Devlet aklı önemlidir. Hele ki Türklerin asker ve devlet aklını ayrı bir yere koymak lazım.

İsrail ise yeni nesil savaş teknikleri ile son dönemde düşmanlarına ağır zararlar verdi. Son olarak Kıbrıs’ta satın alınan ve girişe yasaklanan köyler, Irak’ta ikincisi ortaya çıkarılan gizli askeri üsler, çağrı cihazları ve cep telefonları üzerinden kurulan tuzaklar ve toplanan istihbarat… Gelin bunların üzerinden biraz geçelim…

İsrail için en önemli silah istihbarat. CIA ile de koordineli çalışsa da MOSSAD için söylenebilecek çok şey var. Öncelikle tüm İsrail vatandaşlarını potansiyel MOSSAD ajanı haline getirmişlerdir, elbette tamamı değil ama işgalci yerleşimcilere şiddet uygulayacak durumda olanlar aslında sivil bile olsa İsrail askeri, ajanı olarak her zaman göreve hazırdır.

Özetle İsrail kendisine ölesiye sadık vatandaş ötesi bir kitle yaratmıştır. Bunlar dünyanın her yerinde farklı kültür, din ya da millete aitmiş gibi davranarak aslında ciddi bir espiyonaj faaliyeti yürütmektedirler ki benzerini Türkiye FETÖ sürecinde yaşadı. Bu nedenle vatansever bir şekilde ülkesine vatandaşlık bağı ötesinde dini ya da milli etnik yapılara aidiyet hissedenler için böyle bir risk her zaman olacaktır. Türkiye başta tüm devletler adımlarını buna göre atmak zorundadır.

Bu unsurların, seks, uyuşturucu, kumar benzeri bağımlılık araçlarını kullanarak etkili insanları, politikacıları Epstein benzeri tuzaklara düşürecekleri aşikardır. Siyasete giren herkesin tamamen şeffaf olması, siyasetinin finansmanının yüzde yüz kamuya açık olması önemlidir. Bu Türkiye için ciddi bir sorundur, zira siyasetin finansmanı meselesindeki ucube durum ne yazık ki siyaseti bir hizmet değil bir iş haline getirmiştir. Siyaset bir meslek ya da iş değildir. Bu konuda önerilerimi ilerleyen dönemde kaleme alacağım.

İstihbarat ve siyasetin dışında İsrail ekonomik olarak yazılım ve savunma sanayi alanına odaklanmıştır. Türkiye 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasındaki askeri ambargonun ardından Atatürk tarafından başlatılan ve DP döneminde kapatılan savunma sanayi adımlarını atmak üzere sıfırdan harekete geçmiş ve ASELSAN’ı ve ardından diğer savunma sanayi şirketlerini kurmuştur. Kısacası savunma sanayinde bugün gelinen nokta tesadüf değildir.

Ancak yazılımlar ve elektronik cihazlar, bakınız bu noktada Türkiye İran ve bağlı grupların düştüğü tuzağa düşmemek için kendi geliştirdiği ürünleri kullanmak zorundadır. ABD Çin’in Huawei şirketine uyguladığı Google yasağının arkasında aslında dünyada en yüksek satışlara ulaşan Huawei’nin yerine ABD kontrolündeki telefonların kullanılması dayatması vardır. Şu anda kullandığımız tüm yazılımlar, teknolojik cihazlar gerekli durumlarda bize karşı kullanılacak araçlara dönüşebilmektedir. Ahmet amcanın Ayşe teyzenin elindekiler kimsenin umurunda değil, ama finans sistemi, enerji ve ulaşım altyapısı gibi stratejik alanları düzenleyen yazılımların ve buralarda kullanılan sistemlerin bu anlamda tamamen temiz ve Türkiye kontrolünde olmasının sağlanması gerekiyor. Yoksa en kritik anda üst rütbeli subaylarımızın telefonları, otomobilleri, buzdolapları patlamaya başlayabilir. Bunları komplo teorisi olarak değil İsrail’in son saldırılarının ardından ciddiye alınması gereken paranoya olarak değerlendirmek zorundayız.

Ve tabii Irak örneğinde gördüğümüz gibi ülke topraklarının yüzde yüz Türkiye çıkarları için kullanıldığından emin olmalıyız. Bir dönem Güneydoğu’da İsrail ve ABD’li şirketlerin araziler aldığı söylenip dururdu, doğru mu yanlış mı bilmem ama ciddi bir yüzey ve yer altı taraması yaparak ülke topraklarımıza sahip çıkmak zorundayız. Bu aşamada ülkemizin en kritik yerlerindeki alışık olmadığımız seviyedeki madencilik rutsatları ve kazılarının bu aşamada ne yazık ki milli güvenlik meselesi haline geldiğini görmemiz gerekiyor.

İsrail’in Türkiye’ye karşı düşmanca yaklaşımı (ki bu arada aslında Türkiye İsrail’e karşı medyada ve diplomaside Filistin’i destekler gibi görünmektedir sadece) Yunanistan, Kıbrıs Rum kesimi ve Mısır’ı da aralarına alan bir ittifak kurma çabalarının da iyi analiz edilmesi gerekiyor. Türkiye Balkanlar ve Kafkasya’da ABD’den bağımsız adımlar atarak kontrolünü, ilişkilerini geliştirmek zorundadır. İran savaşında da gördüğümüz gibi Suudi Arabistan, Katar, BAE gibi Arap ülkeleri bu tip durumlarda İsrail ve ABD/İngiliz eksenini desteklemektedir.

Uluslararası ilişkilerde her devlet kendi çıkarını önde tutar, milliyetçilik, din gibi değerler daha çok iç politikada halkı birleştirmek ve manipülasyon için politikacılar tarafından kullanılır.

Türkiye, savunma sanayisinde gerçekleştirdiği başarıları diğer alanlara da taşımak zorundadır. Kendi akıllı otomobillerimiz, kendi yazılımlarımız, kendi gıdamız, gelişmiş tarımımız, elektronik cihazlarımız bu nedenle artık çok daha önemlidir. Ama en önemlisi de insandır… Liyakat önemlidir. İsrail ajanları en dindar insanları bile kandırabilecek kadar becerikli ve kendini adamış şekilde en hızlı dindar, milliyetçi rolü oynayarak çok hızla istedikleri pozisyonlara gelebilirler, oysa liyakat söz konusu olursa bu işler eskisi kadar kolay olmayacaktır onlar için. Zira hem o işe layık olmak hem de -mış gibi yapabilmek işi zorlaştıracaktır.