Sporda tıkanma anında geçmişe bakılıyor. Geçmişteki çözümlere göre, yol almaya çalışılıyor.

Şu an ne olacağını bilmiyoruz. Çünkü geçmişte böyle bir şey yaşanmadı.

Çocuk ve gençleri spora çekmek zorlaştı. Telefon ve internet ön planda. Spor yapmayı tercih etmiyorlar.

Elektronik spor takımlarında olmayı, hatta onları seyretmeyi tercih ediyorlar Bu elektronik oyunlarında ise olan hep savaş, yok etme karşı tarafa zarar vermek başroldeydi.

Mağazalar müşteri hediye çeki veriyorlar. Amaç müşteri kalabalığı ve reklam. Zaten medyadaki insanlar geceden kuyruğa girdiler kavramıyla çok ilgileniyor.

Gençlerin bazıları antrenör kurslarına katılıyor. Önce federasyona para yatırıyorlar. Sonra ise, “Ben işi sağlama bağladım, nasıl olsa diplomayı alırım” diyorlar.

Kurs öğretmenlerini ise, yeterli görmüyorlar. “Bu bana ne verebilir ki, zaten herşey internette var” diyorlar.

Gençler demişken onların kalabalıkta yalnızlık içinde oldukları görülüyor. Artık dijital vicdana sahiptirler. Zaten önemli bir kısmı insanları, yaşlıları, hastaları, düşkünleri, hayvanları umursamıyorlar.

Gençler çevreyi gözlüyorlar. Kendilerinden büyüklerin paranın, şöhretin peşinde koştuklarını görüyorlar. Gençlerde maden öyle, “Ben de böyle” diyorlar.

İyilik beslenmeli, beslenmeyen kör olur. Gençlerde adeta iyilik görmediklerinden bakar kör olmuşlar. Gençlerin başka şikayetler bilgileri var. Ama uygulaması sahası yok diyorlar.

Gençlere ve çocuklara mücadele fırsatını öğretecek olan atletizmdir, olimpik spor dallarıdır.

Ama federasyonlar projesi, İl Müdürlükleri programsız, kulüpler hedefsiz olunca bu da olmuyor.

Gençleri, çocukları spora çekmek için, söylemeyip, örnek olmak gerekiyor.