Tarım arazilerinin amacının dışında kullanılmasını engellemek için nisan ayında yürürlüğe giren yeni yönetmelik, tarım topraklarında sıkı yaptırımlar ve dijital başvuru dönemini başlattı. Yeni düzenlemeyle birlikte tarım arazilerine ilişkin izin süreçleri dijital ortama taşınırken, tarım dışı yapılaşmayı önlemeye yönelik denetim ve yaptırımlar da önemli ölçüde artırıldı. Tarımsal amaçlı yapılacak tesisler için yeni izin şartları getirilirken, kaçak yapılaşmaya karşı daha sert uygulamalar devreye alındı. Düzenleme, bir yandan verimli tarım topraklarının korunmasını hedeflerken, diğer yandan üreticilerin yeni bürokratik süreçlere uyum sağlamasını zorunlu hale getirdi. Şanlıurfa'nın önemli tarım merkezlerinden Hilvan'da da çiftçiler, yeni sistemin sahadaki etkilerini yakından takip ediyor.
Tarım arazilerinde yeni dönem başladı
Nisan ayında yürürlüğe giren Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik ile birlikte tarım arazilerine ilişkin izin süreçlerinde kapsamlı değişiklikler hayata geçirildi. Tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmasını önlemeyi hedefleyen düzenleme kapsamında, tarımsal amaçlı yapı ve tesislerin kurulmasına ilişkin prosedürler yeniden şekillendirildi. Başvuruların dijital ortam üzerinden alınmaya başlanmasıyla birlikte üreticiler de yeni sisteme uyum sağlamaya başladı. Düzenleme, tarım topraklarının korunmasını esas alırken, üreticilerin izin süreçlerinde daha fazla belge ve işlemle karşılaşmasını da beraberinde getirdi.
Hilvan Ziraat Odası Başkanı Hikmet İpar, yeni yönetmeliğin sahadaki etkilerini 24 Saat'e değerlendirdi.
"Uygulama, siyasi baskılardan etkilenmeden sürdürülmeli"
Yeni yönetmeliğin temel amacının tarım arazilerinin tarım dışı kullanımını engellemek olduğunu söyleyen İpar, tarımsal faaliyet için kurulacak yapı ve tesislerde yeni şartlar getirildiğini belirtti.
Bu nedenle çiftçilerin bazı zorluklar yaşayacağını ekleyen İpar, şunları kaydetti:
"Yürürlüğe giren yeni yönetmelik, ağırlıklı olarak tarım arazilerinin tarım dışı amaçlarla kullanılmasını önlemeyi hedefliyor. Ancak bu düzenleme, çiftçileri de doğrudan etkiliyor. Çiftçilerin tarımsal faaliyetleri kapsamında kuracakları yapı ve tesisler için bazı yeni şartlar getirildi. Bu durum, özellikle izin ve işlem süreçlerinde bazı zorluklara neden olabilecek. Öte yandan, tarım arazilerinin korunması amacı dikkate alındığında, söz konusu düzenlemelerin gerekli olduğu değerlendiriliyor.
Arazilerin tarım dışı yapılaşmaya açılması ciddi bir sorundu ve her geçen gün topraklar betona kurban edilmeye devam ediyordu. Bu kuralların toprağın korunmasında etkili olacağını düşünüyoruz. Ancak uygulamanın siyasi baskılardan etkilenmeden sürdürülmesi gerekiyor."
Çiftçiye yeni maliyet ve bürokratik yük
Yeni düzenlemeye göre üreticilerin tarım arazilerine depo, ahır ya da samanlık gibi yapılar kurabilmesi için noter taahhütnamesi vermesi ve teknik rapor hazırlatması gerekiyor. İpar, bu durumun çiftçiye ek maliyet getireceğini söyledi:
“Çiftçilerimiz, kendi tarım arazilerinde tarıma dayalı bir işletme ya da ahır inşa etmek istediklerinde, önceki döneme kıyasla daha fazla bürokratik işlemle karşı karşıya kalacak. Bu süreç, üreticiler için ilave maliyet anlamına da geliyor. ÇKS kaydı bulunan ve arazisinde fiilen tarımsal faaliyette bulunduğu yerinde tespit edilen üreticilerin, vergi ve harçlardan muaf tutulması gerektiğini düşünüyoruz.”
