Başından beri yaklaşımım aynı, Türkiye’de Kürt sorunu yoktur, demokrasi, hukuk, ekonomide kötü yönetim sorunları vardır.
Türkiye istediği an bu sorunları çözer, peki yasa çıkartmak sorun çözer mi?
Bakın teröristleri affetmekle sorun çözemezsiniz. Ne olacağını düşünüyoruz?
Hayatının onlarca yılını elinde silahlarla dağlarda geçiren teröristler İstanbul’da ya da Diyarbakır’da ne yapacak?
Kürt mafyası dediğimiz bir gerçek var, özellikle büyük şehirler ve sahillerde o kadar organizeler ki çok rahat bir şekilde bu arkadaşları kadrolarına dahil edebilirler.
Beri yandan vicdanı anlaşmayı kabul etmeyen vatandaşlar var, çok tepkililer, kızgınlar.
Bu yasa ile Kürtler ve teröristler aynı algı sepetine konmuştur.
Devletine sadık milyonlarca Kürt vatandaşımız ile PKK’lı teröristler aynı değildir.
İsrail ve ABD maşası olan PKK’lı teröristleri affetmekle bu maşaları içimize alıyoruz, sahi ne yapmalarını bekliyoruz?
Bugün Türkiye’de o kadar çok sorun var ki, sadeleştirmeye kalkarsak zorluk çekiyoruz.
Adalet sistemi ne kadar adil işliyor mesela?
Basın işlemesi gerektiği gibi işliyor mu?
Ekonomi ne kadar iyi yönetiliyor?
Eğitim sistemimiz sahi nasıl?
Öncelikle Türkiye Cumhuriyeti devleti tüm kurumlarıyla beraber nasıl işliyor, saat gibi tıkır tıkır işliyor diyebilir miyiz?
Bakın halklar arasında sorun yok… Kürtler ve Türkler evlilikler yapıyor, arkadaşlıklar dostlukla tesis ediyor. Hastalıklı kesim her yerde var ve olacak. Onlar zaten her zaman zehirli bir dil kullanacaklar. Hele ki şimdi…
Sıra Büyük Kürdistan’ı kurmaya geldi dediklerinde onların muadilleri ne yapacak sanıyoruz?
Mesele tüm TC vatandaşlarının eşit haklara sahip olması değildir zira anayasamıza göre tüm vatandaşlarımız eşit haklara sahiptir. Asıl mesele bu anayasa maddesinin uygulanmasıdır.
Devletin tüm kurumları, siviller, STK’lar bu kuralları eşit şekilde uygulasaydı bu sorunlar yaşanmayacaktı.
Mesela bir suç işlendiğinde herkes bu suçun karşılığı olan cezaya eşit olarak maruz kalmalı…
Bir iş için bir personel alınacaksa herkesin adil ve eşit bir şekilde değerlendirilmesi gerekir.
Bir personelin atanması sırasında sadece torpili olmayan, sorunlu personelin doğuya atanması değil, tüm çalışanları eşit ve adil bir şekilde atamalarının yapılması gerekir.
90’lı yıllarda bir paşa şöyle demişti: “Biz askeri bürokrasi olarak bölgeye en iyilerimizi gönderdik. Oysa sivil bürokrasi ne yazık ki en kötüleri, sorunlu olanları gönderdi”
İşkenceci, rüşvetçi ya da işinde yetersiz personelin atanması doğal olarak Güney Doğu’da yaşayan vatandaşlarımızın mağdur olmasıyla ve devlete küsmesiyle sonuçlandı. Peki bu personel hakkında işlem yapıldı mı?
Benden söylemesi…
Öncelikle hükümetin görünen niyetini desteklememek mümkün değil…
Bu adımların sağlıklı olması için, T.C. vatandaşlarına karşı suç işleyen herkesin tek tek bu suçlarının cezasını çekmesi gerekiyor. Diyarbakır cezaevinde yaşananlar dahildir.
Bunun yanı sıra Kürtlerin de işledikleri suçların cezasını çekmesi gerekiyor. Bugün Kürtler’e baskı uygulamayalım diye gereğinden fazla hoşgörü ile yaklaşılıyor ne yazık ki ve sürece zararı olur endişesi ile korkarım bazı işlemler yapılmıyor.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın hak ve yükümlülükleri vardır ve tüm TV vatandaşlarının yasaların verdiği güvence ile bu eşitlik ve adaletten tam olarak yararlanması gerekir.
Onun dışındaki ana dilde eğitim konusunda kimsenin itirazı olacağını sanmıyorum.
O zaman gelin neredeyse tüm siyasal partilerin destek verdiği süreci sağlıklı yürütelim, siviller olarak bizler de üzerimize düşeni yapalım. Umarım Kürtler de aynı sağduyu ile hareket ederler. Neden bunu söyledim? Bugün Türkiye’nin her yerinde Kürtler iş yapabilmektedir. Güneydoğu mutfağı en gözde mutfaktır, peki ya Kürtler Kürt olmayanların Güneydoğu’da iş yapmasına nasıl yaklaşmaktadır? Konyalı etli ekmek mesela, Manisa kebabı ya da Karadeniz pidecisi var mı? Biri gidip dükkân açmaya kalkarsa neler yaşar? Kolay değildir birini kendinden görmek, Türkler batıda bunu başardı, sıra Kürtlerde…