Falanın, filanın lafına bakılmasın. Olimpik Sporbe Atletizm aynada kendine baksın.
Olimpik spor ve Atletizm kendi elleriyle, tehlikenin içinde.
Bazı yorumlarda Olimpik sporun birbirlerini elektirdiğini görüyoruz. Hiçbiri kendilerini kenara atan Profesyonel sporu eleştirmiyor.
Profesyonel spor öyle şişmiş ki güç yoluyla barış istiyor. Beynin iç bölümüyle idare eden, karteksi hiç kullanmayan Atletizm ve Olimpik spor dalları düşünme ve ön görme özelliklerini kaybetmiş durumda.
Olimpik spor dallarının Uluslararası alanda bazı madalyalar olması, pansuman başarıdan öteye geçmiyor. Çoğu altyapı yatırımlarını unutmuş durumda. Başarıda devamlılık ve ekolleşme ancak bu yolla gelir. Çocuk ve gencimiz bol, ama onları spora katmak ayrı bir sanat. Övünüp sonra da onları unutmakla olmuyor. Sporcu ithalatı ile bu iş bir yere kadar gider. Bu adeta sporda sporda kaynak yağmasıdır. Günün sonunda karışıklığa ve infale yol açabilir.
Nejat Kök’ün “Alınan her madalya kendi içinde çıkmış öncelikle daha güzel” sözünü unutmamalıyız.
İnsan gökdelene girince kendini nokta gibi hisseder. Olimpik spor dalları ve Atletizmde Profesyonel sporun yanında kendilerini böyle hissetmektedirler. Sporda düşülen tuzak falanca branş iyi demekle olmuyor. Altyapıyla ilgili kodlamalar yapılmıyor.
Sporda asıl sorun sistem sorunudur. Olimpik spor dalları, Profesyonel sporun yanında nokta gibi kalıyor.
Olimpik spor Olimpiyat Oyunlarından öbürüne hatırlanmaktadır.
Mayın eşeklerini önce kullan, sonra parka çek durumu Olimpik spor dallarına ve Atletizme iyi gelmiyor.