Kaçak yapılarda yaptırımlar ağırlaşıyor
Yönetmelik, tarım arazilerindeki kaçak yapılaşmaya yönelik yaptırımları da önemli ölçüde artırıyor. Düzenlemeye göre, kaçak yapıların belediyeler tarafından kaldırılmaması halinde ilgili bakanlık doğrudan yıkım sürecini işletebilecek. Ayrıca yıkım masrafları da ilgililerden artırımlı olarak tahsil edilecek.
Bu sürecin uygulanmasına ilişkin çalışmaların sürdüğünü belirten İpar, Şanlıurfa Valiliği koordinasyonunda oluşturulan komisyonlarda görev aldıklarını söyledi. Komisyon çalışmaları kapsamında tarım arazilerindeki kaçak yapıların tespit edildiğini ve bazı alanlarda yıkım kararlarının alındığını ifade eden İpar, buna karşın tarımsal üretim amacıyla kullanılan yapıların değerlendirilmesinde "üreticinin mağdur edilmemesi" gerektiğinin altını çizdi. İpar, ÇKS kayıtları ve fiili üretimin dikkate alınmasının önemine vurgu yaptı.
"Miras yoluyla bölünme üretimi zorluyor"
Tarım arazilerinin miras yoluyla sürekli küçülmesinin önemli bir sorun olduğunu belirten İpar, mevcut uygulamaların bunu tamamen engelleyemediğini söyledi.
Hilvan Ziraat Odası Başkanı İpar, şunları kaydetti:
“Arazilerin miras yoluyla bölünmesi, tarım sektörünün en önemli sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Bu sorun, her geçen gün daha da büyüyor. Tarım arazilerinde belirlenen asgari büyüklüğün altındaki parsellerin bölünmesine izin verilmemesi, bu sorunu kısmen sınırlandırıyor. Ancak uygulamada, mirasın paylaşılmasının ardından çiftçiler kendi aralarında rızai taksim yaparak hisselerine düşen alanları ayrı ayrı ekip biçmeye devam ediyor.
Araziler daha da parçalandıkça işletme ölçekleri küçülüyor. Tarımsal kazancın oldukça düşük olduğu bu dönemde üreticiler, geçimlerini sağlayamadıkları için küçük ölçekli arazilerini satmak zorunda kalıyor. Her ne kadar arazilerin belirli bir büyüklüğün altında bölünmesine izin verilmese de hissedarlar, kendilerine ait payı büyüklüğüne bakılmaksızın devredebiliyor veya satabiliyor.
Bunun önüne geçilebilmesi için, satışa çıkarılan hisselerin öncelikle diğer mirasçılar veya paydaşlar tarafından satın alınmasının teşvik edilmesi gerekiyor. Bu kapsamda, Ziraat Bankası aracılığıyla özel bir kaynak oluşturularak mirasçılara ve hissedarlara faizsiz kredi imkânı sağlanmasının faydalı olacağını düşünüyoruz.”
"Şanlıurfa çiftçisinin sesi istediğimiz ölçüde duyulmuyor"
Hilvan'ın Şanlıurfa'nın önemli buğday ve stratejik ürün merkezlerinden biri olduğunu belirten İpar, yeni düzenlemenin zamanla tarım arazilerinin korunmasına katkı sağlayacağını düşündüklerini söyledi.
Yerelde bazı kuralları uygulamanın kolay olmadığını vurgulayan İpar, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Özellikle bölgemizdeki toplumsal yaşam koşulları dikkate alındığında süreç zaman alacaktır. Şanlıurfa çiftçisinin sesi ise istediğimiz ölçüde duyulmuyor. Maliyetler altında zorlanan üreticiler sorunlarını dile getirdiğinde de istediğimiz çözümleri bulamıyoruz.”
"Çiftçi henüz tam olarak hissetmedi”
Yönetmeliğin nisan ayından bu yana uygulanmasına rağmen üreticilerin günlük tarımsal faaliyetlerinde etkilerin henüz tam olarak hissedilmediğini ekleyen İpar, özellikle tarım dışı yapı yapanların yeni sistem nedeniyle tedirgin olduğunu söyledi.
Hilvan Ziraat Odası Başkanı, tarım dışı tesis yapanlara işaret etti:
“Yeni sistemin hayata geçmesiyle tarım alanlarında kaçak ya da tarım dışı tesis yapanları bir panik aldı. Ancak çiftçi bunu henüz tam olarak hissetmedi. Zaten çiftçinin bu düzenlemeyi mağduriyet olarak hissetmemesi gerekir. Planlama daha teknik hale geldi, denetim ve yaptırım süreçleri daha görünür oldu. Temennimiz, sistemin siyasete kurban edilmeden işlemesidir.”




