AKP İstanbul Milletvekili ve eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. tv100’de Buket Aydın’ın sunduğu “Doğrudan” programına bağlanan Soylu, hem soruşturma sürecine hem de döneminde yürütülen uygulamalara dair değerlendirmeler yaptı.
“Gelir gelmez de OHAL yetkimle yurt dışı çıkış yasağı koydurttum”
Bakanlığı döneminde Zaynal Abakarov’un Türkiye’ye getirilme sürecine değinen Soylu, aileye yönelik sözlerini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
"Dedim ki, eğer gelmezse polis memuru olan babasını ihraç ederim, Dağıstanlı olan annesini geri gönderme merkezine alırım. Neticede aile ulaştı ve gelmesini sağladık. Gelir gelmez de OHAL yetkimle yurt dışı çıkış yasağı koydurttum."
“Bu konu o gün karartılmışsa bunun hesabını sormak bizim en büyük hakkımızdır”
Soylu, Abakarov’un Türkiye’ye girişinin ardından sürecin kontrol altına alındığını belirterek, olayın başlangıcından itibaren süreci kendisinin takip ettiğini ifade etti.
Soruşturmada eksiklik iddialarına da değinen Soylu, bazı işlemlere ilişkin tartışmalara dikkat çekerek, “karartma” iddialarının araştırılması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda, "Bu konu o gün karartılmışsa bunun hesabını sormak bizim en büyük hakkımızdır" değerlendirmesini yaptı.
Gülistan Doku dosyasına ilişkin yürütülen süreçte ailenin talepleri doğrultusunda barajda arama yapıldığını da belirten Soylu, sürecin detaylarını paylaşırken hedef gösterilmesine tepki gösterdi.
Faili meçhul cinayetler konusundaki değerlendirmeleri de gündem olan Soylu, Türkiye’deki güvenlik verilerine ilişkin iddialı bir çıkış yaparak şunları söyledi:
"2021-2025 yılları arasında Türkiye’de polis bölgesinde bir tane bile faili meçhul yoktur. Dünyada bir tane örneğini gösterin, kellemi keserim! Almanya’da bu oran yüzde 10, ABD’de yüzde 50 seviyelerinde."
"Adalet Bakanımız büyük bir çaba sarf ediyor, destekçisi olacağız"
Soylu ayrıca Rabia Naz ve Rojin Kabaiş dosyalarına da değindi. Ailelerin sürece dair soru işaretlerinin giderilmesi gerektiğini vurgulayan Soylu, Adalet Bakanlığı’nın çalışmalarını desteklediklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Rabia Naz’ın babasıyla defalarca -sayılarını hesaplayamayacağım kadar- konuştum. Bir baba düşünün çocuğunu kaybetmiş. Biz orada hiçbir şey bulamadık. Ama en ufak bir ihtimal varsa gereken yapılmalıdır. Olayın çözülebilmesi için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Ailenin kafasında en ufak bir soru işareti kalmamalıdır. Rojin Kabaiş konusunda da… Her ne yapılması gerekiyorsa Adalet Bakanımız da büyük bir çaba sarf ediyor, bizler de destekçisi olacağız."





