yazar ve yapımcı Tarık Akan, aramızdan ayrılışının 10. yıl dönümünde saygıyla anılıyor. 1971'de adım attığı Yeşilçam'da romantik komedilerden Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanan "Yol"a kadar uzanan 45 yıllık sanat serüvenine onlarca unutulmaz eser sığdıran usta sanatçı, 16 Eylül 2016'da 66 yaşında hayata veda etmişti.

Tarık Akan-1

Ahmet Ümit’in yeni romanı 'Roma’nın Beş Günü' 1 Ekim’de okurla buluşuyor
Ahmet Ümit’in yeni romanı 'Roma’nın Beş Günü' 1 Ekim’de okurla buluşuyor
İçeriği Görüntüle

Asıl adı Tahsin Tarık Üregül olan usta oyuncu, subay bir babanın oğlu olarak 1949 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Babasının görev yerleri nedeniyle çocukluk ve ilk gençlik yıllarının bir kısmını Erzurum ve Kayseri'de geçiren Akan, ailesinin dönüşüyle birlikte yaşamını İstanbul'un ilçesinde sürdürdü. Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümündeki eğitimini yarıda bırakarak İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Yüksekokuluna geçen sanatçı, öğrencilik döneminde Ataköy Plajı'nda cankurtaranlık, gazoz satıcılığı ve işportacılık gibi pek çok işte çalışarak hayat mücadelesini erken yaşta tanıdı.

Tarık Akan Ses Dergisi

"Senden artist olmaz" denilerek çevrilen kapılardan Yeşilçam zirvesine

Tarık Akan'ın beyaz perdeyle tanışması, yakın dostu Zeki İrfanoğlu'nun teşvikiyle 1970 yılında katıldığı "Ses" dergisinin düzenlediği Sinema Artist Yarışması'nda birincilik elde etmesiyle gerçekleşti. Tanınmaya başladığı ilk günlerde Yeşilçam yapımcılarının kapısını çaldığında "Boyun çok uzun, senden artist olmaz" denilerek geri çevrilmesine rağmen pes etmeyen Akan, 1971 yılında Mehmet Dinler'in yönettiği "Solan Bir Yaprak Gibi" filmiyle sinemaya resmen adım attı ve bu filmle birlikte "Tarık Akan"ı kullanmaya başladı.

Romantik jönlükten toplumsal sinemanın zirvesine: Tarık Akan vefatının 10. yılında anılıyor-3

Aynı yıl Filiz Akın ile "Emine" filminde başrolü paylaşan Akan; uzun boyu, yeşil gözleri ve sempatik tavırlarıyla çok kısa sürede popülerliğin doruğuna ulaştı. 1970 ile 1975 yılları arasında yılda ortalama 12 filmde oynayan ve dönemin sinema basını tarafından "kartpostal çocuk" olarak adlandırılan sanatçı; "Canım Kardeşim", "Sev Kardeşim", "Mavi Boncuk", "Ah Nerede", "Gece Kuşu Zehra" ve özellikle Ertem Eğilmez'in efsanevi eseri "Hababam Sınıfı"ndaki unutulmaz "Damat Ferit" karakteriyle tüm Türkiye'nin sevgisini kazandı.

Romantik jönlükten toplumsal sinemanın zirvesine: Tarık Akan vefatının 10. yılında anılıyor-4

"Maden", "Sürü" ve Altın Palmiyeli "Yol"

1970'lerin ikinci yarısına gelindiğinde Tarık Akan, yalnızca ticari ve romantik filmlerde rol alan bir jön olmayı reddederek kariyerinde köklü bir rota değişikliğine gitti. Toplumun ezilen kesimlerine, işçi sınıfına ve ülkenin politik çalkantılarına ayna tutan toplumsal gerçekçi sinemanın en güçlü aktörlerinden biri oldu.

Tarık Akan2

Yavuz Özkan'ın yönettiği "Maden", Zeki Ökten'in "Sürü" ve Şerif Gören ile Yılmaz Güney imzalı "Yol" filmleri, sanatçının bu dönemdeki zirve performansları oldu. 1982 Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanarak dünya çapında yankı uyandıran "Yol" filmi, Akan'ın kariyerini uluslararası platformda da tescilledi. Sanatçı, Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü tam 7 kez kazanarak festival tarihinde kırılması güç bir rekora imza attı. Ayrıca Berlin Uluslararası Film Festivali'nde mansiyon ve Adana Altın Koza Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ödüllerinin sahibi oldu.

Tarım Akan Kitap

"Anne Kafamda Bit Var" adlı kitabı topluma dokunmaya devam ediyor

12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından 1981'in başlarında Almanya'da yaptığı bir konuşma nedeniyle Türkiye'ye dönüşünde gözaltına alınan Akan, 12 yıl hapis istemiyle yargılandığı süreçte 2,5 ay hücre hapsinde kaldı ve ardından beraat etti. Cezaevi sürecini ve dönemin siyasi baskılarını 2002 yılında kaleme aldığı "Anne Kafamda Bit Var" adlı kitabında anlatan sanatçı, kültür ve eğitim alanındaki üretkenliğini de sürdürdü.

1991 yılında Bakırköy'deki tarihi Taş Mektep ilkokulunu devralarak kurucu ortaklığını üstlenen ve sonrasında Nesin Vakfı Başkanlığını yürüten sanatçı, çocukların aydınlık bir geleceğe hazırlanması için eğitimci kimliğiyle çalıştı. "Antika Talanı", "Taşların Sırrı", "Atatürk'ün Alev Çiçekleri", "Işık Yontucusu", "Anadolu'da Romalıların Ayak İzleri", "Afrodisias" ve "Perge'nin Lahitleri" gibi belgesellere yönetmen ve seslendirmen olarak katkı sundu.

Kariyerinin olgunluk döneminde "Vizontele Tuuba", "Gülüm", "Abdülhamid Düşerken", "Deli Deli Olma" gibi filmler ile "Koçum Benim" dizisinde sergilediği performanslarla her yaştan izleyicinin takdirini toplayan Akan; Barış Zeki, Yaşar Özgür ve Özlem adında üç çocuk babasıydı. Sanatsal yeteneğini toplumsal duyarlılık ve bağımsız duruşuyla birleştiren Tarık Akan, bıraktığı 111 sinema filmi ve sayısız kültürel mirasla Türkiye'nin hafızasında yaşamaya devam ediyor.

Muhabir: Ahmet Çağatay Bayraktar