Ekrem İmamoğlu’nun, tutukluyken hazırladığı ‘’Millet Şahidimdir’’ adlı kitabının daha okura ulaşmadan yasaklanması çok geniş bir çevre tarafından hayretle karşılandığı gibi, acaba bu neyin nesi denilerek merak da uyandırmıştır.
İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği, 27 Ağustos 2026 tarihli kararıyla bu kitabın dağıtımının ve satışa sunulmasının yasaklanmasını hükme bağladı. Kararın 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 3/2 ve 25/2 maddelerine de dayandırıldığı bildirildi. Kararda, kitabın basılma işini üstlenen ‘’Kırmızı Kedi Yayınevi’’ ve matbaa yetkililerine yasaklamanın tebliğ edilmesi hususu da yer aldı.
Konuyu doğrudan “Ekrem İmamoğlu haklıdır/haksızdır” tartışmasına girmek yerine şu soruyu ortaya koyarak irdelemek yararlı olur:
“Bir siyasetçinin savunmasını içeren bir kitap, daha okurun eline geçmeden yasaklanıyorsa, burada yalnızca bir kitap mı yasaklanmıştır; yoksa toplumun bir davayı dinleme ve / veya öğrenme hakkı da mı sınırlandırılmak istenmiştir?”
Ayrıca bu noktada çok çarpıcı bir tarihsel bağlantı kurulabilir. Kırmızı Kedi Yayınevi’nin kendisi de geçmişte Ahmet Şık’ın “İmamın Ordusu” kitabının yayımlanmadan yasaklanması olayının yayıncısı olmuştu. Kitap 2011'de yasaklanmış ve daha sonra internet üzerinden “000 Kitap” adıyla okurlara ulaşmıştı.
Ne var ki her ne suretle ve hangi konuda olursa olsun genellikle gücü elinde bulunduranlar tarafından getirilen yasakların neredeyse tamamı ters etki yaratmıştır. Buna "Yasak Meyve Etkisi" veya "Streisand Etkisi" (saklanmaya çalışılan bir bilginin aksine daha geniş kitlelere kolayca ulaşması) diyoruz. İnsan psikolojisi böyle çalışıyor: "Yasak" kelimesini duyunca beynimiz doğrudan "Acaba bunun içinde ne hınzırlık var?" diye merak ediyor. İşte bu duruma ilişkin siyasi ve kültürel birkaç örnek:
- “1984” George Orwell:
George Orwell'in 1984 romanı, totaliter rejimleri, devlet baskısını, sansürü ve bireysel özgürlüklerin yok edilişini eleştirdiği için Sovyetler Birliği başta olmak üzere pek çok komünist ve otoriter rejimlerce halkı rejim aleyhine kışkırtıp iktidarı eleştirdiği gerekçesiyle uzun yıllar yasaklandı. Bunun üzerine herkes el altından fotokopi çekip okudu. Kitap bugün dünyanın en çok okunan distopyalarından (ütopyanın zıt anlamlısı) biri olmuştur.
- “Lolita” Vladimir Nabokov :
1950'lerde birçok ülkede "müstehcen" diye yasaklandı. Yasak üzerine satışları 10 kat arttı. Kitap yasak kalktığı halde efsane olarak kaldı.
- “Seher” ve “Devran” Selahattin Demirtaş:
Seher: Kitap, ağırlıklı olarak kadınların yaşadığı dramları, haksızlıkları ve şiddeti konu alır; katledilen ve şiddet mağduru kadınlara ithaf edilmiştir.
Devran: Seher'in ardından yayımlanan ikinci öykü kitabıdır. İçten ve samimi bir dille yazılmış kısa hikâyelerden oluşur.
Selahattin Demirtaş’ın cezaevinde yazdığı bu kitaplar çıkar çıkmaz bazı yerlerde "sakıncalı" bulundu. Ama ilk baskı 2 günde tükendi. Yasak haberi en iyi reklam ve dolayısıyla gelir kaynağı oldu.
- "Fahrenheit 451" Ray Bradbury:
"Yasaklar yıkılmak için koyulur"u en iyi anlatan eserdir. Kitap yakmayı anlatan kitabın kendisi bile bazı okullarda yasaklandı. Yasaklanınca da popüler oldu ve herkesin ilgisini çekti.
