Türkiye genelindeki kuyumcu odaları ile sektörde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, Ankara’da düzenlenecek geniş katılımlı toplantılarda bir araya gelmeye hazırlanıyor. Resmi kurum temsilcilerinin de yer alacağı buluşmada, kuyumculuk alanının yıllardır çözülemeyen sorunları ele alınacak. Ankara Kuyumcular Odası Başkanı Timuçin Sönmez, meslekte dürüst çalışanların korunması gerektiğini belirterek, “İyileri kötülerle aynı sepete koyarsak onları da kaybederiz. Kuyumculuk mesleğinin dışına çıkanlara gereği yapılmalı, kuyumculuk mesleğini icra edenler de masumiyet karinesinden yararlanmalı” ifadelerini kullandı. AgaOne Genel Müdür Yardımcısı Tanyel Yılmaz ise özellikle “temiz altın” konusunun önemine dikkat çekti.
10–11 Aralık tarihlerinde yapılacak Türkiye Yüzyılı 1. Kuyumculuk Çalıştayı, Türkiye’deki 40 bini aşkın kuyumcuyu temsil eden oda ve STK başkanlarını bir araya getirecek. Çalıştayda sektörün yapısal sorunları, kayıt dışılık ve Türkiye ekonomisine katkının artırılması gibi başlıklar masaya yatırılacak. Sönmez, özellikle altın kotası nedeniyle artan kaçak altın girişinin meslek için ciddi risk oluşturduğunu vurguladı. Kaçak altının ayarının, kaynağının ve üretim yönteminin belirsiz olduğuna dikkat çeken Sönmez, bunun hem kuyumcuya hem tüketiciye zarar verdiğini söyledi.

Sönmez, Darphane ürünlerinin yüksek değer taşıdığını, buna karşın bu ürünlerin taklitlerinin piyasada büyük sorun yarattığını belirtti. Sahte altının ayırt edilememesinin vatandaşları mağdur ettiğini ifade eden Sönmez, teknolojik test cihazlarının kullanımının yaygınlaşması gerektiğini dile getirdi. Altın test cihazlarının Darphane ürünlerinden piyasadaki diğer altınlara kadar ayar tespitinde bir güven unsuru oluşturduğunu söyledi.
MASAK denetimlerinin gerekliliğini kabul eden Sönmez, ancak uygulamalardaki aşırı ayrıntılı belge taleplerinin hem ticareti yavaşlattığını hem de yabancı müşterileri kaçırabildiğini belirtti. Kuyumcuların yüksek tutarlı işlemlerde kimlik tespitini zaten yaptığını hatırlatan Sönmez, daha sade ve öngörülebilir bir sistem talep ettiklerini dile getirdi. Mevcut 185 bin TL kimlik tespiti sınırının da günün ekonomik koşullarına göre yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
22 ayar 1 gram altınlarla ilgili yeni düzenlemelerin sahada kafa karışıklığına yol açtığını aktaran Sönmez, vatandaşların bazı ürünleri kuyumcunun mevzuat gereği alamadığını duyunca şaşırdığını, bunun da tek bir uygulama diliyle netleştirilmesi gerektiğini ifade etti.
AgaOne adına konuşan Tanyel Yılmaz ise sektöre sahip çıkılmasının ekonomik açıdan kritik olduğunu belirtti. Türk kuyumcusunun desteklenmemesi halinde mücevher ve takı tedarikinin dışa bağımlı hale geleceğini söyleyen Yılmaz, kuyumculuk mesleğinin ülkenin stratejik sektörlerinden biri olduğunu vurguladı.

Temiz altın süreci
AgaOne bünyesindeki Aleks Metal Rafineri’nin, Türkiye’de üretim yapma lisansı bulunan altı rafineriden biri olduğunu hatırlatan Yılmaz, uluslararası standartların artık çok daha belirleyici olduğunu ifade etti. Responsible Jewellery Council tarafından verilen COP sertifikasının ardından COC (Chain of Custody/Delil Zinciri) sertifikasını da aldıklarını belirten Yılmaz, bu belgeler sayesinde altının kaynağından satış noktasına kadar izlenebilirliğini sağladıklarını söyledi. Üretilen altının “temiz altın” olarak belgelendiğini ve bu süreçte dünyadaki sayılı firmalardan biri olduklarını dile getirdi.
Altın kiralama modeli
Yılmaz, Türkiye’ye getirilmesi planlanan altın kiralama modeline ilişkin soruları da yanıtladı. ABD merkezli Monetary Metals’in uyguladığı sistemin İsviçre ve Almanya gibi ülkelerde sorunsuz çalıştığını belirterek Türkiye’de de güçlü bir altyapı ile uygulanabileceğini ifade etti. Sistemin denetimsiz işletmelere kapalı olacağını vurgulayan Yılmaz, “Canı isteyen ‘altın kiralamak istiyorum’ diyemeyecek” ifadelerini kullanarak finansal şeffaflığı olmayan, teminat gerekliliklerini karşılamayan firmalara altın kiralanmayacağını söyledi.
Bu modelde firmaların üretimde kullanacakları altını satın almak yerine kiralayarak maliyet avantajı sağlayacağını belirten Yılmaz, şeffaf mali yapıya sahip işletmelerin sisteme dahil olacağını aktardı. Bireylerin ise fiziki altınlarını mülkiyetlerinde tutmaya devam ederken altın cinsinden kira getirisi elde edebileceğini ifade etti. Yılmaz, uluslararası yatırımcıların cazip kiralama koşulları sağlanması halinde Türkiye’ye önemli miktarda altın ve döviz girişinin mümkün olacağını, bunun da cari dengeye olumlu katkı sunacağını kaydetti.




