1 kaşık suda kıyamet kopartıyor birileri.

İlla birilerini yerli birilerini Yunan ilan edecekler, kamuoyunu bölmek gibi dar açılı bir troll kampanyası var.

Turizm, ülkeler arasındaki iyi ilişkiler açısından önemlidir.

Bakınız 2025 yılı verilerine göre Türkiye’den Yunanistan’a 1,5 milyon Türk gitmiş… Yunanistan’dan da 800 bin Yunan Türkiye’ye gelmiş…

Tabi rakamlara böyle bakınca bir fark var gibi görünüyor.

Peki ülkelerin nüfusları ne kadar?

Türkiye 85 milyon, Yunanistan 9-10 milyon… Sadece İstanbul’da 25 milyon insan yaşıyor dersem aradaki farkı daha iyi özetlemiş olurum sanırım. Ya da Marmara bölgesinde 40 milyona yakın insan yaşıyor.

Şimdi 85 milyonluk ülkeden 1,5 milyon giderken 9 milyonlük ülkeden 800 bin kişi geliyor…

Şimdi gelelim başka açılara…

Türkiye her anlamda hala endüstrisi olan bir ülke… Turizm gelirleri önemli elbette ama turizm olmasa da Türkiye ekonomisi batmaz, zarar görür…

Ama Yunanistan için öyle değil.

Yunanistan’da pek çok yerdeki turistik kuruluşlar aile işletmesidir.

Tavernaya (lokanta) gittiğinizde çokluk aile fertleri çalışır, işi iyi olan yerlerde akrabaların dışında personel de istihdam edilir. Küçük oteller, pansiyonlar, evler tamamen aile işletmeleridir. Büyük oteller de var elbette…

Yunanistan, sınırlı endüstrisi olan bir ülkedir ve turizm, tarım ve (zeytinyağı, şarap gibi) tarımsal ürünler en önemli gelir kalemleridir. Türkiye ile ilgili gergin konuşmalar, açıklamalar tamamen iç politika ile ilgili yapılır. Yunanistan’ın Türkiye ile olası bir gerilim yaşaması halinde sadece Türkiye’den gelenler değil tüm dünyadan gelen turistleri kaçar. Tatil yapmak isteyen insanlar gerilim sevmez.

Bu nedenle ülkelerine dönük bir saldırganlık olmadığı bir durumda, turizmden ekmek yiyen Yunanlar -ki Türklerle Yunanlar kopyadır, aynı şeyin mavisi derler ya- Türkiye ile gerilim istemiyor. Hastalıklı fanatikler elbette vardır ama onlar konumuz değil.

Bu nedenle Türkiye’den adalara ya da anakaraya dönük bir turizm hareketi onlar için çok önemli, Türkiye için de koz… Türkler Yunanistan’da tatil yapmamaya başlarsa Yunanlar ayaklanır, hükümet devirir benden size söylemesi.

Bu nedenle ben başta Sayın Erdoğan olmak üzere Türk yetkililerin Yunanlardan gelen gerilim yükseltici açıklama ve hareketlere karşı sergiledikleri sağduyulu yaklaşımı alkışlıyorum.

Politikacıların görevi ülkeleri yönetmek, sorunları çözmektir. Ancak ne yazık ki basiretsiz politikacılar sorun çözmek yerine sorun yaratarak varlıklarını garanti altına almayı daha çok tercih ediyorlar.

Bu arada Yunanistan’a giden bazı kardeşlerimizi biz iki konuda uyarmak isterim.

Adamların ticari bir namusu var, kirletmeyin. Emlakçılık yapanların neler yaptığını duydukça tüylerim diken diken oluyor.

Yediğinizi içtiğinizi paylaşın iyi hoş da “Ayy burası ne ucuz” dediğiniz için artık orası daha pahalı ve Yunanlar da bu görgüsüzlerden çok hoşlanmıyor. Gidin, yiyin, için ama ucuzmuş pahalıymış yorum yapmayın. Sizin yüzünüzden fiyatlar yükseldi ve herkes tepkili.

Yunanistan’da restoran kültürü bize göre biraz farklıdır. Masaya oturur, siparişinizi verirsiniz ve hazırlanan sipariş de masaya gelir. Türkiye’deki gibi önce kavun, peynir söyleyelim, sonra bakarız deyip 1 saat sonra ara sıcak, bir saat sonra da sıcak sipariş etmeye kalkmayın. Adamların mutfak sistemi bizden farklı. Alınan siparişler sıraya konuyor ve sırasıyla hazırlanıp servis ediliyor. Size özel işlem yapmayı isteseler de yapamıyorlar. Biraz uyum göstermekte yarar var.

Türkiye’ye gelen Yunanları da onların bizi ağırladığı gibi iyi ağırlayalım ve Türkiye’den her zamanki gibi mutlu dönmeye devam etsinler. Bunlar Yunan siyasetçiler üzerinde öyle etkili oluyor ki, Miçotakis bile bakın nasıl yumuşak mesajlar vermek zorunda kaldı.