Yasaklamalardan günümüze dek Kitaplar dışında Film, Müzik ve Şiirler de nasibini almıştır. Birkaç örnek verirsek:
- "Z" Filmi - Costa Gavras:
Film, 1963 yılında demokratik sol lider Grigoris Lambrakis'in bir suikast sonucu öldürülmesini ve devlet içindeki karanlık odakların bu cinayeti örtbas etme çabalarını anlatır. 12 Eylül sonrası Türkiye'de yasaklandı. Yasaklı olduğu dönemde herkes VHS kopya arıyordu. Yasak kalkınca sinemalarda rekor kırdı.
- Mor ve Ötesi - "Bir Derdim Var" klibi:
Resmen yasaklanmamakla birlikte Eurovision dönemi bazı kanallarda sansüre uğradı. Sosyal medyada "yasaklı klip" diye milyonlarca kez izlendi.
- Marilyn Manson - Sex Pistols:
Sex Pistols politik sisteme ve monarşiye savaş açtığı için özellikle Birleşik Krallık’ta devlet ve medya eliyle sansürlendi; Marilyn Manson ise dini değerleri kışkırttığı gerekçesiyle muhafazakârlar tarafından dışlandı. Döneminde "gençleri bozuyor" diye yasaklandı, konserleri iptal edildi. Ne var ki yasak onları efsaneleştirdi.
İnternet Çağı - Streisand Etkisi: (veya Barbra Streisand Sendromu)
- Barbra Streisand (ünlü oyuncu) 2003'te evinin fotoğrafının internetten kaldırılmasını istedi. Davayı açana kadar 6 kişi görmüştü. Davadan sonra 1,2 milyon kişi gördü. ! (İşte, ters tepmenin zarif örneği Streisand Sendromu)
- Wikipedia'nın Türkiye'de Engellenmesi 2017-2020: Engellenmeden önce günlük 50 bin kişi giriyordu. Engelli dönemde VPN ile (sanal özel ağ) girenler ve "yasaklı bilgi" merakı yüzünden bilinirliği bir başka deyişle Wikipedia’nın tanınması kat be kat arttı.
- Nazım Hikmet'in Şiirleri:
Nâzım Hikmet, Türkiye'de ve dünyada Türk edebiyatının en büyük ve en önemli şairlerinden biridir. Yıllarca yasaklıydı. Ancak yasaklı olduğu için her 1 Mayıs'ta ve her törende şiirleri daha coşkulu ve gür okundu.
- "Das Kapital" Karl Marx:
Karl Marx’ın Das Kapital adlı eseri, kapitalist ekonomik düzeni kökten eleştirdiği, sömürü düzenini gözler önüne serdiği ve komünist/sosyalist düşüncelere ideolojik temel oluşturduğu için Türkiye dâhil çeşitli ülkelerde yasaklanmıştı. Yasak yüzünden üniversitelerde gizli gizli okunup, tartışıldı.
SONUÇ:
İnsan Psikolojisi niçin gizemli veya yasaklanan şeylere karşı böyle davranışlarda bulunuyor? Bunun 2 nedeni var:
Tepki: Bir kişinin seçim veya davranış özgürlüğünün elinden alındığını hissettiği anda gösterdiği karşı koyma. "Bana yapma denilen şeyi yapma isteği". Yasak özgürlüğümüze saldırı gibi gelir.
Kıtlık Etkisi: Ulaşılması zor olan şey değerli görünür. "Neden çekiniliyor?" sorusu merakı 10 kat artırır.
Yukarıda anlatmaya çalıştığımız hususların Ekrem İmamoğlu’nun içerdeyken yazdığı kitap için de geçerli olduğunu rahatça söyleyebiliriz. Nitekim:
Kitap toplatılmasaydı belki 5 bilemedin 10 bin satacaktı. Şimdi herkes "içinde ne yazıyor ki bu denli önlemler alındı" diyor. PDF'i aranıyor, haber oluyor. Yani yasak en büyük PR (halkla ilişkiler - public relations ) çalışması oldu.
Yasaklamak, ateşe benzin dökmek gibidir. Söndürmeye çalışırken daha çok alevlendirir.