KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a (OVP) tepki gösterdi. OVP’nin emekçilerin gelirlerini ve sosyal haklarını olumsuz etkileyecek politikaların devamı niteliğinde olduğunu savunan Karagöz, “Bu iktidarın Orta Vadeli Programı da uzun vadeli programı da emek düşmanı, sermaye dostudur” dedi.

Karagöz, köprü ve otoyolların işletme hakkının devredilmesi ile özelleştirme hedeflerini de eleştirerek, “Bu OVP yıllardır bizleri, emeği hedef alan saldırıların son halkasıdır” ifadelerini kullandı.

“OVP bütçenin hazırlanmasında temel politika belgesi”

KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, düzenlediği basın toplantısında 2027-2029 dönemini kapsayan OVP’nin dört gün önce Resmi Gazete’de yayımlandığını belirtti.

Üç yıllık dönemde uygulanacak ekonomik ve sosyal politikalara yön verecek OVP’nin aynı zamanda bütçenin hazırlanmasında temel alınacak politika belgesi olduğunu ifade eden Karagöz, KESK olarak her OVP ve bütçe döneminde “Bu program kimin için hazırlanıyor? Kimin hakkı ve çıkarı korunuyor? Nimet kime dağıtılıyor? Külfet kimin sırtına yükleniyor?” sorularını yönelttiklerini söyledi.

Karagöz, emekçiler açısından asıl meselenin ekonomik programlarda kullanılan kavramlardan ziyade günlük yaşam koşulları olduğunu belirterek, “Mesele sofraya konulan ekmek, ödenen kira, alınan maaş ve geleceğe dair güvencedir” dedi.

“Türkiye’de her 5 kişiden 4’ü emekçi sınıfının parçası”

Türkiye’de işçiler, emekliler, kamu emekçileri, küçük esnaf, üretici ve çiftçilerin yanı sıra ev ve bakım emeği verenlerin toplumun büyük bölümünü oluşturduğunu belirten Karagöz, bu kesimlerin aileleriyle birlikte nüfusun en az yüzde 80’ini oluşturduğunu savundu.

TÜİK verilerine göre istihdamda 32,5 milyon kişinin bulunduğunu belirten Karagöz, yaklaşık 4 milyon kamu emekçisinin bu grubun içerisinde yer aldığını söyledi.

Yaklaşık 10 milyon kişinin kayıt dışı çalıştığını ifade eden Karagöz, 16 milyonu aşkın emeklinin bulunduğuna dikkat çekti. Küçük esnaf, çiftçi, üretici ve istihdam rakamlarında yer almayan ev kadınlarının da hesaba katılması gerektiğini belirten Karagöz, “Bugün Türkiye’de her 5 kişiden 4’ü emekçi sınıfların bir parçasıdır” dedi.

“Maaş artışlarımız hedeflenen enflasyonun bile altında kaldı”

Toplu sözleşme sürecinde uzlaşma sağlanamadığını ve Hakem Kurulu kararının gerçekleşen enflasyon yerine tahmin edilen enflasyon üzerinden şekillendiğini söyleyen Karagöz, kamu emekçilerinin ücretlerine ilişkin artışların yetersiz kaldığını savundu.

SPK: Bildirilmeyen ve bloke edilmeyen repo işlemleri geçersiz sayılacak
SPK: Bildirilmeyen ve bloke edilmeyen repo işlemleri geçersiz sayılacak
İçeriği Görüntüle

Karagöz, 2026-2028 dönemini kapsayan OVP’de 2026 için yüzde 16, 2027 için yüzde 9 enflasyon hedeflendiğini, 8. Dönem Toplu Sözleşme kapsamında ise 2026 için yüzde 11+7, 2027 için yüzde 5+4 oranlarında artış öngörüldüğünü belirtti.

Yeni OVP’de 2027 yılında maaş, ücret ve aylık artışlarında yüzde 21 oranının temel alınacağının ilan edildiğini söyleyen Karagöz, bu durumun çalışanların gelir kaybını artıracağını ileri sürdü.

Karagöz, özellikle asgari ücretlilerin açlık sınırının altında kaldığını belirterek, “Rakamlar ortada. Maaşlarımız eriyor, hedefler yükseliyor” dedi.

Köprü ve otoyolların işletme hakkı devrine tepki

Karagöz, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile 8 otoyolun özelleştirme programına alınmasına da tepki gösterdi.

Hazine ve Maliye Bakanlığının uygulamanın satış değil, 30 yıllığına “işletme hakkı transferi” olduğunu ve mülkiyetin devlette kalacağını açıkladığını hatırlatan Karagöz, uygulamanın niteliğinden bağımsız olarak kamu kaynaklarının özel çıkarlara aktarılacağı görüşünü dile getirdi.

Karagöz, Karayolları Genel Müdürlüğünün 2026 Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu’na atıfta bulunarak, köprü ve otoyollardan bakım ve diğer giderler düşüldükten sonra 2025 yılında 500 milyon dolar net gelir elde edildiğini söyledi.

İşletme hakkı transferi kapsamında elde edileceğini öne sürdüğü gelire ilişkin de hesaplama yapan Karagöz, söz konusu köprü ve otoyolları işletenlerin 30 yılda güncel kurla 871 milyar 920 milyon lira gelir elde edeceğini savundu.

“Ortak varlıklarımız sermayeye peşkeş çekilecek”

Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından yürütülen ihalelere de değinen Karagöz, bir haftalık ihale sürecinde 46 ilde toplam 29 bin 218 hektarlık alanın özel maden şirketlerine satıldığını ileri sürdü.

Karagöz, bu alanın yaklaşık 40 bin futbol sahasına denk geldiğini belirterek, OVP’de özelleştirme gelirleri için belirlenen hedefleri de eleştirdi.

OVP’ye göre 2027’de 183 milyar lira, 2028’de ise 163,5 milyar lira özelleştirme geliri hedeflendiğini söyleyen Karagöz, bu politikaların kamu varlıklarının elden çıkarılması yoluyla bütçe açığının kapatılmasına ve kamu harcamalarının finanse edilmesine dayandığını savundu.

“Bu OVP emek saldırılarının son halkası”

OVP’nin ekonomik hedeflerinin yanı sıra emek politikaları açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Karagöz, iktidarın ekonomi politikalarının emekçilerin gelirlerini azaltırken sermayenin ve işverenlerin güçlenmesine yol açtığını öne sürdü.

Karagöz, şöyle konuştu:

“Bu iktidarın Orta Vadeli Programı da uzun vadeli programı da emek düşmanı, sermaye dostudur. Nitekim yıllardır emekçiler, çalışanlar olarak bizlerin gelirleri küçülürken; büyüyen sermaye, patronlar, yandaşlar oldu.”

Yoksullaştırma politikalarına karşı antidemokratik uygulamaların da sürdüğünü savunan Karagöz, “Bu OVP yıllardır bizleri, emeği hedef alan saldırıların son halkasıdır” dedi.

KESK’ten “birleşme ve mücadele” çağrısı

Karagöz, OVP’nin önümüzdeki üç yılın yanı sıra yeni bir “sosyal yıkım bütçesi”nin işareti olduğunu savundu.

KESK olarak böyle bir bütçeyi kabul etmeyeceklerini belirten Karagöz, sendikalı veya sendikasız tüm emekçileri ortak mücadeleye çağırdı.

Karagöz, “Gün sendikalı-sendikasız veya şu sendikanın üyesi, bu sendikanın üyesi diye bölünme günü değildir. Gün birleşme günüdür. Birlikte mücadele günüdür” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Haber merkezi