Mutlak butlan kararı sonrası fiilen ikiye bölünen CHP’de taraflar bir yandan pozisyon alıp alan tutmaya, diğer yandan bundan sonra atacakları adımları netleştirmeye çalışıyor.
Özgür Özel yönetimi için öncelik Meclis grubu toplantısını yapmak ve kurultay çağrısını başlatmaktı. Kemal Kılıçdaroğlu ise birlikte yol alacağı isimleri yani MYK’sını belirledi, sözünü verdiği “arınma süreci” için atılacak adımları tartışmaya açtı. Her iki taraftaki gelişmeleri “CHP’de her şey yeni başlıyor” diye yorumlamak mümkün.
Grup toplantısında ilk raunt Özel’in
Genel merkezden ayrıldıktan sonra Meclis’i “karargah” yapan Özel yönetimi Kılıçdaroğlu yönetiminin tüm engelleme girişimlerine karşın grup toplantısını yaptı. Bu konuda “ilk raunt Özel yönetiminin” diyebiliriz ama tartışma henüz kapanmış değil. Kılıçdaroğlu’nun Meclis Başkanlığı nezdinde engelleme girişimlerini sürdüreceği ortada. Diğer taraftan Meclis kulisinde Kılıçdaroğlu yönetiminin “Defacto” yeni bir grup yönetimi atayacağı, grup başkanı olarak da Faik Öztrak’ın belirlendiği konuşuluyor.
CHP tüzük ve yönetmeliklerine göre milletvekillerinin seçimi olmadan böyle bir atama yapılması mümkün görünmese de, Kılıçdaroğlu ekibinin sınırları zorlayabileceği, hatta gelecek hafta grup konuşması için Meclis’e gelebileceği iddiaları konuşuluyor.
Özel yönetimi grup toplantısını yaparak Meclis’te elde ettikleri pozisyonu korumak için bu olasılıkları dikkatle değerlendiriyor. Özgür Özel, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in ölüm yıldönümünde Manisa’da bulunmak istediği için gelecek hafta grup toplantısı yapmayı düşünmüyor, ancak bu konu bir inatlaşmaya dönerse, alınan pozisyonu korumak için bu programın değiştirilme olasılığı var. Yani grup yönetimi tartışması bitmiş değil.
Kurultay çağrısında ilk adım atıldı, devamı gelecek
Özel yönetimi ‘Mutlak Butlan’ krizinin çözümü için tek çare olarak gösterilen “olağanüstü kurultay” çağrısı için hafta başında düğmeye bastı. Sadece 24 saat içinde yaklaşık 800 delege olağanüstü kurultay için noter kanalıyla imza verdi. Şimdi bu talep karşısında Kılıçdaroğlu yönetiminin tutumuna bakılacak.
Özel yönetimi Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) delegelerin yüzde 50+1’inin imza toplaması durumunda bu iradenin önüne geçilemeyeceği yönünde 11 sayfalık bir kararı olduğuna dikkat çekiyor. Kılıçdaroğlu’nun buna rağmen olağanüstü kurultay çağrısı yapmaması durumunda adres sulh hukuk mahkemesi ve AYM olacak. Tüm hukuki itirazlar yapılacak.
Bu arada Yargıtay’da, Mutlak Butlan kararının tedbir kararı ile birlikte öne çekilerek görüşülmesi için yapılan bir başvuru var. Bu başvuru doğrultusunda Yargıtay’ın da bir an önce karar vermesi beklenecek.
Kurultay talebi karşılıksız kalırsa 2 milyon üyenin önüne sandık koyma planı
Olağanüstü kurultay için tüm seçenekleri değerlendirme kararı alan Özel yönetimi eğer Kılıçdaroğlu toplamazsa 12-13 üyenin imzasıyla Parti Meclisi’ni olağanüstü toplantıya çağırarak, buradan da kurultay kararı çıkarmaya çalışacak.
Eğer bu da sonuç vermezse elbette yine yargıya gidilecek. Ancak yargı süreci devam ederken de boş durulmayacak. Bu kez siyasi meşruiyeti güçlendirecek bir adım atılması düşünülüyor. Bu adım da İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığı sürecinde olduğu gibi 2 milyon CHP üyesinin önüne sandık koyarak fiili bir genel başkanlık seçimi yapmak. Ancak bunun ilerleyen süreçte netleşeceği ifade ediliyor.
