Ankara Kalesi’nin taş sokaklarında bugün geçmişle yeni hayat yan yana yürüyor. Eski Ankara evleri, ahşap cumbalar ve yılların izini taşıyan kapılar, mahallenin geçmişini hatırlatırken; restore edilen evler, kafeler ve dükkânlar ise Kale’nin değişen yüzünü gösteriyor.
Ancak Kale Mahallesi’nin hikâyesi yalnızca tarihi evlerden ibaret değil. Bu sokaklarda yıllarını geçiren, çocuklarını büyüten, komşuluklar kuran kadınlar da mahallenin hafızasını taşıyor.
Yıllar içinde Kale’nin eski sakinlerinin büyük bölümü başka yerlere taşındı. Kimi evler el değiştirdi, kimi farklı amaçlarla kullanılmaya başlandı. Buna rağmen bazı kadınlar hâlâ yıllardır yaşadıkları evlerinde, eski komşularıyla birlikte hayatlarını sürdürüyor.

60 yılı aşkın süredir Kale’de
Naciye Tuzsuz, 1965 yılında gelin geldiği Ankara Kalesi’nde 60 yılı aşkın zamandır yaşıyor. Niğde’den gelen Tuzsuz’un ailesinin kökeni Selanik’e uzanıyor. Anne ve babası mübadele döneminde Türkiye’ye gelen ilk ailelerden...
Kale’ye geldiğinde kayınvalidesi, kayınpederi ve görümceleriyle aynı evde yaşamaya başlayan Tuzsuz, geçen yıllarla birlikte mahallenin de değiştiğini anlatıyor. “Burada yaşamak hoş, güzel... Kendimizi daha mutlu hissediyoruz” diyen Tuzsuz, geçmişteki komşuluk ilişkilerini özlemle hatırlıyor. Tuzsuz, “Eskiden komşuluk, arkadaşlık, insanlık çok güzeldi. Şimdi bakmayın, herkes dağıldı. Buranın yerlileri gitti. Dışarıdan gelenler vardı, onlar da gitti” diyor.
Kale’nin giderek iş ve turizm merkezine dönüşmesinin mahalledeki yaşamı değiştirdiğini belirten Tuzsuz, buna rağmen kendi çevresindeki komşulukların devam ettiğini söylüyor: “Ama bizim çevremizde halen komşuluk ilişkilerimiz iyi. Eskilerle beraber mutluyuz yani. Bizim için güzel bir yer.”
Tuzsuz’un yaşamı da Ankara’nın farklı semtlerinde geçmiş. Bir dönem Demetevler’de ekmek büfesi işleten Tuzsuz, 17 yıl boyunca Kale ile Demetevler arasında gidip geldiğini anlatıyor. Silah tamircisi olan eşi ise Samanpazarı, Numune Pasajı ve Cebeci’de çalışmış. Eşinin vefatının ardından Tuzsuz, bugün emekli oğlu ile birlikte Kale’de yaşamaya devam ediyor.

“İl il gezdim yani”
Türkan Özdemir de Kale’nin uzun yıllardır yaşayan kadınlarından. Samsun’dan 1969 yılında Ankara’ya gelin gelen Özdemir, aradan geçen yıllara rağmen Kale ile bağını koparmayanlardan.
“Annem babam Samsun’un yerlisiydi. 1969’da buraya gelin geldim. Ondan beri buradayım” diyen Türkan Özdemir’in, eşinin memuriyeti nedeniyle Kale’den ayrıldığı dönemler de olmuş. İki yıl Kahramanmaraş’ta, ardından iki yıl İzmir’de yaşayan Özdemir, sonunda yeniden Ankara’ya dönmüş.
“İl il gezdim yani” diye anlatıyor o yılları. Bugün 75 yaşında olan Özdemir, Kale’deki komşuluk ilişkilerinin kendisi için hâlâ önemli olduğunu söylüyor. Naciye Tuzsuz ile komşulukları ise 57 yılı geride bırakmış. “57 senedir komşuluk yapıyoruz” diyor Özdemir.
Tuzsuz ise araya giriyor: “Çocukları elimizde büyüdü.”
İki komşunun birkaç cümleyle anlattığı bu geçmiş, Kale’deki komşuluğun yalnızca aynı sokakta yaşamaktan ibaret olmadığını gösteriyor. Çocukların büyümesine, ailelerin yaşlanmasına ve insanların başka yerlere gitmesine birlikte tanıklık etmişler.

Kale’den gitti, yeniden döndü
Gülbahar Azdemir’in hikâyesi de Kale’den ayrılıp yeniden dönmek üzerine. Kale’de evlenen Azdemir, eşiyle birlikte Çanakkale’ye taşınmış. Eşi burada esnaflık yapmış. Yıllar sonra ise yeniden Ankara’ya, Kale’ye dönmüşler.
“20-25 sene orada esnaflık yaptık. Sonra tekrar buraya geldik. 43-44 senedir buradayız” diyen Azdemir’in Kale ile bağı yalnızca kendi yaşamıyla sınırlı değil. Yaşadığı ev, 1940 yılında dedeleri tarafından satın alınmış. Daha sonra aileye kalan ev, bugün de ailenin yaşamını sürdüğü yer.
Azdemir’in iki kızı da evlerinin bir bölümünü kafeye çevirmiş. Yolunuz düştüğünde el ürünü, taze ve güvenilir yiyecekleri rahatça tüketiyor, kalenin içinde, çiçeklerle çevrili mekanda bir soluklanıyorsunuz. Böylece yılların izini taşıyan bu yapının, ailenin farklı kuşaklarının hayatına tanıklık etmesini dinliyor, geçmişe bir yolculuk yapıyorsunuz.

Mahallenin hafızası
Kale bugün Ankara’nın tarihi dokusunu görmek isteyenlerin uğrak noktalarından biri... Eski evlerin bir bölümü restore edilmiş, bazıları kafe, dükkân ve atölye olarak kullanılmaya başlanmış. Mahallenin eski sakinleri ise bütün bu değişime yıllar yıllar tanıklık etmiş…
Onlar için Kale yalnızca tarihi bir mekân değil. Kimi için gelin geldiği ev, kimi için çocuklarının büyüdüğü sokak, kimi için yıllarca kapısını çalan komşu demek.

Kale Mahallesi’nde hayat değişirken eski sakinlerin sayısı da azalsa da bazı evlerin ışığı hâlâ yanıyor, bazı kapılar hâlâ aynı komşulara açılıyor. Ve taş sokaklarda, mahallenin geçmişinden bugüne kalan kadınların hikâyeleri yaşamaya devam ediyor.




