Modern yaşam koşullarının getirdiği hareketsiz yaşam tarzı, yüksek kalorili beslenme alışkanlıkları ve kronik metabolik problemler, karaciğer yağlanması vakalarında belirgin bir artışa yol açıyor. Tıbbi literatürde metabolik disfonksiyonla ilişkili steatotik karaciğer hastalığı (MASLD) olarak adlandırılan tablonun çoğu zaman hiçbir klinik belirti vermeden ilerleyebildiğini vurgulayan Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Ertuğrul; fazla kilosu, diyabeti, hipertansiyonu, insülin direnci ya da kan yağlarında yüksekliği bulunan bireylerin herhangi bir şikâyeti olmasa dahi uzman hekim değerlendirmesinden geçmesi gerektiğini bildirdi.

A A 20261020 42808373 42808371 Y A G L I K A R A C I G E R H A S T A L I G I N D A E R K E N D E G E R L E N D I R M E O N E M T A S I Y O R

"Karaciğer enzimlerinin normal olması riski ortadan kaldırmaz"

Hastalığın gelişiminde obezite, insülin direnci, tip 2 diyabet, hipertansiyon, kolesterol ve trigliserid yüksekliğinin birincil etkenler arasında yer aldığını ifade eden Prof. Dr. Ertuğrul, klinik tablonun aldatıcı seyrine dikkat çekti:

"Alkol tüketiminin de karaciğer sağlığı açısından ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Yağlı karaciğer hastalığı olan kişilerde hiçbir belirti görülmeyebilir. Bazı hastalarda halsizlik, çabuk yorulma veya karnın sağ üst bölümünde rahatsızlık hissi ortaya çıkabilir. Ancak bu şikayetler, hastalığa özgü değil. Karaciğer enzimlerinin normal olması da özellikle risk grubundaki kişilerde ileri değerlendirme gereksinimini tek başına ortadan kaldırmaz. Fazla kilosu olan, diyabet, hipertansiyon, insülin direnci veya kan yağlarında yükseklik bulunan kişilerin, herhangi bir şikayetleri olmasa bile hekim değerlendirmesinden geçmesi gerekiyor. Böylece erken değerlendirmeyle bu hastalığın ilerlemesi de önlenebilir."

Fibroz riski için ilk basamak: "FIB-4 skoru" ve elastografi

Yağlı karaciğer hastalığında yalnızca organ içindeki yağ birikiminin değil, dokuda meydana gelebilecek sertleşme ve hasarın da izlenmesi gerektiğini aktaran Prof. Dr. Ertuğrul, erken evre tarama yöntemlerine ilişkin şu bilgileri verdi:

"Karaciğerde fibroz olarak adlandırılan durumda ilerleme, siroz ve diğer ciddi karaciğer hastalıkları açısından risk oluşturabilir. Bu süreçte kullanılan yöntemlerden FIB-4 skoru; yaş, AST ve ALT karaciğer enzimleri ile trombosit sayısı kullanılarak hesaplanır. Non-invaziv bir değerlendirme yöntemi olan FIB-4, ileri karaciğer fibrozisi riskinin ilk aşamada belirlenmesine yardımcı olur. Ancak bu test, tek başına kesin tanı koymaz; fibroz riskini değerlendirmek için kullanılan önemli bir ilk basamak yöntemidir. Sonuçları düşük riskli bulunan bazı hastalarda ileri tetkik gerekmeyebilir. Ancak ara veya yüksek risk saptanan kişilerde FibroScan gibi elastografi yöntemleriyle ek değerlendirme yapılması ve gerektiğinde gastroenteroloji uzmanına başvurulması gerekir. Test sonuçları hastanın yaşı, eşlik eden hastalıkları ve diğer klinik bulgularıyla birlikte yorumlanmalıdır."

İltihaplı evreye (MASH) ve kansere dönüşebilir

Hastalığın her bireyde aynı seyretmediğini, bazı vakalarda hücre iltihaplanması ve hasarla seyreden metabolik disfonksiyonla ilişkili steatohepatit (MASH) tablosuna dönüşebileceğini anlatan Prof. Dr. Ertuğrul, sürecin siroz, karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanserine kadar varabileceğine işaret etti.

Hekimlerden hasta ve çalışan hakları yönetmeliğine ilişkin çağrı
Hekimlerden hasta ve çalışan hakları yönetmeliğine ilişkin çağrı
İçeriği Görüntüle

Tedavi yaklaşımında metabolik sağlığın bir bütün olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ertuğrul, sözlerini şöyle tamamladı:

"Hastalığın erken evrelerinde yaşam tarzı değişiklikleri tedavinin temelini oluştururken, sürdürülebilir kilo kaybı, düzenli fiziksel aktivite ve dengeli beslenmek de önemli. Diyabet, hipertansiyon ve kan yağlarındaki yüksekliğin kontrol altına alınması da tedavi yaklaşımının önemli bir parçası. Yağlı karaciğer hastalığını yalnızca ultrasonografide görülen bir bulgu olarak değerlendirmemek gerekir. Bu durum, kişinin metabolik sağlığı hakkında da önemli bilgiler verir. Karaciğer yağlanması saptandığında kilo, kan şekeri, tansiyon ve kolesterol değerleri de birlikte ele alınmalı, fibroz riski uygun yöntemlerle değerlendirilerek kişiye özel bir takip planı oluşturulmalı."

Kaynak: AA