Önce hukuki yollar tüketilecek, en son yeni parti tartışılabilir
Özel yönetimi kurultay yapılması için parti iç hukukunu sonuna kadar işletmekten yana. Buradan sonuç alınamazsa itirazlar mahkemelere taşınacak. Mahkeme süreçleri uzarsa seçime 1.5 yıl kaldığı dikkate alınarak “yeni parti” seçeneği de masada olacak.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Meclis’te bir araya geldiği Parlamento Muhabirlerinin “yeni parti” olasılığına dair sorusuna “Yeni partiyi hep felaket senaryosu için düşündük” yanıtı verdi. Bu felaket senaryolarını da “baskın seçim, 2 kez üst üste kongre yapılmaması nedeniyle seçime girme yeterliliğinin kaybı” şeklinde sıraladı. “Bu durumlarda yeni partiniz yoksa şok yaşarsınız. Hazırda bir şey olması lazım. Butlan geldi, başka yere gideriz değil. CHP’yi bırakıp buraya geçiyoruz diye bir kararlılığımız yok. CHP’yi aşan bir iktidar yürüyüşü derken bunu partiyi terk ederek değil partide mücadele ederek yapacağız” dedi.
Özel, yeni partinin “en kötü senaryo” olduğunu söylese de kendisine yakın birçok siyasetçi bu konunun tartışılmaya başlandığını söylüyor. Meclis kulisinde bazı partililer “Toplumsal destek yanımızda. Önceliğimiz CHP içinde sonuna kadar mücadele etmek. Ancak bu yollar tükendiğinde başka seçenekleri de değerlendirmek zorunda kalabiliriz. Bu bize destek veren seçmene karşı da sorumluluğumuz” diyerek bu kapının açık olduğu mesajını veriyor.
Taraflar arası diyalog: Özel hazır, tek şartı var
Partide birçok milletvekili krizin çözüm yolunun Kılıçdaroğlu ile Özel’in bir müzakere masasına oturmasından geçtiğini savunuyor. Bu konuda henüz atılmış bir adım yok ama önümüzdeki günlerde kimi girişimlerde bulunulabileceği konuşuluyor. Özgür Özel parlamento muhabirleri ile sohbetinde bu yöndeki sorulara “kurultay” vurgusu yaparak şartlı yanıt verdi:
“Ben her zaman söylüyorum. ABD ile İran bir yandan savaşıyor bir yandan da görüşüyorlar. Sonuçta partinin yararına bir sonuç çıkacaksa, neden görüşülmesin. Ama doğrudan değil, tarafsız birtakım aracılar üzerinden sonuç alma ihtimali varsa görüşülür. Bizim sonuçtan ne anladığımız zaten belli, kurultay. Ben bugün kurultaydan vazgeçtim desem Kemal Bey’e yönelen öfke bana yönelir. Bu Özgür Özel için kişisel bir mesele değil.”
Özel’den Kılıçdaroğlu MYK’sına ilk yorum
Kılıçdaroğlu cephesinde de bu hafta önemli bir adım atıldı, Mutlak Butlan kararının ardından MYK belirlenerek kamuoyuna açıklandı. 7-10 kişilik dar bir MYK beklenirken Kılıçdaroğlu ile birlikte 19 kişilik bir MYK belirlendi. Tarımdan eğitime, sosyal politikalardan sağlığa birçok temel alanla ilgili atama yapılması, “Kılıçdaroğlu mutlak butlan sonrası bir ara dönem için değil, partiyi yönetmek için gelmiş” yorumlarına neden oldu.
Özgür Özel parlamento muhabirleri ile sohbette Kılıçdaroğlu’nun yeni MYK’sını da değerlendirdi. Özel, “Liste bir çaresizliği çağrıştırıyor. Parti için 7 kişilik MYK yeter derken 19 kişilik MYK açıklamak, onları MYK yapmazsan yanında tutamıyorsun demek. 19 kişilik MYK tedirginlik, al-ver ilişki ile mutlak bir sadakat değil, görevlendirme üzerinden sadakat sağlamaya yönelik bir iş. 7 kişi yerine 19 kişilik MYK yapmak, 12 oynayan parça var demektir. Uçak mühendisleri bilir her uçuş öncesi parçaları yoklamanız lazım. Kemal Bey’in de her sabah parçaları yoklaması lazım” dedi.
CHP’de “mutlak butlan” krizinin 13. günündeki tabloyu fırtına öncesi sessizlik olarak yorumlamak mümkün. CHP kulislerinde Kılıçdaroğlu’nun parti genel merkezinde yaptığı konuşmada başta FETÖ olmak üzere dile getirdiği iddiaların yeni soruşturmaların başlamasına vesile olabileceği konuşuluyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca delegelerin tümü hakkında MASAK incelemesi başlatılması kurultay soruşturmasının derinleştirileceğine işaret. “Arınma zamanı” sloganı ile göreve başlayan Kılıçdaroğlu’nun başlatacağı bir toplu ya da ayrı ayrı tasfiye süreci de krizi derinleştirmeye aday. Yani CHP’de her şey yeni başlıyor.