Güray SOYSAL
DÜDÜĞÜNÜ DUVARA ASMAKLA KALDI
Güray SOYSAL
DÜDÜĞÜNÜ DUVARA ASMAKLA KALDI

25 Ocak 1995’de Kocaeli İsmet Paşa Stadı ve Kocaelispor ilk gece maçını oynuyor.
Türkiye Kupası çeyrek final karşılaşmasında Kocaelispor- Samsunspor maçı oynanırken, ev sahibi takımın taraftarları gittikçe artan tezahüratı karşısında FIFA Kokartlı hakem düdüğünü çalıp, maçı tatil etti.
Futbol Federasyonu maçı tekrar ve kaldığı yerden oynatma kararı alınca, hakem Serdar Çakman, düdüğünü TFF binasına astı.
O günden bu günlere geldiğimizde cevap verebileceklere sütunum açık olduğunu bildiririm.
BİR ZAMANLARIN FIRTINA TAKIMI

Basketbol’da bir Muhafızgücü takımı vardı.
Bu askeri kuruluş, askerlik çağı gelen sporcuları bünyesinde toplar, dolaylı olarak Türk sporuna hizmet ederdi.
İşte onlardan birisi olan Muhafızgücü basketbol takımı da o dönenim başarılı sporcularını bünyesinde toplamıştı.
Hatta bu işte öylesine ileri gitmişti ki, Muhafıgücü takımı basketbolda Türkiye Şampiyonluğunu bile eline geçirmişti.
O günlerde Muhafızgücü’nün komutanı olan Yüzbaşı Tahsin Albayrak’ın nezaretindeki takımda kimler yoktu ki..
İlk planda, bir dönem Basketbol Federasyonu Başkanlığı yapan Harun Erdenay’ın babası Kemal Aydenay, Serdar Öngör ve Nur Germen bile zamanın şöhretli sporcularının forma giydiği Muhafızgücü’nü zirveye çıkarmıştı.
Şimdilerde…
Bu takımdan eser yok.
Zira…
Sporcu yuvası olan Muhafızgücü kapatıldı….
KADIN ELİ DEĞİNCE…

Bilhassa kadın eli değince sporumuzun görüntüsü de değişiyor.
İşte buna son örnek Doğu’da ortaya çıktı.
Voleybolda 2. Lig erkekler 6. grupta Play-Off mücadelesi veren Midyat Belediyespor takımını Zozan Atakul adlı kadın çalıştırıyor.
Atakul, Doğu ve Güneydoğu’da erkek voleybol takımı çalıştıran tek kadın antrenörü olmaktan dolayı da gururlu.
Antrenör Atakul antrenörlüğe başlamasını, “Voleybol oynarken kolumdan sakatlandım. Bu spordan kopamadım. Antrenörlüğe başladım. Doğu ve Güneydoğu’da erkek voleybol takımı çalıştıran tek kadın antrenörüm” diye anlattı.
Devam kardeşim Zozan Atakul…
Unutulmayanlar / BURHAN FELEK

11 Mayıs 1889’da İstanbul’da dünyaya gelen Burhan Felek, 4 Kasım 1982’de vefat etti. 1910'da, o dönemdeki adı İstanbul Hukuk Mektebi olan İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. Ticaret Vekaleti'nde hukuk müşavirliği, liselerde öğretmenlik ve avukatlık, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı yaptı. Üsküdar Anadolu SK kuruculuğu görebvlerinde bulundu. Uzun yıllar Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi'nin başkanlığını yaptı. Gazeteciliğe Donanma dergisinde başladı. Tasvir-i Efkâr'da (1918) spor yazarı ve foto muhabiri olarak çalıştı. Vakit, Millet, Yeni Ses, Milliyet ve Tan gazetelerinde fıkra ve mizahî hikâye yazarlığına daha sonra 29 sene Cumhuriyet gazetesinde devam etti. 1969'da 45 yılı dolduran fıkra yazarlığını ölümüne kadar Milliyet'te sürdürdü. Özellikle Pazar günleri Recebin Kahvesi adlı köşesinde yazdığı mizah yazıları ile de beğeni topladı. 1974 yılında kendisine Şeyh-ül Muharririn unvanı verildi. O tarihte dünyada en uzun süre gazetecilik yapan ve dünyanın en yaşlı gazetecisi idi.
NİHAYET YILDIZI BARIŞTI

Bilhassa futbolda sporcuların arasının iyi olması gerekir.
Bunun için 2 tarafta fedakarca davranmak zorunda k alır.
“Kalmazsa ne olur” derseniz, son örneği Ankaragücü’nün sol beki Yasin Gürler’i örnek verebilirim.
Pinto’nun sakatlığı nedeniyle forma şansı bulan Yasin, maçlarda yaşadığı sıkıntı sonunda Ankaragücü taraftarlarının tepkisini çekmişti.
Durum böyle olunca, gerek saha içinde, gerekse tribünde ortaya çıkan sıkıntı, Ankaragücü’ne zarar veriyordu.
Sonunda…
Yasin ile taraftarlar barıştı.
Yasin’e verilen bir demek çiçek ve arkasından alkış gelince, ortaya başarılı futbol çıkardı ve taraflar bu işten kazançlı çıktı.
Doğru söze ne denir?
İyi dostluklar hesapsız kurulur, içinde beklenti yoktur. Çıkarsızlık vardır, ihanet yoktur, güven vardır. BALZAC