Avukatların yargı mercilerinde bulunan dosyaları vekâletname ibraz etmeksizin inceleyip inceleyemeyeceği konusu hukuk çevrelerinde yeniden tartışma konusu oldu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan hukukçular, mevcut mevzuatın avukatlara dosya inceleme yetkisini açık biçimde tanıdığını ve bu yetkinin savunma hakkının temel unsurlarından biri olduğunu belirtiyor.
“Savunma hakkı, şekli formalitelere feda edilemez”
Avukat Hakları Grubu Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Funda Şahin, avukatların dosya inceleme yetkisinin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 2. maddesi ile güvence altına alındığını ifade etti. Şahin, avukatların görevlerini yerine getirirken yargı mercilerinde bulunan dosya ve belgeleri inceleyebileceğini ve örnek alabileceğini belirterek, bu yetkinin savunma mesleğinin kamusal niteliğinin bir sonucu olduğunu söyledi.
Şahin, dosya inceleme yetkisinin vekâletname şartına bağlanmasının kanunda yer almayan bir sınırlama anlamına geleceğini belirterek, “Savunma hakkı şekli formalitelere feda edilemez. Avukatın dosyaya erişiminin engellenmesi yalnızca bir meslek mensubunun yetkisinin sınırlandırılması değildir; yurttaşın doğru ve sağlıklı hukuki bilgiye ulaşmasının önüne geçer” dedi.
Savunma hakkının temel basamağı
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fahri Gökçen Taner de dosya inceleme yetkisinin özellikle ceza yargılamasında savunma hakkının temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.
Taner, suçlamaların çoğu zaman teknik ve karmaşık olabildiğine dikkat çekerek, şüpheli veya sanığın isnadın kapsamını anlayabilmesi için avukatın dosyayı inceleyebilmesinin kritik önemde olduğunu söyledi. Taner, bu durumun “silahların eşitliği” ilkesinin de bir gereği olduğunu belirtti.
Taner’e göre dosya inceleme yetkisinin hukuki dayanağı yalnızca Ceza Muhakemesi Kanunu ile sınırlı değil. Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’te de avukat ve stajyerlerin vekâletname olmaksızın dosyayı inceleyebileceğinin açıkça düzenlendiği ifade ediliyor.
“Vekâletname yalnızca örnek almak için zorunlu”
Taner, dosya inceleme ile dosyadan örnek alma arasında hukuki bir ayrım bulunduğunu belirterek, vekâletnamenin yalnızca belgelerin örneğini almak için gerekli olduğunu söyledi.
“Avukat dosyayla ilgisini açıklayarak ve avukatlık kimliğini göstererek dosyayı inceleyebilir. İşi alıp almayacağı henüz belli olmayan bir avukattan vekâletname istenmesi savunma hakkının ölçüsüz biçimde sınırlandırılması anlamına gelir” diyen Taner, özellikle tutuklu veya ulaşılamayan kişiler açısından bu tür uygulamaların savunma hakkını fiilen kullanılamaz hale getirebileceğini dile getirdi.

Uygulamada farklılıklar var
Taner, uygulamada bazı adliye ve karakollarda avukatların dosya inceleme yetkisini sorunsuz kullanabildiğini ancak bazı yerlerde hukuka aykırı engellerle karşılaşıldığını söyledi.
Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 20 Haziran 2022 tarihli kararında da benzer sorunların tespit edildiğini hatırlatan Taner, kurumun Adalet Bakanlığı’na avukat ve stajyerlerin dosya inceleme imkânlarının sağlanması yönünde tavsiyede bulunduğunu ifade etti.
Hukukçulara göre dosya inceleme yetkisi, savunma hakkının ilk basamağı niteliğinde. Bu nedenle söz konusu yetkinin uygulamada engellenmesi, yalnızca avukatların mesleki faaliyetlerini değil, aynı zamanda yurttaşların adil yargılanma hakkını da doğrudan etkiliyor.




