Yıllardır gündemin önemli maddelerinden biri madenler…

İster altın olsun ister petrol ya da gaz, Anadolu bu anlamda çok çeşitli madenlerden oluşan bir doğal hazine…

Madenciliğin çevresel etkileri ayrıca tartışılması gereken bir konu.

İyi örnekler de var kötü örnekler de…

Türkiye’yi umursamayan, sadece kazanacağı paraya öncelik verenler için önemli olan maden…

Oysa bir de madenin ötesi var, “Beyond the mine”

Türkiye’deki tartışmalarda adını vermekte zorlandığımız kelimeleri AgaOne Commodities İcra Kurulu Başkanı Sarp Tarhanacı ve Yönetim Kurulu Başkanvekili Gökhan Yılmaz Botsvana’daki yatırımları için telaffuz etti. Beyond the mine, madeninin ötesi…

Türkiye’deki konuyu da biraz böyle değerlendirmek lazım.

İster altın olsun ister bakır ya da kömür, petrol fark etmiyor, bizim madenin ötesini de görebilmemiz lazım.

Bir Türk firması gidip Avrupalıların yüzlerce yıl acımasızca sömürdüğü Afrika’da bir altın madenine sadece maden olarak bakmıyorsa, ülkemizdeki madencilik faaliyetlerini bu iyi örnek çerçevesinde daha da titizlikle yönetmek durumunda Türkiye…

Birinci önceliğimiz çevre, madencilik faaliyetleri yapanlar çevrelerini nasıl koruyorlar, maden bölgesinde yaşayan insanları, hayvanları, bitkileri nasıl koruyorlar? Bu sorunun yanıtı çok önemli… ÇED raporu almakla iş bitmiyor…

İkinci tartışmamız gereken nokta yapılan madencilik faaliyetinin o bölgede yaşayan insanlara ve Türk insanına ne katkısı oluyor? Öyle ya, milyarlarca dolarlık yer altı zenginliği işleniyor, bu operasyonun öncelikle yöre insanı olmak üzere Türk insanına ne yararı oluyor? İstihdam, tedarik…

Ve son nokta, Milyarlarca dolarlık maden geliri elde ediliyor. Altın çıkartılıyor, petrol bulunuyor, her yerden para fışkırıyor. Ancak bu madenler işlendikçe vatandaşın vergi yükü artıyor, bu maden gelirlerinden vatandaşın cebine kuruş girmiyor.

Kuzey Irak’da, BAE’de vatandaşlık maaşı var.

Devlet petrol gelirlerinden vatandaşlara bir pay dağıtıyor.

Türkiye’de madencilikten kim ne kazanıyor?

Vatandaşların vergi yükü ve yoksullaşma dışına payına neler düşüyor?

Umarım çevreyi ve insanı önecelikli tutan madencilik politikalarıyla ülkemizde de bu iyi örneği takip ederek madenciliğin ötesindeki insana değer verebiliriz.

Tabi ki burada görev ülkeyi yönetenlere düşüyor.

Madenleri kamulaştıralım demiyorum ama madenlerin çevreye ve insana mümkün olan en az zararı vermesi ve buradan elde edlien gelirlerin halka yansıması önemli.

Umarım başta Enerji ve Maliye olmak üzere hükümet bu konularda adım atarlar. Vatandaş yokşullaştıktan sonra kamu maliyesinde para olmuş kimseye yararı olmuyor biliyorsunuz.

Türkiye’nin topraklarından çıkartılan madenlerin asıl sahibinin de bu kazançtan payına düşeni alması gerekiyor.